Karaman Ermenekte yaşanan maden faciası gösterdi ki, biz uslanmayız.
İktidarlar, ilgili kurumlar uslanmaz.
Yaşanan onca şey gösteriyor ki, bizler bu işleri eksik yapıyoruz.
Kar hırsı, para hırsı teslim alıyor tüm benliğimizi
Vicdanımızın atar damarları tıkanıyor adeta
Beynine kan gitmeyen insanların yapacağı hataları yapıyoruz.
Tablolar, verilen öyle gösteriyor.
İşte Karaman
İşte Ermenek
Kısa süre önce Soma
Onun daha öncesi Kozlu
Onun daha öncesi Karadon
Her alanda böyle aslında
Üretim ile denetim mekanizmasının arasındaki işgüzarlıklar başımızı yakıyor.
Adamına göre muameleler; insanları eşlerinden, çocuklarından koparıyor.
Bitmiyor Bitmiyor Bitmiyor
Karaman´ın Ermenek ilçesindeki maden ocağındaki faciada 17 arkadaşıyla galeride mahsur kalan madenci 28 yaşındaki Hüseyin Gültekin, kurtarılmayı beklerken, eşi Ayşe Gültekin de sezaryenle bir erkek bebek dünyaya getirdi.
Yine Ermenekte ailesinin acılı haykırışları karşısında henüz 3 yaşındaki bir çocuk şöyle seslendi:
Ağlamayın. Babam gelecek. Bana mama getirecek.
Her defasında, her olayın ardından benzer hikayelere denk geliyoruz böyle
Her acı bir roman
Her acı ayrı fil konusu
Her kayıp büyük bir trajedi
Dün de söyledik.
Kaçınılmaz kaza denilecek.
Kader denilecek.
Fıtrat denilecek.
Takipçisi olacağız denilecek.
Sorumlular cezalandırılacak denilecek.
Bırakın bunları, bırakın.
Bunlar edebiyat
Bunlar safsata
Bunlar kandırmaca
Bunlar gerçekleri hafife alma
Bunlar acılı insanların gazını alma
İşte Ermenek
Su patlaması yaşandı.
Acı olan ne biliyor musunuz?
Aynı yerde daha önce de benzer su basması yaşanmış.
Ancak bunlara karşın işte yaşananlar
İşte sonuç
Hep hava, hep hava
Türkiyenin coğrafya dalında dünyaca ünlü bilim insanı Prof. Dr. İbrahim Atalay, Ermenekte madende meydana gelen facianın nedeni hakkında görüşlerini paylaştı dün.
Diyor ki:
Toros Dağlarının Ermenek civarındaki kesimde, altta kireçtaşı, üstte kömür damarları içeren killi, kireçli kumtaşları yer almaktadır. Kireçtaşlarından oluşan karstik arazilerde kireçtaşlarının çatlaklarından sızan sular, taşı kimyasal yoldan aşındırarak zamanla yeraltı akarsularının oluşumunu sağlamaktadır.
Diyor ki:
Bu nedenle kireçtaşlarından oluşan arazilerde sular yerüstünde değil, yeraltındaki kanallardan, yani akarsulardan akmaktadır. Toros Dağlarından kaynağını alan yeraltı akarsuları; Manavgat, Aksu, Göksu gibi akarsuları beslemektedir. Hatta bu akarsular, deniz kenarında artezyen şeklinde deniz yüzeyine kadar fışkırmaktadır.
Diyor ki:
Maden kazasının olduğu Ermenek civarında bir yeraltı akarsuyu kolunun yumuşak bir yeri patlatarak, maden ocağındaki galeriye akması kuvvetle muhtemeldir. Oradan bildirilen haberlerden öğrendiğimiz kadarıyla ocaktaki galeriden su çekilmesine rağmen suyun bir türlü boşaltılmaması, bir yeraltı akarsuyunun sürekli olarak maden ocağına boşaldığını belli etmektedir. Böyle yerlerde ayrıntılı bir çalışma yapılarak, yeraltı suyu durumunun belirlenmesi gerekmektedir.
Atalay, daha önceden gerekli etütlerin yapılmış olması durumunda bunun bilineceğini de sözlerine ekliyor.
Aynen öyle.
Zaten etüt yoksa o zaman bunca kurum niye var ki?
Bu Bakanlıklar, bu genel müdürler, bu müfettişler neden var ki?
Aynı bizim Çaycumadaki köprü faciası gibi
Aynı bizim Soğuksu Pazaryerindeki çatı çökmesi gibi
Aynı geçenlerde yaşanan sel baskını gibi
Aynı 1980lerde yaşanan sel baskını gibi
Değişen bir şey olmadı.
Olanlar da, bu zihniyeti temelden değiştirmeye yetmedi.
Olan, ölenlere oldu.
Olan, geride kalan acılı insanlara oldu.
Hiç şüpheniz olmasın ki, aynı olayın benzerlerini yaşayacağız.
Yaşamaya devam edeceğiz.
Yönetenler, denetleyenler yaşatmaya, ezilenler, mağdurlar da yaşamaya mecbur bu ülkede.
Komik ve acı olan başka bir gerçek daha var.
O da her olayın kolay politize edilmesi.
Olayları o kadar politize ediyoruz ki, sorunun kendisini konuşmaya zaman kalmıyor bu ülkede
Bu kentte
İktidar muhalefet zihniyet aynı
İş çevrelerinin, sendikaların da işine geliyor.
Bakmayın siz, sendikaların her olayın ardından ağlayıp sızlanmalarına
Bakmayın siz, bazı sivil toplum kuruluşlarının her olayın ardından günü kurtarma politikalarına
Herkes tribüne oynuyor.
Acılar bize kalıyor.