Söz konusu yerel seçimler olunca, adaylar ve aday adayları üzerinden siyaset yoğunlaştı.


Siyasetçiler de, biz medyacılar da, STK’lar da kentin meselelerini unuttular.


Mesela hastane…


Devrek’te tamamlanan, Ereğli’de bitmek üzere olan hastaneler.


Zonguldak’ta 6-7 yıldır ihale edilemeyen hastane.


Sağlık sorunları.


Hekim eksikleri.


Hemşire eksikleri.


Neşter atma dışında her işi yapma noktasına getirilen özel sektör çalışanları.


Mesela TTK.


TTK’ya işçi alımı.


Üretim açıkları.


İş güvenliği açıkları…


Alınmayan işçiler.


Verilen ve tutulmayan sözler.


Mesela Havaalanı.


Ne olduğunu tam olarak kimsenin bilmediği, anlayamadığı havaalanı…


Mesela hava kirliliği…


Santraller.


Ömrümüzü, sağlığımızı hızla tüketen termik santraller.


Yenilerinin yapılması gündemde olan santraller.


Mesela kanalizasyon sorunları…


Tesisi olan, ama hala sokaklara, okul çevrelerine akan kanalizasyonlar.


Mesela temiz su sorunu.


Bir türlü temiz akmayan çamurlu sular.


Mesela yollar.


Yarım yamalak devam eden yol çalışmaları.


Yapılamayan asfaltlar.


Kazalara neden olan mıcırlar.


Mesela köy yolları…


Mahalle yolları.


Mesela eğitim sorunları.


Okulların fiziki sorunları…


Öğretmen eksikleri.


Hız yapan öğrenci servisleri…


Sabunsuz okul tuvaletleri…


Mesela hijyen.


Lokantaların, restoranların denetlenmeyen gıda hijyeni.


Personel yetersizliğinden dolayı denetlenemeyen mutfakları...


Fırınlar.


Pastaneler.


Börekçiler.


Çörekçiler.


Mesela zemin araştırmaları…


İmar sorunu.


Mesela üniversite.


Üniversitenin sorunları.


Bir türlü gündeme gelmeyen eksikleri…


Yalnız bırakılan yönleri…


Mesela kırsal kalkınma.


Köylünün durumu.


6-7 bin kişinin işsiz kalmasıyla birlikte kepenkleri kapatılmış tersaneler.


Devam eden göç.


Bu kentten göç nedenleri.


İşgal altındaki kaldırımlar.


Fevkani köprüsü.


Lavuar alanı.


Yetmeyen liman.


Pazaryeri.


Kurumların personel yetersizliği…


Vesaire… Vesaire…


Saymakla bitmez.


Bunları konuşacak, çözümü tartışacak, çözümü dayatacak insanlar arıyoruz.


Bunları konuşacak, katkı sunacak adaylar arıyoruz.



Ali Keskinkılıç…



AK Parti Zonguldak eski Milletvekillerinden Polat Türkmen’in danışmanlığını da yapmış olan değerli dostumuz Ali Keskinkılıç, bu dönem yeniden Safranbolu Belediye Başkanlığı’na talip.


Yine AK Partili mevcut Başkan Necdet Aksoy’un en güçlü rakibi.


Aksoy’un son döneminde yaşadığı başarısızlıklar ve eleştiri oklarını üzerine çekmesi, Keskinkılıç’ı daha fazla tartışılır hale getiriyor.


Anketler de Keskinkılıç’ın durumunun oldukça iyi olması dikkat çekiyor.


Anketler, temayül sonuçları derken biri aday gösterilecek.


Sonuç ne olur, bilemiyoruz.


Halen Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü’nde çalışan Keskinkılıç’a yıllardır, “Zonguldak’a gel. Buradan aday ol” diyoruz.


Ama o Safranbolu’dan kopamıyor.


Tanıyanlar bilir Keskinkılıç’ı.


Müthiş özverili, iş bitirici, girişimci, paylaşımcı diyaloga açık bir isim.


Her ne kadar tercihi AK Parti olsa da, partiler üstü kimliği olan ve bunu başarıyla taşıyan bir isim.


Zaten müthiş avantajlara sahip Safranbolu’yu çok daha ileriye götürecek birikim ve heyecana sahip.


Bu bağlamda başta turizm olmak üzere çok önemli projeleri var.


Aday gösterilmese de, başkan seçilemese de; her zaman Safranbolu’nun, Karabük’ün, Zonguldak’ın hizmetinde.


Kendisine başarılar diliyoruz.



Nihat Kayabalı



CHP’nin Kozlu aday adayları bir alem.


Bunlardan biri Nihat Kayabalı.


Diğeri eski İlçe Başkanı Hakkı Yayalar.


İkisi de iddialı.


Ancak iddiaları birbirine…


Örneğin Nihat Kayabalı.


Ciddi bir potansiyele sahip…


CHP’nin tercihi olabilir.


Ama koordinasyonu zayıf…


Yerinde sayıyor.


İstese gücünü katlaması mümkün…


Gideri var.


Ama vitesi yükseltemiyor!


Bu belki de son şansı.



Bülent Kantarcı



CHP Çaycuma Belediye Başkan Adayı değerli dostumuz Bülent Kantarcı’yla ilgili paylaştığım görüşlere farklı yorumlar geldi.


Bunlardan biri de Kantarcı’nın kendisinden;


“Bana ‘yaşlı’ demişsin” diyerek gülüyor Kantarcı.


Benzer şeyi ortak dostlarımız da söylüyor.


Oysa Kantarcı’ya “yaşlı” demek mümkün değil.


Dediğim; “60’lık delikanlı”dır.


Eleştirimiz Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün ve örgütün kendi evinde yaptığı patinajdır.


Siyasette, CHP’de yeni nesillerin yolunu açması gereken Köktürk, CHP’nin bu kadar etkin ve güçlü olduğu bir yerde Kantarcı olmasa ne yapacaktı?


Kantarcı’ya gelince;


Partiler üstü kimliği ile siyasete renk, fikri zenginlik, hoşgörü ve denge getireceğinden hiç şüphemiz yok.