AK Parti, Zonguldak'ta tarihinin en kötü dönemini yaşıyor.
Üç milletvekili, bir biriyle sorunlu.
İl Başkanı, yönetimiyle sorunlu.
İlçe Başkanları, İl Başkanıyla sorunlu.
İlçeler, kendi içinde sorunlu.
Birçoğu milletvekilliği hesabı yapıyor.
Kısacası, kentini düşünmek yerine kendilerini düşünüyorlar.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır'ın danışmanı Levent Çebi, "Beni kimse gönderemez. Ben gidersem, çok kişi gider" diyor.
Açık açık Hüseyin Özbakır'a mesaj veriyor.
Hüseyin Özbakır'ın da Levent Çebi'den şikayeti yok zaten!
Hüseyin Özbakır ile Özcan Ulupınar, Özbakır'ın danışmanı yüzünden birbirlerine ateş ediyorlar.
Faruk Çaturoğlu ise, canı kimi isterse, kiminle işi varsa, ona yakın gidiyor!
İl Başkanı Zeki Tosun, hava güneşli ise Özbakır'a, bulutlu ise Çaturoğlu'na, yağmurlu ise Ulupınar'a yakın gidiyor.
Çaturoğlu, Zeki Tosun'a muhalif isimlerle gizli gizli buluşuyor.
Danışman Levent Çebi, muhaliflerle açık açık görüşüyor.
Ulupınar, herkesle görüşüyor.
Tablo bu.
Bu tablodan başarı bekleniyor.
Biliyorsunuz, Ali Bektaş Zonguldak Belediyesi Başkan adayıydı.
Köksal Toptan ve ona yakın isimler, Ali Bektaş'a destek vermedi.
Seçim kaybedildi.
Bu dağınıklıkta, yerel seçimleri kazanmak mümkün olmaz.
Acilen birlik ve beraberliğe ihtiyaç var.
Partinin bir ağabeye ihtiyacı var.
Ama bu kişi, Hüseyin Özbakır değil.
Çünkü birleştiren değil, bölen tarafta yer alıyor.
Üstelik parti içinde ve Zonguldak'ta sevilmiyor.
Bence partinin ağabeyi, Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan olmalı.
Hem temiz, hem dürüst, hem çalışkan, hem de sevilen bir isim.
Birleştirici bir yapısı var.
Üstelik Trabzonguldaklı!
Günün Fıkrası: Ödemezsen kesilir...
Temel, akşam eve gelmiş.
Eşi Fadime, boynuna sarılarak karşılamış heyecanlı onu...
- Temel'im harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak. Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!
Ertesi sabah Trabzon Elektrik İdaresinden bir görevli, son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış...
- Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz, bir aylık gecikmeniz var.
Fadime hayretle:
- Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?
- Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.'
- Ne? Dosyalarınızda mı? Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm.
Fadime, akşam olanı-biteni korkuyla Temel'e anlatmış.
Temel, ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon Elektrik İdaresine dalmış ve bağırmış:
- Neler oluyor burada? Karım bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili...
Bir memur:
- Sakin olun. Ciddi bir şey değil! Bu gecikme için bize borçlusunuz!
- Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?
- O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!
- Ama o zaman Fadime ne yapacak?
Memur:
- Bilmiyorum! Hanımefendi artık mumla falan idare eder...