Yoğun gündem içinde maraton devam ediyor.

Zonguldak&[#]8217;ın asıl sorunlarına zaman ayırmaya çalışıyoruz.

Kamuoyu yaratmaya çalışıyoruz.

Ortaya attığımız konunun politik görüşü ne olursa olsun tüm temsilciler tarafından tartışılmasını istiyoruz.

Lafta değil, özde bir tartışma ortamı yaratmaya çalışıyoruz.

Samimi bir ortamda tartıştırmaya çalışıyoruz.

Çünkü bu kentin yöneticileri, sorunları birlikte bir masa etrafında tartışmaktan aciz bir fotoğraf veriyor.

Biz de bu noktada, tarafları o masada buluşturuyoruz.

ÇATES&[#]8217;in satış sürecinde yaşananlar&[#]8230;

TTK&[#]8217;ya işçi alımı&[#]8230;

Ulaşım sorunları&[#]8230;

Belediyecilik sorunları&[#]8230;

Kültürel ve sosyal sorunlar&[#]8230;

Turizm yatırımları&[#]8230;

Göçe etken nedenler&[#]8230;

Ve son olarak uçak seferleri&[#]8230;

&[#]8220;THY Zonguldak&[#]8217;a da gelsin&[#]8221; dedik.

Konunun muhataplarını tartışmaya çalışıyoruz.

Ve daha pek çok şey&[#]8230;

Bunlardan biri de üniversite.

Nedeni, değeri tam olarak anlaşılamamış üniversite&[#]8230;

[*] [*] [*]

Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8217;nin (BEÜ) &[#]8220;Kampüsün Sesi Gazetesi&[#]8221;, gerek içeriği, gerekse görselliği ile çok zengin bir yayın organı.

Emeği geçenleri kutluyoruz.

Yazı isteyerek bizi onara ettiler.

Teşekkür ediyorum.

Ocak-Şubat sayısında yayımlanan, &[#]8220;Benim Üniversitem&[#]8221; başlıklı yazıyı bu yoğun gündem de bir kez de buradan paylaşmak istedim.

Kent ve üniversite algısının yerleşmesine katkısı olması dileğiyle&[#]8230;

[*] [*] [*]

Kent ve üniversite ilişkisine galiba eleştirel yönleriyle bakmayı sevenlerden biriyim.

Bu kimi zaman var olanları görmeme veya görmek istememe gibi de algılanabilir, ama öyle değil.

Bülent Ecevit Üniversitesi büyüyor.

Güzel şeyler oluyor.

Sosyal ve ekonomik anlamda kente ciddi bir katkı sağlıyor.

Eğer Zonguldak&[#]8217;ın tüm avantajlarına karşın diğer illerle her alanda rekabet gücünün azaldığını görebilirsek, belki bu katkıların, güzelliklerin önemini çok daha iyi görebiliriz.

[*] [*] [*]

Kentleri, takımlar olarak düşünelim.

Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8217;ni de Zonguldak&[#]8217;ın orta sahası veya forveti.

İyi bir futbolcu, güçlü bir takımda oynuyorsa, çok daha iyi olabilir.

İyi bir futbolcu, aynı performansını kötü bir takımda ne kadar da gösterse, göstermeye çalışsa da, sonuç tatmin edici olmaz.

Ya gol yolunda yalnız kalır.

Ya orta sahada pas verecek doğru bir oyuncu bulamaz.

Ya da takımın genel durumu, onu ruhen tatmin etmez.

Tüm güzelliklerin yanında Zonguldak&[#]8217;ta üniversite olmanın sahaya ve sonuca yansıyan tarafı burada&[#]8230;

[*] [*] [*]

Yıllardır gönlümüzdeki adı &[#]8220;Karaelmas&[#]8221;, şimdiki ismi &[#]8220;Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8221; ile kentin arasında kalın bir cam duvar var.

Son yıllarda bu cam duvarın biraz inceldiğini görüyoruz.

Ancak kırılmış değil.

Kırılabilmiş değil.

O cam duvar bir kırılsa, bugün her şey çok daha farklı olabilir.

İşin kötüsü, o cam duvarı kırıp kent ve üniversiteyi birbirine kavuşturmak isteyenlerin sayısı da pek az.

[*] [*] [*]

Zonguldak, 2013 yılında 5 binin üzerinde göç vermiş.

2012 yılı sonu itibariyle bu sayı daha fazlaydı.

Son üç yılda Zonguldak&[#]8217;tan göç 17 binin üzerinde.

Başka bir ilginç istatistik verelim.

Zonguldak, son iki yıldır Türkiye&[#]8217;nin batısında olup da göç veren tek il.

Yine istatistiki verilere göre, çevresindeki Kastamonu, Bartın, Bolu, Düzce ve Bartın gibi iller göç alırken, dışarıya göç vermiş tek il.

Müthiş bir başarı değil mi?

Ve tüm bu talihsizlikler; üniversitesi büyüyen, saygınlık kazanan, üniversite ve çalışan sayısı hızla artan, uluslararası arenada daha fazla yer bulan bir üniversitenin yerleşim yerinde yaşanıyor.

Tüm bu talihsizlikler, coğrafi ve sanayi anlamında müthiş avantajlara sahip deniz kıyısı bir kentte yaşanıyor.

Tüm bu talihsizlikler, emek yoğunluğunun kültür ile buluştuğu, acıları, sancıları, şiirlere, filmlere konu olmuş Zonguldak&[#]8217;ta yaşanıyor.

[*] [*] [*]

Özellikle büyük kentlerden gelen öğrenciler hayal kırıklığı yaşıyor.

Kayıt yaptırmadan giden de oluyor, kaydını dondurup giden de&[#]8230;

&[#]8220;Zonguldak&[#]8217;ı böyle beklemiyorduk&[#]8221; diyenleri dinlerken, yüzünüz kızarıyor.

Tabii ki, bu kentle ilgili kaygılarınız, dertleriniz varsa.

Yoksa neden kızarsın?

Akademisyenlerin önemli bir kesimi mutsuz&[#]8230;

Yüksek kiralar, hayat pahalılığı, sosyal yaşamın çok sınırlı olması, bu negatif düşünceyi yaratan etkenler arasında.

Bir de bunların olmadığını düşünelim.

[*] [*] [*]

Peki, neden üniversite hızla büyürken, kent geriye gidiyor?

Bunun pek çok yanıtı var.

Ancak bu sorudan çıkaracağımız diğer soru şu olabilir:

Kent her anlamda daha yaşanabilir bir hale gelse, Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8217;nin durumu ne olur?

Şüphesiz ki çok daha iyi olur.

Paralel bir ritim yakalanır.

Bülent Ecevit Üniversitesi forvette yalnız kalmaz.

Orta sahada yalnız kalmaz.

Gol yolları açılır.

[*] [*] [*]

Şu kalın cam duvardan bahsetmiştik.

O cam duvar, daha ne kadar duracak, merak ediyoruz.

Yöntemler, görüşler, yaklaşım açıları farklı olabilir.

Gerçek ve net olan bir şey var ki, o cam duvarı kırmak için bu kentteki herkese görev düşüyor.

Acı bir gerçek var ki, bu kentte yetki ve sorumluluk sahibi pek çok yönetici, bürokrat, STK temsilcisi, üniversiteyi, Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi biliyor.

Onlar için &[#]8220;üniversite&[#]8221; demek, &[#]8220;hastane&[#]8221; demek.

Onlar için &[#]8220;üniversite&[#]8221; demek, &[#]8220;bazı etkinliklere katılmış olmak&[#]8221; demek.

Onlar için üniversiteye sahip çıkmak için, destek olmak için bu etkinliklerden bazılarına katılmış olmak yeterli.

Daha da acısı, bu kentte siyasetçilerin, belediye başkanlarının Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8217;yle ilgili bir siyaseti yok.

İşte seçim günlerindeyiz.

İl merkezi ve ilçelerde adayları izliyoruz.

Hangisinin üniversite-kent işbirliğini, dayanışma ve paylaşma duygusunu güçlendirme adına elle tutulur bir projesi var?

Tek umut, kent daha yaşanabilir bir hale gelirse, üniversiteye katkı sağlar.

Ancak siyasileri, bürokratları, STK&[#]8217;ları zorlamak zorundayız.

Bunları anlatmak, paylaşmak, dayanışmak zorundayız.

[*] [*] [*]

Ortada böylesi bir tablo varken, gerek üniversitenin yönetim kademesinde bugüne kadar görev almış isimlerin, gerekse hayırseverlerin emekleri çok daha fazla anlam kazanıyor.

Zonguldak&[#]8217;ın en büyük sorunlarından biriydi, &[#]8220;kentlilik bilinci&[#]8221;nin olmaması.

Hala öyle.

Pek çok gereksiz nedenden ötürü &[#]8220;Benim kentim&[#]8221;, &[#]8220;Benim Zonguldak&[#]8217;ım&[#]8221; duygusunu yaratamadık yeterince.

Ama &[#]8220;Benim üniversitem&[#]8221; duygusunu yaratmak çok daha kolay.

Cam duvar kırılacaksa, üniversite, sesini daha fazla duyurmak zorunda.

Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer&[#]8217;den kapıdaki güvenlikçisine kadar herkese aynı sorumluluk düşüyor.

Bu talep, üniversitenin içinden daha baskın bir dille gelirse, kentte yetki ve söz sahibi olanlar, kulaklarını ve gözlerini daha fazla açmak zorunda kalacaklardır!

Kendilerine üniversiteyle ilgili politika belirlemek zorunda kalacaklardır.

İşte o zaman daha iyi anlayacağız, üniversitenin bu kent için önemini&[#]8230;