Zonguldak&[#]8217;taki maden şirketlerinin birlik ve beraberlik içinde olmaması nedeniyle yaşadıkları sıkıntıyı dün dile getirmiştik.
Tek lavuarla, tek satış müdürlüğüyle çalışılabilecekken, her saha sahibinin ayrı lavuar kurması, satış politikası uygulaması nedeniyle yaşanan haksız rekabet, tüm kömür şirketlerini zora sokuyor.
Ayrıca maden şirketlerinin sektör dışı yanlış yatırımları da krizi tetikliyor.
Bu sorunun tek çözüm yolu, birlik ve beraberlikten geçiyor.
Zonguldak&[#]8217;taki şirketlerin birlikte hareket etme şansı yok.
Ama şartlar, onları bir araya getirmeye zorluyor.
Dün bu yöndeki yorumumuza birçok maden şirketi sahibinden de destek geldi.
Neden birlik-beraberlik içinde olamadıklarını söylediler.
Onlar, sorunun kaynağını biliyorlar.
Çözüm de kendi ellerinde&[#]8230;
Ele verir talkını, kendi yutar salkımı!
Bayramın ilk iki gününü Zonguldak&[#]8217;ta geçirdik. Malum kurbandı, &[#]8220;eş-dost ziyareti&[#]8221; derken işimiz 2&[#]8217;nci gün akşam ancak bitti. 3&[#]8217;üncü gün, önce Devrek&[#]8217;e annemin mezarına gittik. Sonra dost ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Akşamüstü de Ankara&[#]8217;ya geçtik. (Başkent&[#]8217;e değil, Ankara&[#]8217;ya!) Ailece iki güzel gün geçirdik. Baldız ve bacanak misafir etti bizi. Çocuklar doyasıya eğlendiler. Cumartesi günü hem kentimize, hem de kendimize geldik.
Aman, aman&[#]8230; Galiba bazı arkadaşların bayram tatilleri çok kötü geçti. Yine faturayı bize kesmişler. Başarısızlıklarını, parasızlıklarını, istikrarsızlıklarını ve mutsuzluklarını bize bağlamışlar yine. Değer verdiğim bir dostumun sözü geldi aklıma: &[#]8220;O sana yazıyorsa, bil ki sıkıntısı büyük.&[#]8221;
Biliyorum da, ne yapayım abi! Adam tekzip yayınlamamış, cezasını biz ödüyoruz! Adam tazminatı ödememiş, buradan doğru biz ödüyoruz! Daha ne yapalım!
&[#]8220;Emek, en yüce değerdir&[#]8221; diyorsunuz. Slogan atıyorsunuz, ama o sloganın gereğini yerine getirmiyorsunuz. Yani, &[#]8220;Ele verir talkını, kendi yutar salkımı!&[#]8221; durumlarındasınız&[#]8230;
Tavuk musun, deve kuşu mu?
Bir dost ziyaretindeyim. Çay içiyor, sohbet ediyoruz. Dostumuz, &[#]8220;Tavuk gibi mi olmak istersin, deve kuşu mu?&[#]8221; dedi. Cevap vermedim. &[#]8220;Dinle&[#]8221; dedi: &[#]8220;Tavuk yumurtlar, başlar bağırmaya. Yaptığı küçük bir yumurta... Oysa devekuşu kocaman bir yumurta yapar. Bırakır gider. Sen bulursan, görürsen anlarsın onun bir devekuşu yumurtası olduğunu.&[#]8221;
&[#]8220;Çok çalış, çok üret. Ama bağırma. İşini yap&[#]8221; anlamında aldım bu hikayeyi. Sonra tavuk gibi gıdaklayan meslektaşlarım geldi aklıma. &[#]8220;Yaptığın bir yumurta, ne var bunda!&[#]8221;
Ama siz bu hikayeyi sadece bizim açımızdan düşünmeyin. Herkes kendine bir pay çıkartsın. Ve aranızda ne kadar çok &[#]8220;tavuk&[#]8221; olduğunu görün!
Fıkra: Düştüm!
Bir Hıristiyan kasabasında görevli papaz, günah çıkarmaya gelenlere vaaz verirken, &[#]8220;Bundan sonra bana günah çıkarmaya geldiğinizde &[#]8216;aldattım&[#]8217; kelimesini kullanmayın. Bundan çok bıktım, onun yerine &[#]8216;düştüm&[#]8217; diye söyleyin&[#]8221; demiş. Gel zaman, git zaman papaz emekli olmuş. Onun yerine genç bir papaz gelmiş. Ama her şeyden habersiz, yine günah çıkartmaya gelenler, &[#]8220;Papaz efendi, dün düştüm. Geçen hafta düştüm&[#]8221; diyormuş. Aradan bir ay geçmiş, genç papaz, &[#]8220;Artık valiye gitmenin zamanı geldi, düşen düşene&[#]8221; demiş. Ve Valinin yanına gitmiş: &[#]8220;Vali Bey, şu yolları bir kontrol etseniz, düşen düşene&[#]8230;&[#]8221;
Tabii ki Vali Bey düşmenin hangi anlama geldiğini bildiği için kahkaha ile güler. Papaz sinirlenerek, &[#]8220;Vali Bey, ne gülüyorsunuz? Daha dün karınız geldi. Üç defa düştüğünü söyledi&[#]8221; demiş.