Seçim atmosferi çok tartışmalı geçti.

31 Mart geldi.

Seçimler yapıldı ve Tahsin Erdem yarışı kazandı.

Ancak şimdilerde bakıyorum.

Tahsin Erdem’e yaranmak isteyenler,

Bizlere saldırmaya başlamış.

Roman havasında dinlemekten,

Omurgasında kayma olan biri,

Bana sallamış.

Ne ala!

Hayatında ilk defa tutturdu!

Ona sığınarak yine peygamber tavrı göstermeye başlamış.

Yahu,

Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösteriyor.

Ama sen hayatın boyunca iki doğruyu peş peşe yapamamış birisin.

Hırsından,

Dişlerini sıkmaktan gayrı bir becerin yok.

Bakıyorum şimdi,

Babamı da karıştırarak bir şeyler karalamış.

Hâlbuki ben yazmayı unuttuğunu sanıyordum.

Öyle ya!

Uzun zamandır gazetecilik yapmıyordun.

Neyse!

Aslında babaları hiç karıştırmasaydık daha iyiydi!

Mesela ben babamın üzerinden kredi çekip onu mağdur etmedim!

Apartman aidatını ödemeyip rezil olmamak için TOKİ’ye bile girmedim!

Cezaevine girince TOKİ taksitlerimi çevremdekilere ödetmedim!

Peşinatını ödettiğim insanları taksitlerini de ödemek zorunda bırakmadım!

Çünkü artık sana kimse kiralık ev bile vermiyordu!

Çünkü son çıktığım evin duvarına köpek pisliği sürmüşsün!

Yani bunları kimse bilmiyormuş gibi,

Doğruluk taslamaya gerek yok.

Hırsından ve yeni gelin gibi başkana yaranma isteğinden,

Gözünün karardığını biliyorum.

Öyle olmasa,

Birilerinin cebine para koyup benzin almaya göndermez,

Kendisini yakmaya yeltendirmezdin.

31 Mart sonrasında baha gelecek diyordun.

Bağda gül olsa sana yine bahar gelmez.

Karakış içinde boğulursun.

He bu arada!

Akın’a da dikkat et.

Tahsin Başkanı da elinden almasın.

Sonra maazallah kapışırsınız yine.

Gazeteyi Hamit’e kaptırdığın gibi!

İnternetini de birine kaptırma!

Birde unutmadan!

Bu seçim senin için bereketli geçmiş.

3 bin 41 liralık apartman aidatını ödemişsin.

Şubat ayı borcunu Mart’ta kapatmışsın.

Neyse!

İstersen yeni gelen 250 TL’lik aidatını ben ödeyebilirim.

Sana bir kardeşlik yapmış olurum!

Sen Ağabeylik yapmadın ama!