Milletvekilimiz Rıza Yalçınkaya&[#]8217;nın Belediye Başkanımız Cemal Akın&[#]8217;a yönelik eleştirilerine MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik cevap verdi.

&[#]8216;Usul olarak yanlış. Milletvekiline cevabı başkanın vermesi gerekirdi&[#]8217; diyelim Özçelik&[#]8217;in sözlerine bir göz atalım.

Özçelik, Yalçınkaya&[#]8217;nın yapamadıklarını Akın&[#]8217;ın yaptığını, eleştiri yerine teşekkür edilmesi gerektiğini söylerken, ağır bir laf etti: &[#]8220;İflas demek ağır kaçar mı bilmem ama milletvekilliği Yalçınkaya için kurtuluş olmuş olabilir&[#]8221;

Bilmem ve olabilir şeklinde yuvarlak laflar edip kesin ifade kullanmıyormuş gibi görünen Özçelik aslında diyeceğini diyor.

Yalçınkaya&[#]8217;nın Belediye Başkanlığını kaçar gibi bıraktığı, belediyenin de o dönemde kötü yönetildiği mesajını veriyor.

Biz Özçelik&[#]8217;in sözlerini tartışacak değiliz.

Yalçınkaya&[#]8217;yı savunacak da değiliz.

O bunu zaten kendisi yapar.

Özçelik&[#]8217;in sözlerinin üzerinden belediye başkanlarının vekillik heveslerini konuşacağız.

Eskiden gazetecilik mesleği bu işi meslek olarak görmeyenler ve uzun süre yapmak istemeyenler için devlet kurumlarına kapağı atma konusunda basamak, sıçrama tahtası olarak görülürdü.

Bizim hesap Belediye Başkanlığı makamı da nedense milletvekilliği için sıçrama tahtası olarak görülüyor.

Bu sözüm tabii ki öncelikle Bartın Belediye Başkanlığı için geçerli.

İlçe ve belde belediye başkanlarımızın içinde de mutlaka vekilliğe heves edenler vardır ama onlar kendilerine sıra gelmeyeceğini bildikleri için pek öyle öne atılmazlar.

Koltukta mı bir şey var, oranın havasından mı suyundan mı anlayamadım ama başkan olanlar ilk seçimden itibaren, belki de daha koltuğa oturmadan milletvekilliği hesabı yapıyor.

Fırsatını bulunca da arkalarına bile bakmıyorlar.

Bilmeyenler için hatırlatalım; Yalçınkaya Bartın&[#]8217;da 1999-2007 yılları arasında DSP&[#]8217;den iki dönem Belediye Başkanlığı yaptı.

22 Temmuz 2007&[#]8217;de yapılan seçimler öncesi adaylık için mayıs ayında istifa etti.

Aday oldu, seçime girdi, kazandı, CHP&[#]8217;den milletvekili oldu. Şimdi iki dönemdir milletvekili.

2007&[#]8217;de genel seçimlere girdiğinde belediye başkanlığının bitmesine iki koca yıl vardı.

Anlayacağınız Yalçınkaya ikinci dönemini yarım yapmıştı.

Ben bir göreve seçimle gelenlerin o görevin süresini bitirmeden bırakıp başka bir göreve talip olmasına karşıyım.

Bu davranışı etik bulmuyorum.

Verilen oylara saygısızlık sayıyorum.

Vatandaş size inanıyor, güveniyor, 5 yıllığına bana hizmet et diyor, göreve getiriyor.

Siz bu süreyi tamamlamadan bırakıp gidiyorsunuz.

Belediye Başkanı mı seçildiniz, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı mı oldunuz, İl Başkanlığına mı getirildiniz, görev sürenizi tamamlayın, ondan sonra ne yaparsanız yapın.

Rıza Yalçınkaya&[#]8217;dan önce iki dönem görev yapan Oğuz Pir de milletvekilliği için görevden ayrılan başkanlar arasındaydı. Ama seçime giremediği için bu arzusu gerçekleşmedi.

Gerçi Oğuz başkanın ki biraz talihsizlik oldu, o dönemde partisinin genel başkanı olan Mesut Yılmaz söz verdi, vermedi tartışmaları arasında adaylığı kaynadı gitti.

Bugünkü Başkanımız Cemal Akın&[#]8217;ın gönlünde yatan aslan da bu.

Cemal başkan da milletvekilliği hesabı yapıyor.

Öyle sanıyorum ki uygun bir zamanını bulunca şartlar da müsait olursa aday olup başkanlık defterini kapatacak.

Keşke belediye başkanlığı devamlı bir iş olarak görülse.

Kulakları çınlasın Kurucaşile eski Belediye Başkanımız Süreyya Sarıtaş 5 dönem üst üste görev yaparak başkanlıktan emekli olmuştu.

Görevini yaparken milletvekilliğine talip olmadı.

Kendisini seçen halka emekli oluncaya kadar hizmet etti.

Kurucaşile onun döneminde çok hizmet gördü.

Bartın&[#]8217;da ilk su arıtması Kurucaşile&[#]8217;de kuruldu.

Dediğim gibi belediye başkanlığına soyunanlar ve bu göreve layık bulunanlar bu işi halk kendilerini seçmeye devam ettiği sürece yapmalılar.

Bir de şu var; Yerel seçim ile genel seçim aynı anda yapılmadığı için başkanlar görev süreleri devam ederken vekil adayı olmak istiyorlar.

O nedenle görevlerini yarım bırakıyorlar.

Daha önce (sanıyorum 1999&[#]8217;da) genel ve yerel seçim birlikte yapılmıştı.

Yine öyle bir imkân olursa en azından belediye başkanları görevlerini (son üç ay hariç) yarım bırakmamış olurlar.

Yerel seçimlerde başkan adayları &[#]8216;görevimi yarım bırakıp da milletvekili adayı olmayacağım&[#]8217; diye taahhütte bulunmalı.

Seçmenler de bu hususa çok dikkat etmeli.

Yeşilyurt&[#]8217;un vedası

Yeni görevi bakanlık müşavirliği, yeni görev yeri Ankara olan Milli Eğitim Müdürümüz Hacı Ali Yeşilyurt basına önem veren bir müdürümüzdü.

Nitekim bunu veda ziyaretiyle de bir kez daha gösterdi.

Gazetecilerle bürokratlar (buna siyasiler de dahildir) demokrasilerde çoğu zaman aynı ortamı paylaşan, birbirini çok sık gören ve birbiri için olmazsa olmaz diyebileceğimiz kişilerdir, meslek mensuplarıdır.

O nedenle aralarında uzun süreli kırgınlık, küslük olmaz.

Yeşilyurt müdürümüzle öğretmenevinin okulların yemek ihalesini alması gibi ters düştüğümüz, atıştığımız konular da oldu.

Buna rağmen birbirimizin yüzüne bakamayacak şekilde sözler sarf etmedik.

Gazeteciler bürokratlarla vatandaşların arasında köprü gibidir.

Bu köprü ne kadar sağlam olursa o kadar iyi olur.

Meselenin önemine binaen buradan, görevdeyken neredeyse her gün görüştükleri basına bir Allahaısmarladık demeden, helallik almadan giden bürokratlar da oldu.

Yeşilyurt müdürümüz onlardan değil.

Sayın Yeşilyurt ile gazetemizi ziyaretinde bizimle vedalaşıp helalleşirken yaptığımız sohbette 10 yıl gözümüzün önünden film şeridi gibi geçti.

10 yıla çok işler sığdırdı.

Belki daha yapacak çok işi vardı ama buna bakanlık müsaade etmedi.

Bartın Yeşilyurt döneminde eğitimde üst sıralara tırmandı.

Seviye Belirleme Sınavı&[#]8217;nda ve Üniversite sınavında çok iyi yerlere geldik.

Özelikle üniversitede ilk 10&[#]8217;un içine girerek önemli bir başarı elde ettik.

Fiziki olarak da iyi bir konumdayız.

Bu dönemde yeni okullar kazandık.

Gazetecilik yaşım gereği Reşat Kumbasar&[#]8217;dan Osman Ahıskalı&[#]8217;ya ve Mehmet Gümüş&[#]8217;e kadar

Bartın&[#]8217;da görev yapan bütün Milli Eğitim Müdürlerini tanıma ve onlarla birlikte çalışma fırsatı buldum.

Fiziki olarak en çok iş Kumbasar döneminde yapıldı.

Başarı olarak en verimli dönem ise Yeşilyurt dönemiydi.

Yeşilyurt en başarılı müdür olmakla birlikte aynı zamanda en uzun süre görev yapan Milli Eğitim Müdürü oldu.

Bildiğimiz kadarıyla Sayın Yeşilyurt&[#]8217;un görevden alınmasına sebep olabilecek bir hatası, kabahati yoktu.

Başarıysa ziyadesiyle var.

O halde soru şu; başarılı bir müdür neden görevden alınır?

Var mıdır bunun bir açıklaması?

Sayın Tunç bu konuda bir şey der mi acaba?

Kulaç&[#]8217;ın vefatı

Eski Baro Başkanımız Şeref Yıldız&[#]8217;dan sonra Emekliler Derneği Başkanımız İsmail Kulaç&[#]8217;ı da kaybettik.

İkisi de Bartın için acı kayıp.

Kulaç&[#]8217;ı 20 senedir tanırım.

Değerli bir insandı.

Hayatını emeklilere ve dernek başkanlığına adamıştı.

Ben bildim bileli dernek başkanıydı.

Bu görevi bırakamayacak kadar çok severdi.

Kendisini bu yüzden eleştirmişliğim de olmuştu.

En çok intibaktan söz ederdi.

Çok beyanatını aldık, çok haberini yaptık.

Lafını sakınmaz, eleştiriden çekinmez, korkmadan konuşurdu.

Gazetecilerin aradığı adamdı.

Allah rahmet eylesin.