Zonguldak’ta Gazipaşa Caddesi’nin trafiğe kapatılması için Zonguldak Valimiz Sayın Ali Kaban, Emniyet Müdürümüz Sayın Osman Ak ve Belediye Başkanımız Sayın Muharrem Akdemir anlaşmışlardı.

Valilikte yapılan üçlü zirvede her konuda mutabık kalınmıştı.

Belediye Başkanı Akdemir ile Emniyet Müdürü Ak, cadde ve sokakları gezerek güzergah planlaması da yapmışlardı.

Büyük bir heyecanla bekliyorduk.

Zonguldak’ta ilk kez “köklü” bir değişim olacaktı.

Ama ne olduysa oldu, bu proje durdu.

Kime sorsam, “Bizimle ilgisi yok” diyor.

O halde bu iş yine Sevgili Başkanımız Muharrem Akdemir’in kucağında...

Niye ayak sürtüyor, niye direniyor, anlamış değiliz.

Bu Akdemir’in ilk geri vitesi de değil.

Daha önce de birçok konuda “evet” deyip sonra “hayır” demişti.

“Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar” gibi...
Sevgili Akdemir; şöyle güzel bir iş yap da bizi utandır artık.

Haydi, ne bekliyorsun?

Zinalık yapma!

Biri var. İşi-gücü zinalık... Menfaati için solcuyken, sağcı oluyor.

Sonra yeniden sola geçiyor. Twitter’da sahte hesap açıp eski çalıştığı kuruma şantaj yapıyor. Bedelli askerlik için para istiyor. Sonra millete edep-ahlak dersi veriyor.

Yahu, siz önce, eski başkanın tuttuğu bürodan çıkın, aldığı sandalyeden kalkın, onun parasını verdiği bilgisayarı bırakın, ondan sonra millete akıl verin.

İleride o ilçeye bir nankör heykeli dikilmek istenirse, senin heykelin için kesinlikle sponsor olacağım. Nasıl olsa parasını da belediye verir!

Rant yaratılmış…

Kozlu Belediyesi, yap-işlet-devret modeliyle aylık bin liraya ihale ettiği yere kazanç getirici ilave tesisler yaptırmış.

Yeni işletmeciye rant yaratmış.

Bu rant da piyasada sıkıntı yaratmış.

Konunun uzmanları diyor ki:

“Bu, hukuken mümkün değil.”

Şöyle yorumluyorlar:

“Sonradan yapılan işler, başta olsaydı, o ihaleye başkaları da girerdi.”

Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin’in bu konuyla ilgili ne yapacağı merak ediliyor.

Yetkililer bu konuda harekete geçerlerse, biz de kendilerine yardımcı oluruz.

Az kaldı, bekleyin…

Çok güzel bir gelişme oldu. Ama belgesini bekliyorum.

Belgesi gelince, bombayı patlatacağım.

Pusula’nın ele aldığı konulardan biri hakkında, “Bakanlık” devreye girmiş.

Ve “olumsuz” görüş belirtmiş.

Ortalık bayağı bir hareketlenir.

Ne demiş atalarımız?

“Kötü niyetle iyi murada erilmez.”

Kıssadan Hisse: Kuyuya düşen…

Bir adam, yürürken arkasından bir aslanın koştuğunu görür. Hızla kaçarken, tam önünde bir kuyu görür ve hızla kuyuya iner. İpe sarılıp kuyuya inerken, alt tarafta büyük bir yılan görür. Yılan hızla buna doğru yükselirken, “Ne yapacağım?” der. Üstte aslan, altta yılan… O sırada iki tane fare, biri beyaz, diğeri siyah ipi kemirmeye başlar. Her yerden başı belada iken bir anda yüzünde ıslak bir şey hisseder. Bir arı, bir damla bal yüzüne bırakır ve balın tadı damağında iken, uyanır. “Oh be rüyaymış” der. Bir seyyide anlatır, “Rüyamın yorumu ne?” diye. “Anlamadın mı?” der gülerek: “Peşinden koşan aslan, ölüm meleğidir. İçinde yılan bulunan kuyu, senin mezarındır. Sarıldığın ip, senin hayatındır. Beyaz ve siyah fare, gece ile gündüzdür, ömrünü kemirirler. ‘Peki ya o bal nedir?’ dersen… Dünyanın geçici lezzetidir. Ölümün arkasında bir hesap olduğunu sana unutturur...”