Zonguldaklıların talebine kulak tıkamayan Borajet, 17 Mayıs&[#]8217;ta seferlere başladı.
Haftanın üç günü.
Hem Trabzon&[#]8217;a, hem İstanbul&[#]8217;a.
Zonguldaklı yıllardır uçak seferlerinin başlamasını istedi.
Başlatılamaması siyasi malzeme oldu.
Ancak Borajet uçakları yaklaşık bir aydır boş gidip boş geliyor.
Firma da bu durumdan endişeli.
Biz gazeteciler seferlerle ilgili haber-köşe yazınca Zonguldak&[#]8217;ın her tarafına ulaşmadığını çok iyi biliyoruz.
Çünkü gazete okuyan, internetten takip eden ve yerel televizyon izleyen kişi sayısı çok az.
Hem Borajet, hem de Zonguldaklı yetkililer bu süreçte tanıtım yapamadılar.
Yani pek çok kimse uçaktan ve seferlerden bihaber.
Seferlerin başladığı günün grizu faciasının yaşandığı güne denk gelmesi bu süreci olumsuz etkiledi.
Bunu anlıyoruz.
Ama hem firma yetkililerinin hem de uçak seferleri konusunda bu kadar gürültü kopartanların hiçbir şey yokmuş gibi davranmasını anlamak mümkün değil.
[*] [*] [*]
Benden söylemesi.
Böyle giderse firma bir kaç hafta sonra seferleri kaldıracak.
İşte o zaman yine konuşup duracağız.
Yahu neden o güne bırakıyoruz.
Başta Sayın Vali Erdal Ata olmak üzere, Belediye Başkanları ve Zonguldak Sivil Havacılık A.Ş yönetiminde yer alan isimler çıkıp bir şeyler söylesinler.
Önce bu isimler uçağa binsinler.
Destek lafta olmuyor.
Destek bizzat yerinde oluyor.
Ama her ne hikmetse kimse yok ortada.
Firma yönetimi de şu ana kadar tanıtımda başarısız.
[*] [*] [*]
Ama durup hiç de iç açıcı değil!
Bu durumda yeni bir firma arayışına girmek, bulmak yeni bir zaman kaybı olur.
Sorun uçuş günleri ve saatleri ise firma o konuda da yeni bir düzenleme yapmaya hazır. Ancak bu konuda firma da yalnız kalmış görünüyor.
Hükümetin referandum tarihi olarak açıklanan 12 Eylül&[#]8217;de baskın seçim sinyali vermesi an meselesi.
Bu nedenle yerel yönetimlerde olası görev değişiklikleri de önemli.
Bu durumda İsmail Eşref&[#]8217;in yeri daha da değerlenmiş durumda.
Eşref doğal olarak istediği politikayı yürütebilecek birisini ister.
Burada parti ile Eşref&[#]8217;in karşı karşıya gelme ihtimali de yüksek.
İsimler konusuna gelince.
Telaffuz etmek için erken.
Ancak şu anda dört isim kendini hazırlıyor.
Biri genç, karizmatik ve gelecek vaad ediyor ama deneyimsiz
Biri örgütçü, sıkı takipçi ve biraz yalnız
Diğeri ne sağcı ne solcu, kim gelirse orta yolcu!
Dördüncüsü ise sıkı pazarlıkçı biraz da tezgahçı.
Bu durumda Ak Parti grubunun da desteği önemli.
Emekliler icraya vermeye başladı.
Kim gelirse gelsin işi daha zor?
Unutmadan.
Gelecek kişinin imar işlerinden de iyi anlaması lazım.
Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık tersaneler projesinde yaşanan süreç üzerinden zaman zaman sıkı politika yaptı.
Söylediği doğruları hep birlikte görmezden geldik.
Ve tersanelerin durumu ortada.
Daha fazlasını yapması lazım.
Yerel yönetimlerde bulunanlar iş dünyası ile genelde kopuk.
Genelde onlarda tıpkı siyasiler gibi açılışlara gidip kurdela kesiyorlar.
Market, lokanta, beyaz eşya dükkanı açmakla yetiniyorlar.
Yatırım ve girişim konusunda beceriksiz olan Zonguldak&[#]8217;ta yerel yönetimlere de görev düşüyor.
Belediyeler bu alanlarda öncülük edip alt şirketler kurarak üretim ve istihdam alanları kurabilirler.
Kar marjı düşük ve istihdama yönelik alanlara girebilirler.
Ancak bunlar ufuk meselesi.
Cesaret, akıl ve ekip işi.
Genel anlamda baktığımız da yerel yönetimlerin başarılı oldukları yerler imar işleri.
Üretim ve istihdam işlerine ne kafa yoruyorlar ne de risk alıyorlar.
Oysa yerel yönetimler isteseler neler yapabilirler neler.
Ama bakın bakalım kaç tanesi yapıyor?