Her ne kadar bir güne sığdırmamak mümkün değilse de, acısıyla tatlısıyla bir &[#]8220;Babalar Günü&[#]8221;nü daha geride bıraktık.

Kimileri babasını özlemle andı, kimileri şikayet etti, kimileri de babasızlığın o tarifsiz acısını anlattı&[#]8230;

Sosyal medya da ise, Babalar Günü üzerine paylaşımlar hakimdi&[#]8230;

Her biri ayrı bir anlam taşıyordu.

[*] [*] [*]

İşte o özlem kokan anlatımlardan biri&[#]8230;

Prof. Dr. Hakan Kutoğlu babasını anlatıyor:

&[#]8220;Ne kadar kötü olurlarsa olsunlar, &[#]8216;oğlum kim bilir ne problemleri var, onların yerinde sen olsan belki sen de aynısını yapardın&[#]8217; diyecek kadar yüksek empatiye sahip, partisi iktidarda iken kendisini muhalif partiden bir amirin yerine atamak isteyenlerin önünü keserek boştaki alt bir kadroya geçmeye razı gelecek kadar olgun davranışlı, &[#]8216;niye karşıt görüşlü gazete okuyorsun?&[#]8217; diye soran komutanına, &[#]8216;onların da görüşünü bilmek gerek&[#]8217; diyebilecek kadar açık fikirli, &[#]8216;memlekette arsalarımız var, onlar bizim&[#]8217; diyen ağabeyine, &[#]8216;babam onları satmıştı&[#]8217; diyecek kadar ahlaklı, &[#]8216;oğlum biz kırk senedir aynı partiye oy veriyoruz, elimiz başkasına gitmez, ama sen bu seçimde şu partiye oy vermelisin&[#]8217; diyebilen rahmetli babam Osman Kutoğlu; sen ilkokul mezunuydun bense doktoralıyım, ama hala senin insanlık seviyene ulaşamadım. Ruhun şad, Babalar Gün&[#]8217;ün kutlu olsun.&[#]8221;

[*] [*] [*]

İşte günümüz Türkiye&[#]8217;sinin, politik, insani ve vicdani şartlarını dikkate aldığımızda örnek bir fotoğraf.

Baba olmakla baba olunmuyor galiba.

Hakan Kutoğlu&[#]8217;nun anlattıkları bana fazlasıyla babamı anımsattı bir kez daha.

Bu arada babam Yaşar Öksüz&[#]8217;ü rahmet ve saygıyla anıyorum.

2007&[#]8217;de ansızın ayrılıverdi aramızdan.

Yıllarca süren acıların- ayrılıkların-özlemlerin ateşinde yanıp tutuşmaktan fazla paylaşamamış olsak da&[#]8230;

Pek çoğumuzda olduğu gibi belki de&[#]8230;

[*] [*] [*]

Bu yüzden öyle ballandıra ballandıra Babalar Günü kutlamaları yapılırken, &[#]8220;babasız çocuklara, yetim ve öksüzlere&[#]8221; yaşatabileceklerimizi hissetmek gerekir.

[*] [*] [*]

Sonuç olarak; Hakan Kutoğlu&[#]8217;nun rahmetli babasıyla ilgili yaptığı tespitlerdeki acı gerçekler aslında bize önemli bir ders veriyor.

Ülkemizde siyasi, ahlaki, vicdani felce neden olan gerçekler var.

Siyasette, bürokraside, esnaflıkta, sokakta böylesi babalara ne çok ihtiyaç var.

Sadece evladına baba olan değil, topluma, mahalleye, camiaya, aileye baba olmak, olabilmek başka bir şey.

Baba olmak kolay&[#]8230;

Baba olmak kolay değil!

[*] [*] [*]

Mesela Zonguldak&[#]8230;

Baba çok.

Ama sorunların karşısına babalar gibi dikilebilecek kaç babayiğit var?

Kendisi gibi düşünmeyenden korkmadan&[#]8230;

Siyasetin şehvetine kapılmadan&[#]8230;

İktidar hırsıyla yanıp tutuşmadan&[#]8230;

Kendinden başkasını yok saymadan&[#]8230;

Kibre ve ihtirasına yenilmeden&[#]8230;

Ekmeğini paylaşabilen, evinde, sokakta, siyasette, bürokraside, sivil inisiyatifte, ticari yaşamda, adalete kendisini adayabilmiş kaç tane baba var?

[*] [*] [*]

Döndük dolaştık konuyu yine kentin asıl meselelerine ve bu kente kötülük eden babalara getirmeyi başardık!

Son günlerde siyasette ağabey olmak isteyenleri görüyor, dinliyoruz.

Galiba bizim ağabeye değil, baba siyasetçilere ihtiyacımız var.

Hepsinden önemlisi, soru şu galiba:

Evladı için bu kadar babacan olanlar, iş bu kentin evlatlarına geldiğinde neden babalık görevlerini yapmaktan korkuyorlar?

Zonguldak ne oluyor da sürekli &[#]8220;babaya&[#]8221; geliyor&[#]8230;

Türk işi - Japon işi&[#]8230;

Bildik bir hikayedir.

Türk toplumunu, bürokrasiyi, kurumları, olaylara ve işe bakışımızı aslında çok iyi özetler.

Ne kadar bilsek de, bir kez daha paylaşmakta fayda var;

&[#]8220;Türk ve Japon şirketleri arasında bir kürek yarışı düzenlenmesine karar verildi.

Japonların takımında;

8 kişi kürek çekiyor,

1 kişi dümencilik yapıyordu.

Türk takımında ise;

2 kişi kürek çekiyor,

3 kişi şeflik,

3 kişi müdürlük yapıyor,

1 kişi de dümeni kullanıyordu.

Her iki takım da, performanslarını en üst düzeyine varabilmek için uzun ve zorlu bir hazırlık döneminden geçti.

Büyük gün geldi ve iki takım da kendini hazır hissediyordu.

Japonlar yarışı bir kilometre farkla kazandılar.

Yarış sonrası Türk takımı çok sarsılmıştı.

Türk şirket yönetimi, yarışın açık farkla kaybedilmesinin nedeninin bulunmasına karar verdi.

Yapılan araştırmalar, analizler ve uzun çalışmalar sonucu düzenlenen raporlara göre hata bulundu ve çözüm önerisi getirildi.

Çözüm olarak yönetimdeki düzeni güçlendirmek ve koordinasyonu güçlendirmek için 1 genel müdür atandı ve sandaldaki ağırlığı dengelemek için kürekçi sayısı da 1&[#]8217;e indirildi.

Japonlara yeni bir yarış teklif etme kararı alındı.

9 kişilik Türk takımı Japonlarla bir yarış yapmak üzere yeniden yapılandı.

Japonların takımında;

8 kişi kürek çekiyor,

1 kişi dümencilik yapıyordu.

Türk takımında ise yeni yapılanma şekli şöyleydi:

1 Genel Müdür,

3 Müdür,

3 Dümen Şefi,

1 Dümenci,

1 Kürekçi&[#]8230;

İkinci yarışı Japonlar, iki kilometre arayla kazandılar.

Tepesi atan Türk şirketi yönetim kurulu, hemen harekete geçti.

Yarışın kaybedilmesinden sorumlu tutulan kürekçi kovuldu, müdürlere ve diğer personele sorunun çözümüne olan katkılarından dolayı ikramiye verildi.&[#]8221;

Yeni bir haftaya başlarken umudunuzu, heyecanınızı yanınızdan ayırmayın!