Örgütsel sorumluluğum nedeniyle basın üzerine yazılar yazmamaya özen gösteriyorum.
Söyleyeceklerimizi tartışmalarımızı zaten salon toplantılarımızda söylemeye çalışıyoruz.
Ancak buradan bireysel görüşümü paylaşmak ve kamuoyuna da bir hatırlatmada
bulunmak istiyorum.
Biz gazeteciler üzerine söylenecek çok şey vardır.
75 gazete ve dergi.
Üç televizyon.
Radyolar.
Ve onlarca usta gazeteci, onlarca genç muhabir.
Zaman içinde küçülen pasta.
Daralan ekonomi.
Ve inatla gazetecilik yapmaya çaba sarf eden basın emekçileri.
Çok sayıda gazetenin olduğu Zonguldak&[#]8217;ta bu durum beraberinde sorunlar getirse de
olumlu taraflarından da bakmak lazım.
Farklı düşünceler, farklı politikalar biz gazetecileri zaman zaman karşı karşıya getirir.
Bazen bu tuzaklara kolay düşeriz.
Kolay dolduruşa gelebiliriz.
Birileri de bundan büyük keyif alır.
Bunu hepimiz biliriz.
Ama uygulamada pek başarılı olamayız.
Her işin dereceleri vardır.
Temel değerleri vardır.
Ancak asıl olan gazetecilik.
Gazetecilik daha saygın ve güçlü olmak zorunda.
Zonguldak&[#]8217;ın güçlü ve saygın basına ihtiyacı var.
Bu durum her ne kadar birçoklarının işine gelmeyecek olsa da büyük bir kesim bu
durumdan memnuniyet duyacaktır.
Bugün muhalefetten beklediğini bulamayan halkın en çok güvendiği yer yerel basın.
Bu süreçte zaman zaman sorunlar olabiliyor.
Olacaktır da.
Hiç birimiz doğuştan gazeteci değiliz.
Ancak bunlar öğrenmeye kendimizi geliştirmeye engel şeyler değil.
Birincisi öğrenebileceğimiz şeyler olduğunu kabul etmeliyiz.
Doğru algılayıp uygulamaya sokmamız gerekiyor.
Öncelikle mesleki saygı.
Rekabetin o ince çizgisinde bir ayrım noktamız olmalı.
Yıllarını bu işe veren, çaba gösteren, ömrünü bu meslekte tüketmiş insanlarla fantezi
takılanlar arasında bir ayrım olmalı.
O da gazeteciliği gazetecilerin yapmasıdır.
Bunun temel dayanağı meslek ahlakını benimseme ve uygulama çabasıdır.
Gazetecilerin kamuoyunu sorgularken kendilerini de sorgulama alışkanlığı kazanması
bu süreçte önemli.
Bunlar sağlandığında kamuoyunun bakışı değişecek ve gerçek gazeteciler farklı da
düşünse birbirlerine karşı daha korumacı bir içgüdü ile hareket edecektir.
Mesleki sorumluluk anlayışı gereği elbette birileri eleştirilerin hedefinde olacaktır.
Ama insan hakları ve mesleki ahlak kurallarıçerçevesine daha fazla dikkat etmemiz
gerekiyor.
Benim gibi düşünmeyeni ötekileştirme hastalığından kurtulup yüzleşmeyi denemeliyiz.
Siyasilere akıl verirken kendi camiamız içinde bunları sağlamaya özen göstermeliyiz.
Mesleki sorumluluk vefayı da beraberinde getirecektir.
Bazı değişimler zaman alıyor.
Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;nin kuruluş mücadelesinin başladığı günden beri gelinen
süreçte iyi niyetin ve çabanın ürünleri görülüyor.
Bu süreçte herkesin bir emeği var.
Hiçbir şey tek başına bir bütün değil.
Gerek KGD olsun gerekse bazı medya organlarının meslek adına ve kent adına bu net
tavrı koyarken siyasilerin samimiyetine ihtiyaçları var. Onların emek ile emek
hırsızlıklarını ayırmaları gerekiyor.
Siyaset adalet duygusu ile başlar.
Basının güçlü ve bir olması Zonguldak&[#]8217;ın işini kolaylaştıracaktır.
Bazı sorunların çözümü hızlanacaktır.
Zonguldak medyası şeffaflığın ve düşünce özgürlüğünün savunucusu ve koruyucusu
olduğu sürece hoşgörü kendiliğinden gelişecektir.