Eski Zonguldak ve bugünkü Denizli Valisi Yavuz Erkmen Zonguldak&[#]8217;tan Milletvekili adayı olur mu?
Soru bu.
Yanıta gelince türlü türlü.
Yavuz Bey siyasete uzak bakan biri değil.
Zonguldak ve çevresinde ki bıraktığı etki de ortada.
Her kesimle uzlaşı içinde olmaya çaba gösterse de zaman zaman sorunlarda yaşadı.
Zonguldak&[#]8217;ta en büyük ihtiyaç duyulan şey toplumsal uzlaşı.
Çoğulcu katılım.
Ortak akıl.
Paylaşmasını bilmek.
Sokağı dinliyoruz.
Derdi olmayan yok.
Sağ duyulu dostların deneyim ve duygularını alıyoruz.
Hepsinin en çok yakındığı şey artan bencillik duygusu.
Şikayet edenlerin ortak akıl duygusundan giderek uzaklaşması.
Son yıllarda yaşadığı ekonomik baskılar ve travmatik yapısıyla giderek bencilleşen bir Zonguldak ile karşı karşıyayız.
Yani seneler böyle su gibi akacak.
Ve nesiller buruş buruş oldukça her yeni nesil aynı şeyleri yazacak, konuşacak ve okuyacak.
Hayattan ne bekliyoruz?
Ne yapabiliriz?
Niçin yapamıyoruz?
Neden bu kadar çok bencilleşiyoruz?
Koltuklar, makamlar, üniformalar, rütbeler her şey olabilir mi?
Bu ihtiras, bu kapris, bu kompleksler neyin ensi?
Zonguldak&[#]8217;ın tam da bu konuda uzlaştırıcı, ortak aklı yönetebilecek isimlere ihtiyacı var.
Dini, dili, ırkı, milliyeti, cinsi, siyasi görüşü ne olursa olsun.
Kim olursa olsun.
Bu aslında bir model arayışı.
Kalabalıklar içinde bloklaştırılmış kimliklerden sıyrılarak organizasyon yeteneğini öne çıkaran, kent adına, halk adına en önemlisi de Zonguldak&[#]8217;taki bu travmatik ruh hali adına çalışabilecek bir model arayışı.
Yavuz Bey şart değil.
Sağ kanattan, sol kanattan, orta kanattan ağabeyler olsun.
Zonguldak&[#]8217;ta, siyaset ve ticarette bu bağlamda kaç kişi var?
Mutlaka vardır.
O zaman onlarda çıksınlar.
Bizlerde destek olalım.
Giderek bencilleşen Zonguldak&[#]8217;ta her konuda olduğu gibi önce kendi gerçeklerimizi görme yeteneği kazanabilsek aslında çok şey kendiliğinden çözülecek.
Allah&[#]8217;a kul olduğunu unutanların millete peygamberlik yapmaya kalktığı yerde Gazipaşa&[#]8217;dakilere dedikodu yapmak düşer!
Bencillik ve kişilik hastalığının sanırım tedavisi yok!
Bu hastalık yaşanan travmalar ve ekonomik krizler nedeniyle hızla yayılmaya devam ediyor.
Özeleştirisini yapamayanların bu topluma verebileceği bir şey olamaz.
EREN ve ÇATES´in sıcak suyu!
Kent Konseyi&[#]8217;nin önceki gün yapılan çevre konulu tartışma programının bu yolda daha fazla bir şeyler yapılması yönündeki beklentileri arttırdığını görüyoruz.
Çatalağzı Çevre Korunma Derneği Başkanı Adnan Aygün&[#]8217;ün son dakikalardaki isyanı görülmeye değerdi.
Hava kirliliği ve ısınma sorununa çözüm önerileri sunan Mustafa Eğriboyun hocamız santrallerden atılan sıcak suyun nasıl değerlendirilebileceğini anlatmıştı.
Dün gönderdiği iletide küçük bir ek yapmış.
Bakın ne diyor;
&[#]8220;Dünkü (önceki günkü) toplantıda 10 dakika olarak belirlenen sunum süresi nedeniyle değinemediğim yanları da dahil olarak Bölgesel Isıtma konusunu, her zaman her mekanda anlatmaya hazır olduğumu köşeniz aracılığıyla kamuoyuna bildirmek isterim.
Şimdilik yalnız şunu söyleyeyim; bölgesel ısıtma yalnız termik santral olan yerde değil, her yerde yapılabilir. Çatalağzı örneğinde atık ısı geri kazanılacağı için hem şehirdeki evlerde kömür yakılmasına gerek kalmayacak ve hava daha temiz olacak hem ülke çapında ekonomik kazanç da çok büyük olacaktır. Çünkü EREN santralleri hariç yalnız ÇATES´te her gün yakılan 5 bin ton kömürün 2 bin 450 tonunun ısısı denize atılmaktadır.
Atık ısı geri kazanılırsa, kentin değişik yerlerinde kapalı yüzme havuzu yapılıp çok ucuza ısıtılması sağlanabilir. Çocuklar da kışları yüzme sporu yapmış olur. Sosyal faydalar sayılmayacak kadar çok olacaktır.
Bunların hepsi, çağdaş kafaya sahip belediye yönetimleriyle olur. Karar verilirse kaynak da bulunur.
Selam ve saygılarımla&[#]8221;
Konu önemliydi.
Ama yöntem belirleme ve hangi yöntemin tercih edilmesi gerektiği yönünde daha fazla bir araya gelinmesi gerekiyor.
Zonguldak insanı aynı toprağı gibi.
Kendi enerjisini kendi kendine yiyip bitiriyor.
Kendi enerjisini ya değerlendiremiyor ya boşa harcıyor.
Sonuç hep aynı!
Hep şikayet.. Hep şikayet!