Zonguldak 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi bir karar vermiş...

Gerekçeli karar "erteleme" diyor.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinafa giden dosya onanıp gelmiş.

Yani verilen cezanın ertelenmesini hukuka uygun bulmuş.

Biz de kararın böyle geleceğini tahmin ediyorduk.

Ellerindeki kararı okuyan ama anlamayan, bu karar nedeniyle Beycuma Cezaevi’ne gideceğimizi yazanlara ne diyelim?

Bu karar, başka bir dosyadaki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararını bozdu.

O dosyada da hapis cezası yoktu.

Para cezası vardı.

Beycuma beni bekliyormuş!

Devrek'in Bakırcılar Köyü’ne giderken, Beycuma’dan geçiyorum . 

Belediye Başkanı Vural Kundakçıoğlu, iyi dostumdur.

Uğrayıp çayını içemesem bile, mutlaka arar, sesini duyarım.

Yalnız, okuduğunu anlamayan kişilere ne diyeceğiz?

Bunlar birdi, iki oldu!

Aslında yapay zeka da çıktı!

Yapay zekayı anlamak için biraz zekaya ihtiyaç var!

Mustafa Özdemir de böyle şeyler yapardı!

15 yıldır beni cezaevine gönderiyordu!

Sanırım kendisi 15 kere girip çıktı!

Kötü niyetle iyi murada erilmez!

Zimmet ve nitelikli dolandırıcılıktan 33 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası alan Yasin Hamzaçebi de buna benzer şeyler yazıyor, yazdırıyordu!

Onun da milletvekili dostu vardı!

Yasin firarda!

Yapmayın böyle şeyler çocuklar!

Sizin yaşınız kadar benim meslek yaşamım var.

Biraz saygılı olun.

Bir nitelikli dolandırıcının lafına bakıp, niteliksiz haberler yapmayın.

Kendinize acıyın...

Yara kaldı, yara kaldı! Sami Aydın yara kaldı!

Sami Aydın, hemen her gün sosyal medyasında bizi anıyormuş!

Ekran görüntüsü atıyorlar!

Ben de "Sami Aydın’ın yaralarını atıyorlar" diye bakmıyorum!

Üzülüyorum aslında!

Eğilip insanlara en mahrem yerlerini gösterip, “Bak, bu yaralar Ali Rıza Tığ yüzünden çıktı” diyormuş!

O yaralar benim yüzümden çıkmadı Sami Aydın!

20 yıl önce yaşadığın olay yüzünden çıktı!

Hikayenin yarısını anlattılar!

Diğer yarısını sonra anlatacaklar!

Şimdi şu şarkı ile nefes alalım...

Yara kaldı, yara kaldı

Sami Aydın yara kaldı

Dermansız bir derde düştü

Bir dumanım tey tey, yara kaldı

'Köpekler istiyor' diye atlar ölmez!

"İt ürür, kervan yürür" sözü, biz Türklerin önemli bir atasözüdür.

Bir de Romen atasözü var...

"Köpekler istiyor diye atlar ölmez" diye...

Romen atasözü, bana daha uygun galiba...

Erkeklerin cinsel zevklerine para karşılığı hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadınların çocukları yine boş durmuyor! 

Her gün yeni bir tezvirat!

Her gün yeni bir yalan!

Artık gün boş geçtiğinde sıkılıyorum.

Bu kadar tetikte olmak ise beni zinde tutuyor.

Kaptaş'ın altı bayır...

Alaplı’da yayın hayatını sürdüren Medya67’nin Genel Yayın Koordinatörü Mehmet Öztürk, geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından sevk edildiği Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Mehmet Öztürk ile Ereğli Önder’in kuruluşunda birlikte çalıştım.

22 Nisan 1992'de kurulan Ereğli Önder’de Şevket Salcı, Necmettin Kurucu, Mehmet Öztürk, Seda Tahan ile birlikte çalışmıştık.

Benim meslekte ikinci yılımdı...

Ereğli’nin altını üstüne getiriyorduk.

Rahmetli Şevket Salcı ile çalışmak büyük keyifti.

Hele Necmettin Kurucu’dan her gün bir şeyler öğrenmek...

Hey gidi Mehmet Öztürk hey...

Mekanın cennet olsun.

Seni en sevdiğin türküyle uğurlayalım en iyisi...

Kaptaş'ın altı bayır

Kaptaş'ın üstü bayır

Yanıyom cayır cayır

Ana beni evlendir

Baba beni evlendir

Hem sevaptır hem hayır

     A benim söm söm yavrum

     Bi yolcuk öpsem yarim

     Bi kere öpsem yarim

     Öpmeynen bi şey olmaz

     Azıcık sevsem yârim

Arpalar dize kadar

Gel yavrum bize kadar

Sana çorap alayım

Sana fistan alayım

Topuktan dize kadar

     A benim araduğum

     Saçını taraduğum

     Saçını okşaduğum

     Dün akşam neredeydin

     Dün gece neredeydin

     Lambaylan araduğum

     Aradım bulamadım