Geldi yaz ayları,
Gevşer gönül yayları.
Bir de,
Asfalt sezonu geldi.
Aşk ve asfalt...
Birbirine uzak kelimeler.
Ancak,
Hizmet aşkı olacak ki,
Asfalt dökebilesiniz.
Tahsin Erdem,
Bir ton lokma döktürdü,
Bir ton asfalt dökemedi.
Ama,
Asfalt ihalesini,
Çok sürpriz biri,
Tek bir lafı ile aldı.
Harun Yücel...
Şaşırdınız değil mi?
Peki ihaleyi nasıl aldı?
23 Nisan'da,
Valilik önünde aldı.
Özel Kalem Çağla'ya, "Seni asfalta yatırır severim" dedi.
Haliyle,
Asfalt işi,
CHP'li bir isme,
Harun Yücel'e kaldı.
Çağla'da,
Anladığım kadarıyla,
Fazlasıyla asfalt stoğu var.
Harun Yücel marifeti,
Çağla'nın acı eşiğine göre,
Zonguldak asfalt hizmeti alacak.
Yahu Harun ağabey,
Ne gönlü büyük adamsın.
Harun-Çağla el ele,
Asfaltlı bir kente.
"Seni asfalta yatırıp severim" lafı,
Bu kötü asfalt üzerinde,
Tatbik edilmemeli.
Şöyle cillop gibi,
Bir asfaltın dökülmesi lazım.
Gül yaprakları falan da serperiz.
Balayı yatağı gibi asfaltın üzerinde,
Kim ne yapacaksa yapsın.
Asfalt ağladı beeeee!
*****************
Gün içinde,
Tahsin Erdem'in koruması Bora Amasralı'nın,
Cumhurbaşkanı Erdoğan hayranlığını,
Haber olarak okurlarımıza servis ettik.
Bora,
Enflasyon haberi atıp,
'Ben onun için paylaştım' dedi.
Etme Bora!
Sen öyle lafı değiştirmeye çalışıyorsun.
Biz de salak değiliz.
Gökgöl Mağarası'nda,
Turistte değiliz.
Az çok,
Herkes birbirinin geçmişini biliyor.
Sen,
Ömer Selim Alan'a da çok yakın gittin.
Daha ileri boyutta şeyler var.
Onları yazmayacağım.
Ama seni haksız bulmuyorum.
Köpek barınağında sende çile çektin.
Üçüncü kata ulaşmak için,
Tüm tuşlara bastın.
Ben,
Bedelli askerliğimi Burdur'da yaptım.
Sen,
Zonguldak'ta,
Belediyede,
Ömer Selim Alan'a,
Şimdi ise Tahsin Erdem'e bedelli askerlik yapıyorsun.
Ekmek parasıdır.
Hiçbir şey demiyorum.
Ama beylik lafları çok kullanıyorsun.
Yapma kardeşim yapma.
Seni sevdiğimi bilirsin.
Öyle bir yere geldi ki işler,
Seni yazmak zorunda kaldım.
Her suçu gazetecilerde bulmayın.
Biraz da kendinize bakın.
******************
Galatasaray'ın şampiyon olduğu akşam,
Çorbacıda,
Tahsin Erdem ve kabilesi ile karşılaştık.
Dün yazmıştım.
Bu denk gelen bir olay.
Biz de,
Onlarla karşılaşmak istemiyoruz.
Ağız tadıyla,
Bir çorba içelim dedik,
Zehir oldu.
Manzaramız kötüydü.
Düşünsenize,
Gecenin ikisi,
İştahla çorba içeceksin.
Karşınızda,
Halil Furat var.
Cennetten kovulan herkesle,
Aynı çatı altındasınız.
Halil Furat,
Çorbayı şapırdatır.
Bunları bilerek görmek isteyen kimse olur mu?
Biz denk geldik.
Aşk olsun Ahmet abi!
Hiç de bir şey söylemedin.
Bizim Çorbacı'dan alacağımız var.
Çorbalar güzel, süper ama,
Bazı müşteriler kötü.
Düşünsenize,
Bozuk etli çorba yediğimizi.
Zonguldak siyaseti ve basını biterdi.
Tahsin Erdem,
Halil Furat,
Nazmi Özden,
Yusuf Yamakoğlu,
Belediye personeli,
CHP'liler,
Batuhan Karamalak,
Batuhan Darakçı,
Buse Akbıyık...
Hepimiz aynı anda ölebilirdik.
Sorun olan herkes,
Ortadan kalkmış olacaktı.
Neyse ki,
Bizim Çorbacı temiz ve hijyenik bir işletme.
İyi mi ettiler?
Kötü mü?
Onu bilemedim.