Ülkede bir şeyler oluyor.
İlahi bir el (!) ülkenin her tarafını elliyor.
Birbirine düşürülmüş siyaset buna zemin hazırlıyor.
Ülkenin ortak çıkarları bir yana.
Siyasetçiler kendi derdinde.
Bir niyet var.
Neye niyet, neye kısmet onu da bilen yok.
Kısmetimizi bağlayanlar kim?
Kim kimin niyetinin bekçisi bilemiyoruz!
Çok mu şüpheciyiz yoksa?
Muhalefet mi art niyetli?
İktidar mı kumandayla yönetiliyor?
Ama ters giden bir şeyler var.
O şeyler ters giderken bizim düz gitmemiz mümkün mü?
Korku salınmış memleketin dört bir yanına.
Susturulmuş ve susturulmak istenen bir ülkenin geleceğinin endişesini yaşıyoruz.
Ülkenin kromozomları ile oynanıyor.
Ülkenin hangi çıkarları için gizli görüşmeler yapıyoruz!
Bir muammadır gidiyor.
Ergenekon sürecinde Ak Parti´nin yol haritasına karşı mücadele edenlerin şifresi henüz çözülebilmiş değil.
Şifre memurları, şifreleri çözünceye kadar adamlar çürüyor?
Apo´yu masumlaştırma çabalarının yanında Ak Parti´nin ılımlı İslam kanadından şikayet edenlerin konulduğu kodesler de yetersiz kalıyor.
Kürt Açılımı, Ermeni Açılımı, Yahudi Açılımı diye diye çırılçıplak mı kalacağız bu ülkede?
Nereye gidiyoruz?
´Demokratik Açılım yapıyoruz´ diyenler, Ak Parti muhaliflerini siyaset ötesi bir dille teker teker toplamıyor mu?
Yoksa biz mi yanlış görüyoruz!
Sırf Ak Parti´nin hükümetten düşürülmesine inananlar ve buna kafa yoranların Demokratik Açılımı ne alemde!
İşin en kötüsü ne biliyor musunuz?
Kimseden de bir ses çıkmıyor. Çıkmaması için çaba sarf ediliyor
Halk, bu işin neresinde?
Karın tokluğuna çalıştırılan, açlığın, yoksulluğun giderek arttığı, bankaların insanları kemirdiği bir ülkeye doğru gidiyoruz.
Bizler;yerelde yerel konuları işliyoruz.
Yaygın medya da canı isteyenler yazıyor.
Yazarların, programcıların çok büyük bir çoğunluğu korkudan işi idare ediyor.
Kürt sorununu, Türk sorununa çevirenleri daha ne kadar izleyeceğiz yaygın kanallarda.
Kürt olmanın onur ve gururu ile yaşaması gerekenleri, git gide militanlaştıran, terörize etmeye çalışanların iyi niyetli olmadığını bile bile ´Hayır. Senin niyetin bu ülkede daha iyi şartlarda yaşamak değil.
Senin niyetin bu ülkeyi bölmek. Açık konuşun´ diyemeyen medya asalaklarını izlemekten sıkılmadık mı?
Karşı durmak suç.
Eleştirmek teknik takibe giriyor!
Şüpheci yaklaşmak suç.
Diyelim ki; yazanlar abartıyor.
Diyelim ki; konuşanlar su katılmamış muhalif!
Peki öyle olsun.
O zaman bu yaşanan çelişkiler neden?
Biri bunların mantıklı açıklamasını yapsın o zaman.
Bilerek yoksulluğa itilen insanlar itaat etmek zorunda bırakılmıyor mu?
Öte yanda git gide tepkisizleştirilen toplumun çatışması için her türlü politik tahrik yapılmıyor mu?
Bana göre yapılıyor.
Kendi gibi düşünmeyenlerin görüşlerinden rahatsız olan Ak Parti anlayışının ne yapmaya çalıştığını tam olarak anlayamıyorsak sorun içinde endişe duyanlarda.
Ne kadar garip.
Ülkenin en kritik tartışmaları yapılıyor.
Büyük çoğunluk bir şekilde tepkili. Ancak sokağa çıkıp kitlesel eylemler yapan kaç kişi var? Demokratik tepkilerden rahatsız olanlar, İstiklal Caddesi&8217;nde cam çerçevenin indirilmesini hangi açılımın içine sokabiliyorlar?
İnsanlar muhalefete de güvenemiyor.
İnsanlar demokratik tepkilerini bile ifade edemez duruma getirildiyse bundaki en büyük günah iktidar kadar muhalefetin.
İktidar uğruna halkına yalan söyleyen muhalefet, Cumhuriyet yürüyüşlerini siyasi ranta çevirmek isteyen anlayış bugünkü tablonun yaşanmasında önemli pay sahibi değil mi?
Kime güveneceğini bilemeyen insanlar susmayıp da ne yapsın!
Biraz sesini yükselten herkesin özel hayatından, iş ilişkilerine kadar her detayını kayıt altına alma başarısını gösteren demokratik düzen devam ettikçe bu sesler daha da kısılacaktır!
Mehmet Haberal neden hala içerde?
Birileri bunu açıklayamıyor da sadece Samanyolu TV açıklayabiliyorsa o zaman durup bir daha düşünmek lazım!