Zonguldak'ta üç belediye için Ankara'da hazırlık var.

Öyle "CHP kazandı" ya da "CHP kaybetti" diye değil.

Her iki partinin belediyeleriyle ilgili şikayetler var.

Bir de başka bir partili belediye ile ilgili hazırlık var.

Ama o başkanın önceki dönemiyle ilgili...

Bu iş biraz sancılı olacak gibi...

Başkan, 100'den geriye saymaya başlasın.

Bakalım kaça geldiğinde müfettiş gelecek?

Mart'ın sonu bahardı!

Türkiye, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerden çıktı.

İtirazlar var...

Geçersiz oylar ve bazı sandıklar sayılıyor.

Bazı ilçelerin sandıkları da sayılıyor.

İstanbul'un tamamı sayılsın isteniyor.

Ben işin orasında değilim.

Soğuk havayı hiç sevmem.

"Bahar gelsin, yaz gelsin" diye bekliyorum.

Zonguldak'ta seçimi AK Parti Adayı Doktor Ömer Selim Alan kazandı.

Bir gün yüzü göremedik.

Her yıl bu mevsimde kenti saran sis ve soğuk, yine geldi.

Acaba CHP Adayı Şenol Şanal kazansa, bu sis kalkar mıydı?

Üşüdüm ya...

Sandıklarımız 10'a ayrılır!

1- Seçim sandıklarımız...

2- Çeyiz sandıklarımız...

3- Adam sandıklarımız...

4- Söz verip tutar sandıklarımız...

5- Seviyor sandıklarımız...

6- Dost sandıklarımız...

7- Mutlu sandıklarımız...

8- İnsan sandıklarımız...

9- Takım sandıklarımız...

10- Aşk sandıklarımız...

Günün Fıkrası: Avukatın sadakası...

Avukatın biri, ölür ve öte tarafa göçer.

Cennetin kapısında sorgu meleği, avukatın günahlarını dinlemeye başlar.

Avukat anlatır:

"Çevreyi kirleten büyük bir şirketi, suçlu olduklarını bildiğim halde savundum ve beraat ettirdim. Bir seri cinayet katilini, yüksek ücret ödediği için savundum ve idamdan kurtardım. Birçok müşteriden fahiş fiyat aldım. Parası olmayan kadınları savunmak için onlara seks teklif ettim."

Ve liste uzadıkça uzar gider.

Melek, "Bitti mi?" diye sorunca da, avukat telaşla atılır:

"Evet! Yalnız bir dakika! Bu arada yaptığım iyilikler ne olacak?"

Bunun üzerine melek, bir süre düşünür, "Hıımmm... Dur bakalım, bir tarihte dilencinin birine yüz lira vermişsin" der.

Avukat sevinir, "Evet, evet..." der.

Melek, "Bir başka tarihte de boyacı çocuğa iki yüz lira bahşiş vermişsin..." der.

Avukat, yüzünde büyük bir sırıtmayla cevap verir:

"Evet! Tabii ki..."

Melek, yanında duran yardımcısına döner ve şöyle söyler:

"Bu adama üç yüz lirasını verin ve derhal cehenneme atın!"