Hatırlar mısınız TTK’nın eski Demir Ambarları olarak bilinen alanı terminal alanı olarak belirlenmişti.

Çok yazdık, çok çizdik.

Sizler de artık okumaktan bıkmıştınız hani.

Bakın ne oldu.

Daha önce Lavuar tesisini kurarak hizmet veren Park Holding’in sözleşme süresi dolduğu için yeniden ihale yapıldı.

Park Holding ihaleyi kaybetti.

İhaleyi Karbomed aldı.

İhaleyi yeni alan firma Lavuar kurup çalışmaya başlayana kadar eski firma kömür yıkamaya devam edecek.

İhaleyi yeni alan firma ile eski firma mevcut tesisisin devri konusunda anlaşamamış durumda.

Eğer anlaşabilirlerse yeni bir yerde lavuar kurma zorunluluğu olmayacak.

Mevcut tesis kaldırılıp aynı yere yeni tesis kurulması 7-8 ay gibi bir süre gerektiriyor.

Bu da kömür üretiminin durması demek.

Lavuar faaliyetine ara vermemek için yeni Lavuar kuruluncaya kadar eski Lavuardan hizmet alınması gerekiyor.

Ancak o çevrede Lavuar Alanı kurulabilecek en uygun alan bir dönem terminal yapımı için gündeme gelen eski Demir Ambarları

Yani Zonguldak’ta uzun süredir gündemde olan kampus hastanenin yapılması düşünülen yerin tam karşısı.

İmar planında terminal alanı olarak kullanılan bu alanda kurulacak Lavuar’ın uzun yıllar buradan kalkması mümkün olmayacak.

Mahalle halkı da Lavuar’ın buraya yapılmasına karşı.

Topladıkları imzaları Vali Erol Ayyıldız’a sunmuşlar.

Çok taraflı bir mağduriyet söz konusu.

Başka bir konu TTK İnşaat Emlak Daire Başkanlığı burada yapılacak çalışma için ruhsat veya izin talebinde bulunmayınca Zonguldak Belediyesi tarafından mühürlenmiş.

İşlemler yeni yeni yapılıyor.

Olaya ne tarafından bakalım.

İhaleyi alan firma neresi gösterilirse şartname gereği biran önce yatırımına başlamak zorunda.

Mahalle halkı terminal alanı olarak belirlenen alanda Lavuar kurulmasını istemiyor.

TTK’nın terminal alanı falan düşünecek durumu yok.

Belediye ruhsatlandırılmadan yapılan işlemi mühürlemek zorunda.

Peki sorun ne?

Demir Ambarları’na Lavuar, karşısına hastane yaptıranlar da bu kentin yöneticileri.

Görünen o ki kurumların kurumlardan, yöneticilerin yöneticilerden haberi yok.

Lavuar ile hastaneyi aynı yere yaptırmayı düşünenler aynı insanlar.

Herkes kafasına göre.

Bu kentin sorunları büyük.

Ama bu kentin en büyük sorunu yöneticileri!

Çözüm değil sorun üreten yöneticileri.

Sorunu zamanında çözmezsen olacağı budur.

Hangi birini sayalım.

İşte örneği.


Ali Kaya’dan Köktürk ve Haberal Ailesine mesaj var

Dünkü; “Kongrenin ardından” başlıklı yorumun ardından pek CHP’li dosttan farklı yorumlar ve tepkiler geldi.

İsmail Kal internet üzerinden yorum bombardımanında bulunmuş.

Teşekkür ederim.

Ali Kaya ise olaya daha pozitif baktığını ortaya koymuş.

Verdiği mesaj ise aslında tüm CHP’lilere.

Kendisine teşekkür ediyorum.

İşte Ali Kaya’nın yorumu;

“Atilla kardeşim,
Yazında adımı, kaybedenler arasına yazmışsın.
Adım listede olduğu için doğru.
Ben baştan buyana delege seçimlerinin ve kongrenin tek liste ile yapılmasını savundum.
İlçe kongre delegesi olmak istemedim.

İki taraf ta bunu bilir.
Yaşar Avcı’nın aday olmasını da istemedim.

Israrıma rağmen aday oldu.
Bu noktadan sonra Yaşar Avcı’dan yana tavır aldım.

Çünkü Yaşar siyasetin dışında da çok şey paylaştığım ve asla vazgeçemeyeceği ve sırtımı dönemeyeceğim bir dostum.

Tek başıma da olsam yine yalnız bırakmazdım.

Biraz feodal bir tavır ama bana göre doğru.
Bu nedenle kendimi kaybedenler arasında saymıyorum.
Bundan sonrası için siyasette hiçbir beklentim yok.

Bu nedenle kaybeden ve kazanan ekiplerin hiçbiri ile teorik ve taktik anlamda ilişkim yok, işim de olmaz.
Sadece Ali Kaya olarak varım.

Kendimi ver etmek için ne partiye ne de bu ekiplere ihtiyacım yok.

Partinin bana ve bilgime ihtiyacı olduğunda yardıma hazırım.
Kazanan tarafla da bir problemim yok.

Aksine bana karşı hep saygılı oldular.

Bu vesile ile Tarık Coşkun ve arkadaşlarını kutluyorum.
Ali İhsan Köktürk ve Haberal Ailesi’ne de şunları söylemek isterim;

Seçilirken ihtiyacınız ve katkıları olan bu arkadaşlar size yarın yine lazım olacaklar.

Sizlere düşen bir taraftan yana olmak değil.

Partinin bütünlüğünü sağlamaktır.

Bunun aksi davranışlarınız en hafif deyimiyle akılsızlıktır.”