Bir kömürcü, 16 milyon TL toplayıp kaçtı.

Bir kömürcü, alacak-verecek meselesinden öldürüldü.

Bir kömür şirketine operasyon yapıldı.

Kaçak kömür ocaklarında üretim durduruldu.

Çaycuma&[#]8217;daki havaalanından yurtiçi seferler durduruldu.

Ödenmeyen çek sayısında ciddi bir artış var.

İcradaki dosya sayısı patladı.

Bu kadar olumsuzluk bir araya hiç gelmemişti.

Kentte moraller sıfır.

İşadamları krizde.

Zincirleme gidebilirler.

Allah herkese kolaylık versin.

Kıssadan Hisse: Adalet öldü!


Çok eski yıllarda krallıkla idare edilen bir ülke varmış. Ama; bu ülkede hukuk ve hakimler de varmış. Törelere göre, bir vatandaş öldüğünde, şehir merkezindeki dev çan bir defa çalınırmış. Uzun uzun da yankılanırmış. Eşraftan birisi ölürse, çan iki defa, büyük bir devlet adamı ölürse, çan üç defa çalınırmış. Ya kral?.. O öldüğünde çan dört defa çalınırmış. Gel zaman, git zaman&[#]8230; Şehirde bir olay olur. İş mahkemeye intikal eder. Davanın sanığı olarak mahkeme huzuruna çıkarılan kişinin masumiyetini ise, bütün vatandaşlar bilmektedir. Bir formalite olarak görülmesi ve sanığın beratı beklenen davadan sürpriz bir karar çıkar. Sanık para cezasına mahkum olmuştur. Hakim sorar: &[#]8220;Bir diyeceğin var mı?..&[#]8221;
Sanığın cevabı: &[#]8220;Hayır!..&[#]8221;
Mahkeme biter. Dinleyiciler dağılır. Kafalarda bir istifam&[#]8230; Kısa bir süre sonra dev çanın sesi duyulur: &[#]8220;Acaba kim öldü?..&[#]8221; Çan bir defa daha çalar: &[#]8220;Eşraftan biri öldü.&[#]8221; Şehir çan sesi ile bir defa daha inler: &[#]8220;Hımmmmm&[#]8230; Büyük bir devlet adamı, acaba kim?..&[#]8221; Soruya cevap alınmadan çan bir defa daha yeri-göğü inletir. Herkeste bir feryat: &[#]8220;Eyvah!.. Kralımız öldü!..&[#]8221;
Ancak, törede görülüp işitilmemiş bir şekilde çan, beş ve altıncı defa da çalınır, yer-gök inler ve sesler kesilir. Herkes çan görevlisine koşar, bunun ne anlama geldiğini öğrenmek için. Bir de bakarlar ki, çanı, haksız yere mahkum edilen adam çalmaktadır. Sorarlar: &[#]8220;Ne demek beş ve altı defa çan çalmak?.. Kraldan daha büyük birisi mi öldü?..&[#]8221;

Cevap şaşırtıcı olduğu kadar anlamlıdır da: &[#]8220;Evet&[#]8230; Adalet öldü&[#]8230;&[#]8221;

Günün Fıkrası: Yaşlı adam ve sevgilisi!..

Yaşlıca bir adam, yanında şaheser güzel bir kadınla bir mücevher dükkanına girerler. Yaşlı adam, satıcıya güzel bir yüzük satın almak istediğini söyler. Satıcı, vitrinden güzel bir yüzük çıkarıp gösterir. Satıcı bu yüzüğün 4 bin TL ettiğini söyler. Yaşlı adam ve genç kadın, yüzüğe bakarlar ve yaşlı adam satıcıya, &[#]8220;Lütfen, bana en iyi yüzüğünüzü gösterin&[#]8221; der. Satıcı içerdeki kasasından bol pırlantalı şahane bir yüzük getirir, &[#]8220;Bu dükkanımdaki en iyi yüzüğüm ve fiyatı 50 bin TL&[#]8217;dir&[#]8221; der. Genç kadın heyecanla parmağına takar. Yaşlı adam cebinden çek defterini çıkarır, 50 bin TL yazar ve izah eder:

&[#]8220;Bugün; Cumartesi ve öğleden sonra... Bankaların kapalı olduğunu biliyorum. Emin olmak istediğinden eminim. Çeki sana bırakıyorum, Pazartesi sabahı bankama telefon edip çekin karşılığını aldıktan sonra, çekin üstünde yazılı olan telefonumdan beni ara, biz de gelip yüzüğü alırız.&[#]8221;

Pazartesi sabahı mücevherci yaşlı adamı arar:

&[#]8220;Sen benimle alay mı ediyorsun? Hesabında hiç paran yokmuş!&[#]8221;

Yaşlı adam:

&[#]8220;Sen yüzüğü dükkanında sakla ve çeki yırtabilirsin. Sayende şahane bir hafta sonu geçirdim.&[#]8221;

Günün Sözü:

En kötü insanlar, birine muhtaç olduklarında, dünyanın en iyi insanı kesilirler.

Ebner Eschenbach