Hani biz Ankara&[#]8217;da lobi oluşturacaktık ya.
Orada önemli görevlere Zonguldaklıları atayacaktık ya.
Ve onlar Zonguldak&[#]8217;ın sorunlarını orada dile getirecekler, çözüm bulacaklardı ya.
Hani değirmenin suyu ordaydı da, suyu Zonguldak&[#]8217;a akıtacaklardı ya.
Hani milletvekillerimiz bürokrat atamıyor diye kızıyorduk ya.
Şimdi siyasetçilere kızmıyorum.
Bu bölgenin insanına kızıyorum.
Bürokratlara kızıyorum.
Çünkü bizim bürokratlarımız, memurlarımız Zonguldak için çalışmıyorlar ki.
Onların derdi, mevki, makam, şan, şöhret, para.
Ne zaman bir bürokratımız iyi bir yere gelse ya Belediye Başkanlığına aday oluyor, yada Milletvekilliğine.
Öyle olunca da siyasetçi önüne engel çıkmasın diye bürokratlarımızın bir noktaya gelmesini istemiyor.
Bunun örnekleri var.
İsim verip kimseyi kırmak, üzmek istemiyorum.
Ve hala, şimdilerde, bugünlerde, daha çok para kazanayım, şanım, şöhretim artsın diye siyasetçilerin kapısında sabahlayan memurları biliyoruz, görüyoruz.
Ve bu insanların Zonguldak&[#]8217;ı sevdiklerine kesinlikle inanmıyoruz.
Zonguldak o insanlar için güzel bir partner.
Karşılığını alıyorlarsa seviyorlar.
O kadar&[#]8230;
Bizimkiler daha kişilikli&[#]8230;
Ajanslara düşen haber şöyle:
&[#]8220;Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taraf gazetesinde dün yayımlanan &[#]8221;Alaturkalık&[#]8221; başlıklı köşe yazısında kişilik haklarına saldırı niteliğinde beyan ve isnatlarda bulunduğu gerekçesiyle yazıyı kaleme alan Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ve gazeteye 30 bin liralık manevi tazminat davası açtı.&[#]8221;
Kaç liralık dava açmış?
30 bin liralık.
Zonguldak&[#]8217;takiler daha kişilikli olduğu için daha yüksek rakamlarla dava açıyorlar.
İlginç değil mi?
Sorumlusu biz değiliz&[#]8230;
Zonguldak ilginç bir şehir.
Bazıları başına ne gelse bizden biliyor.
Oysa biz, karşımızdakinin başına bir şey gelince, oturup onun nerede hata yaptığını tespit etmeye, aynı hataları yapmamaya, yani yaşanan olaylardan ders çıkarmaya çalışıyoruz.
O nedenle&[#]8230;
Yağan yağmurdan, bozulan yoldan, noterde yapılan satıştan, hileli ortaklıktan biz sorumlu değiliz.
Beğenen olur, beğenmeyen olur.
Politikamız belli.
Böyle devam edeceğiz.
Günün Fıkrası: Melekler uçar mı?
Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar:
- Anne melekler uçar mı?
- Uçar.
- Bütün melekler mi?
- Evet.
-Peki, bizim hizmetçi kız neden uçmuyor?
Annesi şaşırır:
- Hizmetçi neden uçacakmış kızım?
- Babam konuşurken ona hep "Meleğim" diyor da.
- Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar.