Hep birlikte izliyoruz.
Siyasetçiler, yerel idareciler, atıp tutuyor.
Karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.
Başkasıyla kavga edemeyen, gölgesiyle kavga ediyor.
Gölgesini bulamayan, duvara tosluyor.
Her kanatta bir çatışma, çekişme var.
Sonuç?
Yok&[#]8230;
Var gibi, ama yok&[#]8230;
Zonguldak, sorunlarını ortak bir zeminde tartışabilme kültüründen uzak&[#]8230;
Çözüme katkı sağlama kültüründen uzak.
Ortalıkta sorunları bilmeden atıp tutan o kadar adam var ki&[#]8230;
Zemin bozuk&[#]8230;
Aynı sorunlar&[#]8230;
Aynı idareciler&[#]8230;
Aynı söylemler&[#]8230;
Aynı yalanlar&[#]8230;
Aynı haberler&[#]8230;
Gidebildiğimiz fazla bir yer yok aslında.
Sidik yarışı&[#]8230;
Didik yarışı&[#]8230;
Çıkar yarışı&[#]8230;
Makam yarışı&[#]8230;
Koltuk yarışı&[#]8230;
İhtiras&[#]8230;
İhanet&[#]8230;
Zonguldak&[#]8217;ın büyük göçler alması değil asıl mesele&[#]8230;
Yeniden &[#]8220;Türkiye&[#]8217;nin Almanyası&[#]8221; olması hiç değil.
Bu nedenle, büyük büyük vaatlerde bulunmaya da gerek yok.
Zonguldak, eski günlerine çarpık bir büyüme ile ulaşacaksa veya böyle yollar denenecekse, büyümesin.
Yaşanabilir bir kent olsun yeter.
İnsanların hizmetleri alabilmesi yeter.
Huzurlu bir kent olabilmesi yeter.
Her şeyden biraz maydanoz isteyen bir kent olduk, çıktık.
Elimizdekilere sahip çıkamadığımız gibi, kirli bir çekişmenin içinde yaşamaktan bunaldık.
&[#]8220;Çözüm, çözüm&[#]8230;&[#]8221; diyenlerin gözümüzü oymasından bıktık.
Lafa gelince, &[#]8220;ortak akıl&[#]8221; deyip de, ortak aklının ortasından geçmeyenlerden, geçmeye korkanlardan bıktık.
Kendi sorunlarını çözmeyenlerin, kentin sorunlarını çözmeye çalışmasından bıktık.
Bu kentte fikirler değil, ihtiraslar yarışıyor.
Mantık değil, kompleksler yarışıyor.
Gerçekte kentin sorunlarına kimin ne kadar sahip çıktığı konusu tartışmalıdır hep.
Bazen insan olmak bile uzlaşmaya yeter.
Ortak fikirler üretmeye yeter.
Bütün bunlara bakınca, bu kentin neden kaybettiğini anlamak zor değil&[#]8230;
Zonguldak&[#]8217;ın öncelikli sorunu yollar değil&[#]8230;
Köprüler hiç değil&[#]8230;
Madenler, santraller değil&[#]8230;
Trafiği, limanı değil&[#]8230;
Tersaneleri değil&[#]8230;
Kör, kompleksli, ihtiraslı, kaprisli bakış açısı&[#]8230;
Bu bakış açısına sahip yöneticileri&[#]8230;
Siyasi temsilcileri&[#]8230;
Sorunlarını çözemeyen, çözerken yarım yamalak bırakan herkes&[#]8230;
Ve her şeyin dört dörtlük olduğunu söyleyen herkes&[#]8230;
Birbirini dinlemeye, anlamaya tahammül edemeyen herkes&[#]8230;
Bunlar; politika, siyaset adına masum karşılanabilir mi?
Bunca adam, bunca siyasetçi, bunca belediye başkanı, bunca atanmış-seçilmiş kendilerinin dört dörtlük olduğuna inanıyorsa, o zaman bunca sorun neden çözülmüyor?
Neden; Zonguldak hala göç veriyor?
Neden; bu kentin insanları aldatılıyor, kandırılıyor, oyalanıyor, kazıklanıyor ve hor görülüyor?
Neden; bu kentin değerlerine sahip çıkılmıyor?
Doğrularında birleşme cesareti gösterilmiyor?
Neden; bunca yönetici, atılmış, seçilmiş maskeyle dolaşıyor.
Neden; bunca samimiyetsiz, bu kente yön vermeye çalışıyor.
Zonguldak neden bu girdaptan kurtulamıyor?
Neden; itiraz etmiyoruz?
Neden; itirazlarımız samimiyetsiz?
Hepimizin tepkileri benzer ise, o zaman bu tabloları değiştirmek için ne yapıyoruz?
Neden; en büyük sorunun parçası oluyoruz?
Lütfen bir soralım kendimize?
Bu nasıl bir sabırdır böyle?..
Bıkmadık mı hala?..
İki önemli gelişme&[#]8230;
Haftaya iki önemli haberle başlıyoruz.
İlki; Ali Bektaş&[#]8217;ın açıklamaları&[#]8230;
Zonguldak Belediyesi&[#]8217;ni kazanmak isteyen AK Parti&[#]8217;nin elindeki en güçlü isim olan Bektaş, Perşembe günü Kozlu için aday adaylığını açıklıyor.
&[#]8220;Önceliğim Kozlu&[#]8230;&[#]8221;
&[#]8220;Zonguldak için bir tereddüdüm yok&[#]8221; diyor.
Bektaş&[#]8217;ın öncelikle kendi evinden aday adayı olmak istemesi çok normal.
Çünkü garanti.
Ancak Bektaş&[#]8217;ın bu açıklaması, beraberinde pek çok farklı yorum getirecektir.
Herkes canının istediği taraftan bakacaktır.
İsteyen istediği taraftan baksın.
Bektaş&[#]8217;ın Zonguldak&[#]8217;tan aday olmama ihtimali -ki şimdilik ihtimal- en çok CHP&[#]8217;yi mutlu eder.
Bir diğer önemli gelişme ise, Kilimli eski Belediye Başkanı Ali Aslankılıç&[#]8217;ın CHP&[#]8217;den aday adaylığını duyurmuş olması.
Aslankılıç da önemli şeyler söylüyor.
İnanıyoruz ki, bu açıklamalar, farklı cephelerde, farklı etkiler yaratacaktır.
Aslankılıç kendine güveniyor.
Rahat.
Ancak CHP, Aslankılıç kadar rahat değil!
Aşağı tükürseler sakal, yukarı tükürseler bıyık!
Görünen o ki, Kilimli rekabetten çok, çatışma ortamına doğru sürükleniyor.
Hayırlı olsun!
Tebessümle andık&[#]8230;
Cuma akşamı değerli büyüğümüz Hüseyin Şeker için bir araya geldik.
Bir yıl önce vedasıyla yanmıştı yüreğimiz.
Hüzün ile tebessüm arasında gidip geldik.
Huzurla andık.
Duygulandık.
El açıp onun için dua ettik.
Hızla akıp giden zamanın içinde tek tek dökülüyoruz.
Ne mutlu ki, güzel izler bırakabilenlere&[#]8230;
Huzurla, saygıyla hatırlanabilenlere&[#]8230;