Değerli okurlarım, bir süredir sizler için yazamadım. Geçmişten tanıdığım ve değer verdiğim Zonguldak'ta yaşayan aile dostumuz Emin amcamı ani bir şekilde kaybettik. Akabinde ikinci kızım Eliz Ada Ayhan sürpriz yaparak 3 hafta erken dünyaya geldi. Bir de bunların üzerine sürekli şehir dışına çıkmam nedeniyle ara vermek zorunda kaldım. Hayat acısıyla tatlısıyla durmadan yavaşlamadan devam ediyor.

Bir de gülümseyerek belirtmek istiyorum. Burada yazıyorum, sizleri güncel konularda bilgilendirmeye çalışıyorum diye bağlı bulunduğum Ankara Barosu'na şikayet edilmişim. Belirtmek isterim ki, burada yazma amacım yalnızca doğduğum, büyüdüğüm, güzel günler geçirdiğim güzel şehrimin insanlarına güncel konularda destek olabilmektir. Amacım reklam yapmak ya da maddi menfaat elde etmek olamaz. Beni yakından tanıyan hemşerilerim de bilirler ki Zonguldak'tan yalnızca geçmişten beri tanıdığım insanların davalarını alıyorum.

Neyse bu haftaki konumuza gelelim;

Boşanmaya karar veren karı koca, ayrılığın getirdiği bu psikolojik olarak yıpratıcı sürecin yanında evlilik birliği içerisinde edindikleri tüm menkul ve gayrimenkullerle ile birlikte diğer maddi birikimlerinin de paylaşımı konusunda ayrı bir süreçle karşı karşıya kalmaktadırlar.

Çiftler boşanma süreciyle aynı davada malların paylaşımına da karar verileceği düşüncesiyle çıktıkları bu yolun başında mal paylaşımı için ayrı bir dava açmak zorunda olduklarını öğrenmektedirler. Fakat, bilinmelidir ki boşanma davası ve evlilik birliği içerisinde edinilen malların/maddi birikimlerin paylaşımının yapılacağı mal rejiminin tasfiyesi ayrı davalardır. Yani boşanma davası açan taraf ayrıca evlilik birliği içerisinde edinilen menkul, gayrimenkul ve maddi birikimlerin de paylaşımını talep ediyorsa ayrı bir dava olan mal rejiminin tasfiyesi davasını açması gerekmektedir.

Açılan mal rejimi davasında öncelikle dikkat edilmesi gereken husus çiftlerin evlilik ve evlendikten sonra edinilen menkul/gayrimenkullerin edinilme tarihleridir. Evlilik birliği içerisinde 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen tüm mallar üzerinde çiftler %50 paya hak sahibi olurlar. Çiftlerden birinin çalışıyor ya da çalışmıyor yani edinilen malın alımından herhangi bir maddi katkısının olması aranmaz. Normal bir boşanma neticesinde çiftlerin evlilik birliği içerisinde 01.01.2002 sonrasın edindikleri tüm menkul ve gayrimenkuller ile birlikte maddi birikimleri taraflara eşit oranda paylaştırılarak mal rejimi tasfiyesi gerçekleşir. Tabii burada unutmadan belirtmek gerekir ki mal rejimi tasfiyesi davası açarken malların kaçırılmaması ve hak kaybına sebebiyet vermemek için mahkemeden ihtiyati tedbir konulması talebini unutmamak gerekir. Dava sürecinde tarafların üzerine kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz mallar ilgili tapu kayıtlarından, emniyet genel müdürlüğü araç tescil şubeden dosyaya alınan belgeler incelenir malların rayiç bedelleri hesaplanır, ayrıca çiftlerin bankalarda bulunan tüm hesaplarındaki parasal değeri olan birikimler toplanarak yekün mal varlığı hesaplanır. Olağan bir boşanma sürecinden sonra da mal rejimi davasında bilirkişi tarafından hesaplanan mali değerlerin çiftlere %50'şer oranda paylaştırılmasına karar verilir.

01.01.2002 tarihinden sonra evlilik birliği içerisinde edinilen malların paylaştırılmasında esas alınan oran %50'dir. Ancak, burada bir istisna mevcuttur. Bu istisnanın bilinmemesi de hak kaybına sebebiyet verecektir. Kusurlu eşe karşı boşanma davasını açan davacı eğer aldatıldığını iddia ederek zina nedeniyle veyahut davalı/kusurlu eş davacının hayatına kast eden bir olay gerçekleştirdi ve hayata kast, onur kırıcı ve pek kötü muamele nedeniyle açılan ve bu sebeplerden biriyle tarafların boşanmalarına karar verilen davalar mal rejimi davasına tesir ederek edinilen malların paylaştırılmasında oranlar değişmektedir. Bu sebeple de açılan mal rejimi davaları boşanma davasının sonucunu beklemektedir. Yani, boşanma davası sonuçlanmadan mal rejimi davasına bakan hakim mal rejimi davasında gerçekleştirilecek usuli işlemleri belli bir aşamaya getirerek davada karar vermeden bekletir.

Örnek vermek gerekirse; davalı adam davacı karısını başka bir kadınla aldatıyor ve bu durum da mahkeme dosyasına sunulan otel konaklama kayıtları ile ispatlanıyor. Zina nedeni ile açılan boşanma davası davalı adamın kusurunun ispatlanması neticesinde ilgili mahkeme evlilik birliğinin zina nedeniyle sonlandırılmasına karar vererek tarafların boşanmalarına karar veriyor. Akabinde boşanma davasının bu hükme mal rejimi dosyasına tesir ederek, yine davacı kadın tarafından açılan mal rejiminin tasfiyesi davasının neticesinde olağan şartlarda tarafların edindikleri mallar %50'şer oranda pay edilecek iken ağır kusurlu adamın %50 oranındaki payı mal rejimi davasına bakan hakimin takdirine ve dosyadaki delil durumuna göre %0 a' kadar indirilebilmektedir. Yani normal şartlarda tüm mal varlığının yarısında hakkı olan davalı taraf ağır kusuru nedeniyle bu payının belli bir azaltılması ya da tamamen hakkın kaldırılması ile karşı karşıya kalabilmektedir.