Siyasi partilerin il ve ilçe başkanlıklarının genel ve yerel anlamda düşünceler geliştirip projeler üretemediğinden bahsetmiştim.
Yerel yönetimlerin zayıflığını dile getirirken artık bu anlayışın sona ermesi gerektiğini belirttim.
Yani siyasi partilerin yerel organları kendi kentlerindeki sorunların çözümü için ciddi çalışmalar yapmalı, propagandalarını da bu çalışmalar üzerinden yapmalıydı.
kent tuvaletlerinin içler acısı bir durumda olduğundan yola çıkarak örnek göstermiştim.
Yani kentte ki tuvaletlerin bu kadar kötü olması da aslında bir propaganda malzemesi olabilir.
Aslında malzeme çok.
Konu çok.
Çünkü her alanda bir sorun var.
Bunlar genel eleştiriler içinde kayboluyor.
Halka yönelik konular bunlar.
Siyasi organların ve sivil toplum örgütlerinin sürece ve sonuca katkı vermesi çok kolay.
Ancak siyaset alışkanlığından gelen bir duyarsızlık söz konusu.
Başka bir duyarsızlık ise bu durumları kabul etmeme.
Akıllı bir yönetici kentte ki görüş ve düşünceleri dinler.
Bugün yönetimlerde kimler varsa yapması gereken ilk aslında bu.
Ancak bizde işler inatla yapılmaya çalışıldığından sonuca da gidilemiyor.
Zahmetli oluyor.
MHP İl Başkanı Mustafa Korkutan ile önceki akşam karşılaştık.
Yazılarımın il başkanlarını rahatsız ettiğini belirterek bir tepki olduğundan bahsetti.
Önce şaka zannettim.
Sonra yeniden sordum.
Oldukça ciddiydi.
Buna sevinmek mi gerekir üzülmek mi diye düşündüm.
Sonra sevinmem gerektiğine inandım.ü
Korkutan&[#]8217;ın dün KGD&[#]8217;yi ziyaretindeki sözleri aslında eleştirilerden çıkardığı sonucu ortaya koyuyordu. Ve iktidar partisi yetkililerine seslenip şöyle diyordu;
&[#]8220;Bizi alıp eski iktidarlar döneminde yapıldığı gibi Ankara´ya götürmek isterseniz ve bizimde desteğimizle Ankara´ya baskı kurmak isterseniz biz varız dedim. MHP olarak iktidarla birlikte Ankara´da bakanlıkların kapısında yatmaya hazır olduğumuzu her zaman söylüyoruz.
Ayrıca Zonguldak´ın bazı sorunlarına çözüm yolları üretmeye gayret ediyoruz. Sizin de bahsettiğiniz gibi bazı alanlarda çalışma komisyonları kuruyoruz. Çalışma ve düşüncelerimizi de tek tek anlatacağız&[#]8221;.
İşte bu.
Yerel yönetimlerin partilerin hızına yetişebilmesi için konuşarak değil çalışarak kamuoyu desteği sağlaması gerekiyor.
Aynı şekilde diğer partiler de artık anlayış değişikliğine gitmek zorunda.
Burada da bir rekabet olabilir.
MHP&[#]8217;yi izleyeceğiz.
Komisyonlar neler üretecek, Korkutan hangi sorunların çözümüne katkı sağlayacak ve bu çabalar kamuoyu üzerinde nasıl etki yapacak?
Bunları birlikte göreceğiz.
Belki bu sayede siyasetin pası biraz silinir, kalite biraz yükselir.
Yerel yönetimlerin zayıflığını dile getirirken artık bu anlayışın sona ermesi gerektiğini belirttim.
Yani siyasi partilerin yerel organları kendi kentlerindeki sorunların çözümü için ciddi çalışmalar yapmalı, propagandalarını da bu çalışmalar üzerinden yapmalıydı.
kent tuvaletlerinin içler acısı bir durumda olduğundan yola çıkarak örnek göstermiştim.
Yani kentte ki tuvaletlerin bu kadar kötü olması da aslında bir propaganda malzemesi olabilir.
Aslında malzeme çok.
Konu çok.
Çünkü her alanda bir sorun var.
Bunlar genel eleştiriler içinde kayboluyor.
Halka yönelik konular bunlar.
Siyasi organların ve sivil toplum örgütlerinin sürece ve sonuca katkı vermesi çok kolay.
Ancak siyaset alışkanlığından gelen bir duyarsızlık söz konusu.
Başka bir duyarsızlık ise bu durumları kabul etmeme.
Akıllı bir yönetici kentte ki görüş ve düşünceleri dinler.
Bugün yönetimlerde kimler varsa yapması gereken ilk aslında bu.
Ancak bizde işler inatla yapılmaya çalışıldığından sonuca da gidilemiyor.
Zahmetli oluyor.
MHP İl Başkanı Mustafa Korkutan ile önceki akşam karşılaştık.
Yazılarımın il başkanlarını rahatsız ettiğini belirterek bir tepki olduğundan bahsetti.
Önce şaka zannettim.
Sonra yeniden sordum.
Oldukça ciddiydi.
Buna sevinmek mi gerekir üzülmek mi diye düşündüm.
Sonra sevinmem gerektiğine inandım.ü
Korkutan&[#]8217;ın dün KGD&[#]8217;yi ziyaretindeki sözleri aslında eleştirilerden çıkardığı sonucu ortaya koyuyordu. Ve iktidar partisi yetkililerine seslenip şöyle diyordu;
&[#]8220;Bizi alıp eski iktidarlar döneminde yapıldığı gibi Ankara´ya götürmek isterseniz ve bizimde desteğimizle Ankara´ya baskı kurmak isterseniz biz varız dedim. MHP olarak iktidarla birlikte Ankara´da bakanlıkların kapısında yatmaya hazır olduğumuzu her zaman söylüyoruz.
Ayrıca Zonguldak´ın bazı sorunlarına çözüm yolları üretmeye gayret ediyoruz. Sizin de bahsettiğiniz gibi bazı alanlarda çalışma komisyonları kuruyoruz. Çalışma ve düşüncelerimizi de tek tek anlatacağız&[#]8221;.
İşte bu.
Yerel yönetimlerin partilerin hızına yetişebilmesi için konuşarak değil çalışarak kamuoyu desteği sağlaması gerekiyor.
Aynı şekilde diğer partiler de artık anlayış değişikliğine gitmek zorunda.
Burada da bir rekabet olabilir.
MHP&[#]8217;yi izleyeceğiz.
Komisyonlar neler üretecek, Korkutan hangi sorunların çözümüne katkı sağlayacak ve bu çabalar kamuoyu üzerinde nasıl etki yapacak?
Bunları birlikte göreceğiz.
Belki bu sayede siyasetin pası biraz silinir, kalite biraz yükselir.
CHP&[#]8217;de son durum
CHP&[#]8217;de İl Kongresi öncesi kamplaşma artarak devam ediyor. Osman Yayla kanadı sessiz görünüyor. İdris Şahin kanadı ise saldırıyor. Şahin kanadına göre iş bitti.
Yayla kanadına göre ise mevcut yönetim devam eder.
Arada dedikodular üretiliyor.
Bu durumda ittifaklar gündeme gelecek.
Milletvekili olmak isteyenlerin müdahalesi, pazarlıkları sonucu belirleyecek.
Ali Koçal, Ali İhsan Köktürk, İsmail Eşref, Halil Posbıyık, Şerafettin Turpçu, Kenan Köktürk, Nadir Saraç.
Bunlardan Saraç Devrek Belediye Başkanlığı ile yetinir.
Ak Parti&[#]8217;li Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar&[#]8217;ın Milletvekili olması durumunda yeniden başkan seçileceğine inanan Saraç beklemede. İki tarafında uçmasına gerek yok.
Ancak mevcut durumda son haftaya girilirken ben şansın hala Osman Yayla&[#]8217;dan yana ağır bastığını düşünüyorum.
Son gün pazarlıkları var daha.
Kilit isim ise Milletvekili Ali İhsan Köktürk.
Yayla kanadına göre ise mevcut yönetim devam eder.
Arada dedikodular üretiliyor.
Bu durumda ittifaklar gündeme gelecek.
Milletvekili olmak isteyenlerin müdahalesi, pazarlıkları sonucu belirleyecek.
Ali Koçal, Ali İhsan Köktürk, İsmail Eşref, Halil Posbıyık, Şerafettin Turpçu, Kenan Köktürk, Nadir Saraç.
Bunlardan Saraç Devrek Belediye Başkanlığı ile yetinir.
Ak Parti&[#]8217;li Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar&[#]8217;ın Milletvekili olması durumunda yeniden başkan seçileceğine inanan Saraç beklemede. İki tarafında uçmasına gerek yok.
Ancak mevcut durumda son haftaya girilirken ben şansın hala Osman Yayla&[#]8217;dan yana ağır bastığını düşünüyorum.
Son gün pazarlıkları var daha.
Kilit isim ise Milletvekili Ali İhsan Köktürk.
Hükümet - Yargı - Ordu
Hükümet ile Yargı organları arasındaki kavganın sonucu merakla bekleniyor. Medyanın inişli çıkışlı seyri kafaları bulandırıyor.
Hükümetler üzerinde her zaman bir gölge olan TSK&[#]8217;da bazı subayların sözde darbe planlarıyla ilgili irdeleme aslında sağ- sol her kanattan tepki aldığı kadar memnuniyette yaratıyor.
Tepki seslerinin yükselmesinin en büyük nedeni ise bunu yapanın Ak Parti olması.
Keşke koalisyon hükümetleri döneminde böylesine derin bir sorgulama yapılabilseydi.
Ya da CHP iktidara gelip bu süreci işleyebilseydi.
Süreç ve sonuç hakkında taraftar yorumları kavgayı tetikliyor.
Yöntem rahatsız edici.
Taraftarlaştırılmış medyanın savaşı rahatsız edici. Bilen bilmeyen herkesin konuşması rahatsız edici.
Sürecin sonu merak ediliyor.
İktidar kendisine güveniyor.
Başta Bülent Arınç olmak üzere taraflar bir birini tahrik ediyor.
Hala kan dökülmemesi çok büyük şans.
İddialar doğru çıkmaz, bunca insan boş yere yatırılırsa bir gün tam tersi bir yaşanacaktır!
Hükümetler üzerinde her zaman bir gölge olan TSK&[#]8217;da bazı subayların sözde darbe planlarıyla ilgili irdeleme aslında sağ- sol her kanattan tepki aldığı kadar memnuniyette yaratıyor.
Tepki seslerinin yükselmesinin en büyük nedeni ise bunu yapanın Ak Parti olması.
Keşke koalisyon hükümetleri döneminde böylesine derin bir sorgulama yapılabilseydi.
Ya da CHP iktidara gelip bu süreci işleyebilseydi.
Süreç ve sonuç hakkında taraftar yorumları kavgayı tetikliyor.
Yöntem rahatsız edici.
Taraftarlaştırılmış medyanın savaşı rahatsız edici. Bilen bilmeyen herkesin konuşması rahatsız edici.
Sürecin sonu merak ediliyor.
İktidar kendisine güveniyor.
Başta Bülent Arınç olmak üzere taraflar bir birini tahrik ediyor.
Hala kan dökülmemesi çok büyük şans.
İddialar doğru çıkmaz, bunca insan boş yere yatırılırsa bir gün tam tersi bir yaşanacaktır!