Son dönemlerde Zonguldak&[#]8217;la ilgili gazete arşivlerine merak salanlardanım.
Mesleki büyüğümüz Cevdet Akgün&[#]8217;ün hediye ettiği arşivinin yanında temin edebildiğim başka gazete arşivlerini de tarıyorum.
Son olarak Uyanış&[#]8217;ın 1975 yılına ait ciltlerinden temin edebildiklerimi inceliyorum.
Ali Kaya&[#]8217;dan geçici olarak aldığım Türksesi Gazetesi´nin ciltleri de masamda duruyor.
Bir tarafta gazeteci büyüklerimle ilgili yapmayı düşündüğüm çalışmaları şekillendirirken diğer yandan o günden bugüne nelerin değiştiğini, nelerin ne kadar değiştiğini ve nelerin asla değişmeyeceğini daha net görmek mümkün oluyor.
Zor şartlarda yoğun emek sarf ederek gazetecilik yapılan yıllara baktığımızda bizim aslında bugün pek bir şey yapmadığımızı görmek mümkün.
Ve o zaman bazen heyecanla bir şeyler yapmaya çalışırken, yazarken, yorumlarken mesleki büyüklerimizin neden umutsuz bir tebessümle bize baktıklarını daha iyi anlıyorsunuz.
Dönemin gazetecilerinin yazılarını okurken bugün ne bahsediyorsak aynı şeyler olduğunu görmek mümkün.
Tek fark Başbakanlar değişmiş, hükümetler değişmiş, şartlar değişmiş, gazeteciler değişmiş, yazarlar değişmiş ama sorunlar aynı.
Üstelik Zonguldak&[#]8217;a has o egoya yenilen politik duruşlar da aynı.
Dönemin Belediye Başkanı Hüseyin Öztek&[#]8217;in eksiğiyle fazlasıyla bu kente bir vitrin kazandırma çabalarının yanında kentin politik yaşamında olup bitenleri okuyunca bu kentin neden adam edilemediğine olan şaşkınlığımız, üzüntümüz hafifliyor.
Arşivlere baktığımızda herkesin dehşet verici Zonguldak sevdalarına tanık oluyoruz.
Ancak bunların büyük çoğunluğunun asıl işlerinin başka sevdalar olduğunu da görmek mümkün.
Arşiv böyle bir şey.
Zonguldak sevdasına sığınıp, ihtiraslarını kentin çıkarlarının üzerinde tutanları bir bir ifşa ediyor.
Tarih kimseyi affetmiyor.
Ne var ne yok ortaya döküyor.
Belki bizim yazdıklarımıza da 30- 40 sene sonra göz atanlar mantalitenin değişmediğini, aynı şeyleri yazdıklarını görecekler.
Bu yüzden tüm politikacılara, Belediye Başkanlarına tavsiyemiz polemikleri ile değil hizmetleri ile iz bırakmaları.
Halk hesap soramasa bile tarih ve arşivler geçmişi saklıyor.
Belgesel gönüllülerine hazır bir konu.
Zonguldak&[#]8217;ın eski Belediye Başkanlarından rahmetli Hüseyin Öztek&[#]8217;in mutlaka görsel belgeseli hazırlanmalı.
İz bırakmış başka isimlerinde.
Bunu yapmak isteyen arkadaşlar olursa yardımcı olmaya hazırız.
Zonguldak&[#]8217;ta esnaf pek çok şeyden haklı olarak şikayetçi.
Ancak bir o kadar da vatandaş esnaftan şikayetçi.
Çünkü esnaf olan pek çok kişi direk kendini patron olarak gördüğünden müşteri ile ilişkisini elaman üzerinden çözmeye çalışıyor.
Kendisi işin başında durmayan pek çok esnaf hem itibar hem müşteri kaybediyor.
Tabi kaybetmek için önce kaybedilecek şeyler kazanması lazım.
Babam Yaşar Öksüz&[#]8217;ün 14- 15 yaşlarında beni götürdüğü ayakkabıcılardan biriydi Bodurlar Kundura.
Oradaki amcanın kim olduğu o zamanlar pek umurumda değildi.
Ancak bugün ne zaman oradan geçsem o gün pek ilgilenmediğim esnafın hiç değişmeden aynı nezaketi gösterdiğini görmek çok şey anlatıyor.
Çıraklıktan gelen müşteri karşılama kültürünü en iyi taşıyan dükkanlardan biri.
Dükkana alıcı veya bakıcı olarak giren kişi karşısında ileri yaşına karşın ayağa kalkarak; &[#]8220;Buyurun efendim. Hoşgeldiniz&[#]8221; diyen kaç tane esnaf kaldı?
Ürün satın almanın ötesinde bir &[#]8216;Merhaba&[#]8217; diyip bir bardak çay içmekten keyif aldığınız kaç tane esnaf var?
Dükkan sahibi Fehmi Bey&[#]8217;e bu farkını dün bizzat söylediğimde nasıl başladığını dinleme fırsatı buldum.
11 yaşında babasını kaybedince eniştesi tarafından Zonguldak&[#]8217;a çırak olarak getirilen Fehmi Bey bugün 50 yılı geride bırakmış.
Diyeceğimiz o ki Zonguldak küçük yer.
Her konuda olduğu gibi müşteri ve esnaf ilişkileri konusunda da itibarsılaştırma devam ediyor.
Bunu hepimiz yapıyoruz.
Tavsiyemiz o dur ki; Esnaf Odası Başkanı Muharrem Coşkun bu işlere biraz önem vermeli.
Esnaf kültürünü yaşatmanın, esnafın yaşatılmasının temelinde güvenilir ürün elbette başı çekiyor.
Ancak karşılama, ilgi ve uğurlama fiyatlardan daha önce geliyor.
Zonguldak esnafının büyük çoğunluğunun çırağından patronuna kadar zorunlu eğitim ihtiyacı var.
Fehmi Bey örneği zekasını kullanan satıcılar için kopya edilebilir bir yöntem olabilir.
Fehmi Bey ve varisi Mustafa Bodur&[#]8217;u kutluyor bol müşteri, hayırlı kazançlar diliyoruz.
Emirgan Otel&[#]8217;in buz makinesi!
Dört yıl önceydi.
Emirgan Otel&[#]8217;de düzenlenen ve salonların tıklım tıklım dolduğu Ulusal Briç Turnuvası&[#]8217;nı izleyenlerdendim.
Değerli büyüğümüz Namık Aşçı&[#]8217;nın yardımlarıyla kim Milli sporcu, kim çömez gözlemliyorduk.
Son gece ödül töreni ve yemek vardı.
Milli sporculardan ikisi ile aynı masadaydık.
Ciğerden, hizmetten şikayet tavan yapmıştı.
Sonrasında defalarca istenmesine rağmen buz bulunamamıştı.
Çünkü buz makinesi yoktu.
Olan da eski ve yetersizdi.
Masada bir kent gönüllüsü olarak yüzüm kızarmış ve iştahım kapanmıştı.
Defalarca devreye girmemize karşın bizde çözüme yardımcı olamamıştık.
Sonrasında bu bakış tarzıyla Zonguldak&[#]8217;ın bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapamayacağını ve rezil olacağımızı yazmıştım.
Emirgan sahibi olan dostlarımız ilk günlerde çok kırıldılar.
Uzun süre görüşmedik.
Geçen yıl yolumuz Emirgan Otel&[#]8217;e düştüğünde Ali Haydar İlkbahar bizi önce mutfağa indirip gezdirdi.
Baştan sona yenilenmiş pırıl pırıl olmuştu.
Sonra buz makinelerini gösterdi.
Gülüştük.
Konu o yazıya geldi ve Ali Haydar Bey o günkü yazı için teşekkür etti;
&[#]8220;Yazmasaydın belki de biz aynı tas aynı hamam devam edecektik&[#]8221; dedi.
Cumartesi akşamı Gökçe Erkal ve Ali Erman Şeker&[#]8217;in düğün töreni için salondaydık.
Organizasyondan servise, hizmetten yemeklere her şey çok güzeldi.
Genç çiftlere mutluluk dilerken Emirgan Otel&[#]8217;i de kutluyorum.
Rekabet geldikçe kalitede kalıcı olacak ve artacaktır.