AK Partide ilçe kongreleri Merkez İlçe ile tamamlandı.
İki adayla gidilen seçimde ipi Recep Regaip Bayraktar göğüsledi.
Sonuç bize göre sürpriz değildi.
Beklenen oldu.
AK Partide genel merkezin desteğini arkasına almayan kimse başkan olamaz.
Diyelim ki oldu.
Olsa bile başkanlık yapamaz.
Ya bir süre sonra istifa eder, ya da görevden alınır.
Gelin birlikte kongreyi analiz edelim:
Bayraktar da genel merkezin adayı görüntüsü vardı.
Kongre yaklaşırken görevden alınan önceki başkan Ünal Çil&[#]8217;in yerine Bayraktar&[#]8217;ın atanması bunun işaretidir.
Bayraktar seçime bu avantajla girdi.
Teşkilatın içinden geliyordu.
Kazanmasında bunun da payı vardı.
Geçen yılın ekim ayından kongrenin yapıldığı ocak ayına kadar yaklaşık 4 ay süreyle başkanlık yaptı.
Bu süreçte iyi bir sınav vermiş olmalı ki delegeler tercihini kendisinden yana kullandı.
Bayraktar&[#]8217;ın konuşması da (içerik olarak) etkileyiciydi.
Partililere ve Bartın&[#]8217;a güzel mesajlar veriyordu.
Bu konuşma metnini kim hazırladıysa iyi hazırlamış.
Kendisini tebrik etmek lazım.
Bayraktar epeydir parti yönetiminde.
Partililerle haşır neşir.
Bir de seçime başkan olarak girdi.
Suyun başında olan her zaman için avantajlıdır.
Bunu delegeye daha hakimdir anlamında söylüyorum.
Rakibi bana göre zayıftı.
Murat Yıldırım ismini kim öne çıkardıysa yanlış yapmış.
AK Partide tepeden inme olmaz.
Bu isim partililerin, kamuoyunun tanıdığı, bildiği bir isim değil.
O nedenle kazanma şansı düşüktü.
Bir de genel merkeze karşı bir görüntü vardı.
Bu da kaybetmek için yeter de artardı.
Konuşması da etkileyici, artı puan getirici değildi.
Yıldırım&[#]8217;ın yanında partide eskiden merkez ilçe başkanlığı yapmış, il ve ilçe yönetimlerinde bulunmuş isimler vardı.
Bu isimler kendilerini bir şekilde aktif siyasetin dışında bulmuş kişilerdi.
Yani pozisyonlarını, konumlarını, güçlerini kaybetmişlerdi.
20 yılı aşkın bir süredir bu mesleğin içindeyim.
Bugüne kadar partilerde olsun, derneklerde olsun, odalarda olsun, kulüplerde olsun yüzlerce kongre gördüm.
Çoğunu da yakından takip ettim.
Hiç kaybedenler tarafından desteklenen bir adayın kazandığını görmedim.
Yıldırım&[#]8217;ın yanındaki bu tür isimler muhalif partili görünümündeydi.
AK Parti Merkez İlçe kongresinde Bayraktar kazanırken dolayısıyla muhalifler de boylarının ölçünü almış oldu.
Muhalifler daha önce de (eski il başkanı Yakup Ulupınar&[#]8217;ın seçiminde) boylarının ölçüsünü almışlardı.
Demek ki bu ölçünün arada bir alınması gerekiyormuş.
Bu arada 1993&[#]8217;te yapımına başlanan ve tamamlaması AK Partiye nasip olan Kültür Merkezi&[#]8217;nde AK Parti Merkez İlçe kongresi ile ilk kongre de yapılmış oldu.
400 kişilik salonda yapılan kongreye partililer büyük ilgi gösterdi.
Bu salonla Bartın&[#]8217;ı kongre turizmine açabiliriz, turizmimizi çeşitlendirebiliriz diye düşünüyorum.
Bu konuda çalışma yapılsa iyi olur.
Recep Regaip Bayraktar&[#]8217;a görevinde başarılar diliyoruz.
Umarız ekibiyle birlikte yapmak istediklerini yapar.
Dileriz verimli olur ve Bartın&[#]8217;a hizmeti geçer.
İnşallah arkasında güzel eserler bırakır.
Bayraktar dönemi hayırlı uğurlu olsun.
Kar yağdı böyle oldu
Yollar kapandı.
260 köyümüz var, hemen hemen tamamında ulaşım aksadı.
Ekipler çoğunu açtı, yağış devam ettiği için kar yeniden kapattı.
Karayollarında bile sıkıntı oldu.
Birçok köyün elektriği kesildi.
Sadece köyler olsa iyi, aynı sıkıntı şehir merkezlerinde de yaşandı.
Bartın kent merkezinde Çarşamba akşamı saat 23.00&[#]8217;de kesilen elektrikler saat 01.00&[#]8217;de zor geldi. Sonra saat 03.00&[#]8217;de bir daha kesildi. Bu kesinti de 05.00&[#]8217;e kadar devam etti.
Buna elektrikler Çarşamba gitti, Perşembe geldi demek lazım.
Salı ve Çarşamba günü gündüz saatlerinde de akımlar birçok defa gidip geldi.
Aynı şekilde dün de öyle.
Elektronik aletlerimiz (bilgisayar, televizyon, faks, buzdolabı vesaire) bozulacak diye ödümüz koptu.
Akımlar her gittiğinde işimizden gücümüzden olduk.
Laf başına gelince bütün kurum ve kuruluşlar kesintisiz, kaliteli, güvenli ve hızlı hizmetten söz ediyor.
Kar yağınca, rüzgâr esince, hava yağmurlu olunca, şimşek çakınca, gök gürleyince, fırtına çıkınca ilk önce elektriğimiz gidiyor.
Bu devletteyken de böyleydi, özelde de böyle.
Elektrik şirketi yaklaşık iki yıldır Bartın&[#]8217;da bakım ve onarım yapıyor, tesis yeniliyor, altyapıyı ve üstyapıyı güçlendiriyor.
Benim merak ettiğim bu işler yapılırken hava şartları göz önünde bulundurulmaz mı acaba?
Yani bizim sistemimiz şu kadar metre kar yağışına kadar dayanıklı olamaz mı?
Sistemimizi kar, yağmur, rüzgâr, fırtına, şimşek gök gürültüsü, aşırı sıcak, aşırı soğuk gibi hava hareketlerine uygun hale getiremez miyiz?
Bu en azından belirli bir noktaya kadar olamaz mı?
Aynı şekilde haberleşme de öyle.
Bazı yerlerde telefonlar kesildi.
İletişim aksadı, insanlar bir süre birbiriyle görüşemedi, faks çekemedi, elektronik posta gönderemedi.
Kış mevsimindeyiz.
İllaki kar yağacak.
Bu az olur, çok olur.
Ne kadar yağacağını Allah bilir.
Meteoroloji de tahmin eder.
Yarım metre olur, bir metre olur, bir buçuk metre olur, hatta iki metre bile olur.
Olur oğlu olur.
Eğer kurum ve kuruluşlar olarak maksadımız insanlara kesintisiz, verimli, sağlıklı, güvenli, kaliteli, hızlı ve etkili hizmet sunmaksa olumsuz hava koşullarında da bunu gerçekleştirebilmeliyiz.
Yarım metre karda elektriklerimiz kesilmemeli.
Bu kadar karda okullarımızı tatil etmemeliyiz.
Hani o çok önemli, olmazsa olmaz dediğimiz eğitimi aksatmamalıyız.
2023 hedefine giderken bu dediklerim göz önünde bulundurulsa iyi olur.
Kar ve yağmuru, rüzgâr ve fırtınayı, şimşek ve gök gürültüsünü önleyemeyiz ama alacağımız önlemlerle elektriksiz, susuz, yolsuz, okulsuz, telefonsuz kalmayabiliriz.
Ya da bu aksaklıkları çok kısa sürede, insanları mağdur etmeyecek şekilde giderebiliriz.
Amasra ve İnkumu için tünel projeleri hazırlamayı biliyoruz.
Bu dediklerim için de hazırlamayı bilmeliyiz.
Kentimizi daha yaşanabilir hale getireceğiz diyoruz ya daha yaşabilirliğin ölçülerinden biri de işte budur.