Muharrem Akdemir.
Emekli öğretmen.
Zonguldak Belediye Başkanı.
Malum hepimiz biliyoruz.
İsmail Eşref istifa etmeseydi böyle bir görevi ancak rüyasında görürdü.
Muharrem Bey belediyeciliğin &[#]8216;B&[#]8217;sini bilmiyordu.
Zorlanması normal.
İş başa düşünce düştü yollara.
Güzel kalpli, kibar, beyefendi olduğu için kimse ne bir şey diyebiliyor ne kızabiliyor.
Ancak bu kentin acı gerçekleri ne kibarlık dinler ne kibarlık.
Bizlerde dostlukla işimizi birbirimizden ayırmamız lazım.
Yani dostta olsak bazı gerçekleri söylemezsek olmaz.
Muharrem Bey&[#]8217;in tesadüfen yakaladığı bu görevi tamamlayabilmesi için iki buçuk yıl var.
İki buçuk yılda neler neler yapılır.
Ama Muharrem Bey yapabilir mi bilemiyoruz.
Hocamız güzel insan olduğundan herkese tebessümle bu 2,5 yılı idare edip sonrasında CHP&[#]8217;den yeniden aday gösterilmeyi bekliyor olabilir.
Aslında o da olabilir.
Bu düşünceyi yadırgamam ama bu düşünceyi kuvvetlendirmek için tercih ettiği hizmet ve çalışma anlayışını yadırgarım.
Çünkü bizim için önemli olan Ahmet- Mehmet&[#]8217;ten öte bu kentte nelerin olup bittiği.
Bir günün, bir dakikanın nasıl değerlendirildiği.
Çünkü bir dakika bile kaybetmeye zamanımız yok.
Ama gel gelgelim Muharrem Bey ne düşünüyor?
Hazır Mahalli İdareler Genel Müdür Yyardımcılığı&[#]8217;ndan gelmiş bir Vali varken bu durumu belediyecilik açısından şans olarak görebiliriz.
Ama kim değerlendirecek.
Olmuyor.
Olmadığı içinde herkesin sabrı taşıyor.
Eğer öğretmenlikten değil de tüccarlıktan veya siyasetten gelseydi çoktan hedefe oturtulmuştu.
Kendisine karşı bu kadar toleranslı davranılmasının en büyük nedeni emekli öğretmen olması.
Başkan Akdemir&[#]8217;in kaybedecek bir şeyi yok aslında ama kazandırabileceği çok şey var.
Belediye&[#]8217;nin B&[#]8217;sini bilmeden gelmiş olabilir.
Ancak ekip çalışmasıyla birçok şeyi kavrayabilirdi.
Bu durum ona güç ve istikrar kazandırırdı.
Bir dahaki dönem aday gösterilmese bile iz bırakarak ve kente faydalı olarak giderdi.
Örneğin kaldırım işgalleri.
Örneğin büfeler.
Balıkçılar.
Minibüsçülerin kavgası.
Lavuar Alanında 6 aydır yapılamayan 18 uygulaması.
Kaçak katlar.
İşgaller.
Baştan kokmaya başlayan kanalizasyon projesi inşaatı.
İdari yapılanma.
Örnek çok.
Diyeceksiniz ki bunlar zaten böyleydi.
Orasını biliyoruz ama öyle gitmek zorunda değildi.
Bu işler kendi ekibinden, ekibindekilerden, yardımcılarından, meclis üyelerinden korkarak yapılamaz.
Muharrem Hoca biraz olsun başarılı olmak istiyorsa, hataya düşmemek istiyorsa anlamadığı konularda konuşmamalı.
Bilmiyorsa dinlemeli.
Sabah akşam toplantılar yapıp tartışmalı.
Kendisi yönetemiyorsa birlikte yönetmeli.
O birlikteliğin içinde canının istediği adamlar değil fikren gerçekten yararlanacağı adamlar olmalı.
Karşı görüş belirteni saf dışı bırakmaya çalışmamalı.
Aksine onlardan yararlanmamalı.
Belediye memuru gibi değil, Belediye Başkanı gibi durmalı.
Yürümeli.
Konuşmalı.
Anlamalı.
Temsilin ötesine geçebilmeli.
Tavsiyemiz şu.
Başkan, meclis üyeleri ve yardımcıları hiçbir iş yapmayıp bir hafta on gün kendilerini bir odaya kapatıp önce bir çalışma yöntemi üzerinde görüş birliğine varmalı.
Ekip ruhunu ve yardımlaşma duygusunu tazelemeli.
Kentin ileri genleri ile buluşup fikirlerini ve desteğini alma yoluna gitmeli.
Ama o tavsiyeler, kat, büfe, işgal olmamalı.
Sonra haftada bir yaptıklarını yapmadıklarını gözden geçirmeli.
Bunu yapabileceklerine inanmıyorum.
Ama yine de söylemem gerek.
Çünkü bizim için önemli olan Zonguldak!
Eğer bunları yapabilirse zaten aşama kat etmiş demektir!
Güzel bir hafta sonu dileğiyle.