Önümüzdeki kış, Zonguldak&[#]8217;ta doğalgaz kullanacaktık.
Tüm yetkililer öyle diyordu.
İhaleyi kazanan firma da çalışıyordu.
Ama kent merkezinde doğalgazla ilgili bir çalışma yok.
Bu çalışma ne zaman başlayacak?
Doğalgazcının kazdığı çukurlar ne zaman kapatılacak?
Yollar ne zaman asfaltlanacak?
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, hala kış uykusundan uyanamadı.
Havalar ısındı.
Şimdi belediyenin öyle bir çalışma yapması lazım ki.
Ama nerde?
Nerede çalışıyor bunlar?
Bilmiyoruz.
İnşallah kentin yararına çalışıyorlardır.
Yel kayadan ne alır?
Dalgalı denizlerde, nice fırtınalarla boğuştuk, geldik.
&[#]8220;Limandan çıkamaz&[#]8221; dediler. &[#]8220;Çıksa da limana giremez&[#]8221; dediler. &[#]8220;Dalgalı denizde batar gider&[#]8221; dediler.
Her fırtınadan, her dalgadan ders çıkartarak geldik. Nice krizlerle, nice kerizlerle baş ettik. Pusula, yola çıktığı kadrosuyla devam ediyor. Yola çıktıklarımızı, yolda bulduklarımıza değişmeden ilerliyoruz. Uzaklardan, &[#]8220;Biz fırtınayız&[#]8221; diyenlerin sesini &[#]8220;hapşırık&[#]8221; sayıyor, &[#]8220;sağlıklı yaşayın&[#]8221; diyoruz.
Son cümle: Yel kayadan ne alır? Alsa alsa toz alır!
Kıssadan Hisse: Hangi sandalye&[#]8230;
Renkli kişiliğiyle ün yapmış bir felsefe hocası, yılın son sınavını yapmak üzere sınıfa girmiş. Bütün öğrenciler, çok heyecanlı, hepsi merakla soruları bekliyorlar, felsefe hocası sınıfa şöyle bir bakmış, derken sandalyesini kaptığı gibi kürsünün üzerine koymuş. &[#]8220;İşte 100 puanlık tek soru. Bana bu sandalyenin var olmadığını ispat edin&[#]8221; demiş. Herkes bir girişmiş yazmaya, efendim hızlı hızlı yazanlar, harıl harıl düşünenler derken, aralarından biri kâğıda tek bir cümle yazmış, sonra kalkmış hocasına vermiş ve sınavı bitirip çıkmış... Sonuçlar açıklandığı zaman bir bakmışlar, koca sınıfta 100 üzerinden 100 alan tek kişi var, o da sınavı 2 dakikada bitirip çıkan çocuk! Peki, acaba çocuğa 100 puan getiren o tek cümle neymiş?
Cevap kâğıdına sadece şunu yazmış:
&[#]8220;Hangi sandalye?&[#]8221;
(Bu kıssadan herkes kendine düşeni alsın.)
Günün Fıkrası: Otobüs şoförü&[#]8230;
Hidayet ölünce, cennetin kapısında kuyruğa girer. Hemen önünde bekleyen adam pederdir. Kapıda bir melek beklemektedir. Melek pedere sorar: &[#]8220;Hiç günahın var mı peder?&[#]8221;
Peder, &[#]8220;Aziz melek, ben rahiptim. Tüm hayatım boyunca hep Tanrıma dua ettim. Karıma ve çocuklarıma sadık kaldım. İnsanlara ve hayvanlara hep yardım ettim&[#]8221; der. Melek de, &[#]8220;Çok iyi, bunları biliyorduk zaten. Al sana cennetin gümüş anahtarı&[#]8221; der. Ve sonra Hidayet´e döner: &[#]8220;Senin hiç günahın var mı?&[#]8221;
Hidayet: &[#]8220;Ben de her zaman hayvanlara ve insanlara iyilik yapardım. Tanrıya dua etmedim açıkçası, inancım da zayıftı ve bir günahım vardı. Çok sert ve hızlı otobüs kullanırdım.&[#]8221;
Melek, Hidayet´e döner, &[#]8220;Bunu da biliyoruz... Çok iyi, al sana cennetin altın anahtarı&[#]8221; der... Peder bu olaya çok sinirlenir: &[#]8220;Ben hayatımı Tanrıya adadım, siz de gidip bu adamı cennette benden üstün tutuyorsunuz, haksizlik değil mi?!!&[#]8221;
Melek gülerek: &[#]8220;Oğlum, sen vaaz verirken herkes uyuyordu, ama Hidayet otobüs kullanırken herkes dua ediyordu. Skor farklı yani&[#]8230;&[#]8221;
Günün sözü:
Patates bile bazı insanlardan daha onurluydu. Hiç olmazsa kızarmasını biliyor!