Hep diyoruz ya,
Başkan olmak için vizyon gerek.
Proje gerek.
Tahsin Erdem hala kamuoyuna,
Bir şey açıklayabilmiş değil.
Tek hamlesi gazeteci azarlamak veya terslemek.
Ben sahada,
Vatandaşa ne dediğini çok merak ediyorum.
80 yaşındaki amcaya ‘Erdem’li belediyecilik yapacağız’ deyince,
Amca ne anlar acaba?
İlk defa bir proje sızdırıyorsun.
Bakıyoruz.
Saadet Partisi adayı Cem Dereli’den araklama.
Cem Dereli ODTÜ mezunu tabi kreatif vaatleri olacaktır.
Ama bari alenen çalmayın.
Ama bir şey söyleyeyim!
Tahsin Erdem Halk Lokantası açamaz.
Tabağını,
Bıçağını,
Çatalını dahi alamaz.
Sonra Mustafa Özdemir’i ara.
O belki çevresinden,
Sayın Erdem için,
Çatal, bıçak takımı talebinde bulunabilir.
Yaşı olan bir ağabeyim aradı.
‘Batuhan eskiden Tansa Marketler vardı. CHP döneminde. Belediye işletirdi. Zonguldak halkı yıllarca bu kurumun zararını ödedi’ dedi.
Lokantası da aynı olabilir.
Tahsin Erdem,
Belediyede görev yaptığı süre boyunca,
Kaç tane önerge verdiğini açıklarsa,
Hizmet takibini nasıl yaptığın anlarız.
Öyle ya!
Lokanta bu!
Kalem çok.
Tahsin Erdem’in belediye hizmet yılı içerisinde,
CHP otopark işletemedi Zonguldak’ta.
Sermayesiz otopark yahu!
Ondan bile bir dünya sıkıntı çektiler.
Tahsin Başkan kazanırsan siparişim şimdiden hazır.
Az pilav,
Az kes,
Az yalan…
* * * * * * * * *
CHP tabanında,
Meclis listesi açıklandıktan sonra,
Tepkiler daha da arttı.
İki aylık CHP’liler,
Mecliste seçilecek yerden gösterildi.
Yılların CHP’lileri ise,
Yine göz ardı edildi.
Bu yazıyı yazarken,
Aldığım bilgiyi aktarayım.
23 Şubat Cuma (Yarın),
Meclis listelerinden istifalar yaşanacak.
Kuvvetle muhtemel isimler şöyle;
Cafer Çapri.
Yüksel Parmak.
Süleyman Özdoğan.
İl Genel Meclisi’nden Nedim Bekar.
Şu saatlerde,
Bu isimlerin istifa edeceğini öğrendim.
Haklılar mı?
Seçilecek yerde olan,
Bazı isimlere baktığımızda,
Evet haklılar!
CHP içi kaynar kazan.
Tahsin Erdem kontrolü kaybediyor.
Haliyle sinir katsayısı artıyor.
Biz Tahsin dedikçe ise,
Akın Kavi hopluyor.
Hoplama yahu!
Az otur.
Mustafa Özdemir bir şey demiyor.
Sana ne oluyor?
* * * * * * * * * *
Keyifli olduğum ikinci gün.
Gün içinde bir haber okudum.
Zonguldak’ta 2023 yılında tam 3 bin 745 çift evlenirken bin 207 çift boşanmış.
Evlenmediğim için ne kadar şanslıyım.
Boşanabilirdim.
Ama belki de boşananlar çok şanslıdır.
Kafes içinde özgürlük türküsü söylemek,
Ne kadar keyifli olabilir ki?
Özgürlük türküsü söyleyince,
Kim özgür olabiliyor ki?
Özgürlüğün ölçüsünde keyifli olmak ne hoş.
Gri bir Zonguldak akşamında,
Islak Gazipaşa kaldırımlarında,
Sadece şiir ve şarkı düşünmek…
Toptancılar Sokağı’nda,
Doktora selam vermek.
Bora Amasralı ile Zonguldak üzerine konuşmak.
Özgürlük güzel şey.
Ali Rıza Tığ’dan ‘Tembel Batuhan’ lafını tekrar duyup,
Sıkılmıyorsam…
Dostum Deniz Külah ile planlar yapıp,
Ertesi gün yenilerini eklemek.
Sonra bir daha onları hatırlamamak.
Tam Balık burcu işleri.
Veya rakıyı mi fazla içtik?
Balık demişken,
Güzel bir şarkı sözü duydum.
“Her damla bağrında
Bir deniz saklar
Sular taşar bilirim
Ağlayınca balıklar”…
TOKİ’nin yaptığı Zonguldak sahili aklıma geldi.
Ben fırtınadan yıkıldı sanmıştım.
Meğer ağlayan balık çokmuş.
Balığın uçması diye bir şey duydum.
Tadım kaçtı.
Kreatif olacağım diye saçmalıklar.
Bir insanın yeteneği ve azmi bellidir.
Balığa kanat takılır mı?
Balık bu sefer kendi meziyetlerini yapamaz hala gelir.
Neyse!
Aklıma yine Citroen var.
Neyse onu unutmalıyım!
Ülkü Tamer’in şiirini mırıldanarak,
Limanı izliyorum.
“Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
*
İyi nişan alırdı kendini asan zenci,
Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.”
Ben Ülkü Tamer ile kuş vurmaya gidiyorum.
Görüşmek üzere…