Bay kompleks, methiyeler yazmışsın!
Niyeti, ihtirası her şeyinin önüne geçen insanları düzelteceğiz diye uğraşacak değiliz.
Nasıl duymak istiyorsan ona inanmak için sabırsızlanmaya devam et ve bunun için nedenler yarat.
İstersen laptop dahil aklına takılan her şeyi dostun Aydın&[#]8217;a sorabilirsin.
Belki o zaman seni yanıltan insanlara da söyleyecek lafın olur.
Ha bak!
Unutmuştum.
Cevdet Ağabey&[#]8217;i zamanında işinden attırıp oraya yerleşmeye çalışma formülünü nasıl başarıyla uyguladığını da yine en iyi sen bilirsin.
Bugün nasıl kolkola yürüdüğünü de.
Kimsenin senin gazeteciliğine, gazetecilik reflekslerine laf söylediği yok.
Kimsenin böyle bir derdi yok, olamaz da.
Sorun iftiralarında.
Sorun sahte yüzünde.
Bugüne kadar insanlara, kurumlara attığın iftiraların keyfini çıkar!
Bunlar mesleki üniformanın onurlu yıldızlarıdır.
Eksik fazla herkes kendi çapını belirler.
Kimi sadece işini yaparken çapını büyütür, kimi attığı iftiralarla.
Önemli olan çapını hangisiyle daha fazla büyütmeye çalıştığındır.
Mesele seni sen yapan iftiralarında.
Bak yeni bir toplantı yapacakmışsın.
Ne güzel.
Anlaşılan o ki yine sahneye çıkacaksın.
Sol&[#]8217;dan, emekten, paylaşmaktan girip sağ&[#]8217;da duracaksın.
Sonra özeleştiri ile devam edecek, duygu sömürüsü ile bitireceksin.
Sonunda ne olacağını aslında herkes biliyor.
Değişmeyeceksin.
Bir gün de sadece iftira attıklarını davet et.
Mağdur ettiklerini davet et.
Bakalım o salon yetiyor mu?
Tabi o insanları dinlemeye tahammülün varsa.
Gerçekten yürekli gazetecisin.
Cesaretlisin.
Sende olan cesaret hiç birimizde yok!
O kadar cesaretlisin ki kimsenin yazamadığını yazıyor, söyleyemediğini konuşuyorsun.
O zaman çık ve gerçek niyetini açıkla.
İnsanları neden kendine benzetmeye çalıştığını açıkla.
Beş yıl önce duygu sömürüsüyle kapılarını çaldığın ve aldığın 20 bin lirayı geri vermeyi düşünmediğin Demir Ailesi ile ne oldu da bu kadar düşman oldun?
Binlerce kişiye iş verdiği halde basit şeylerle uğraşmaktan kurtulamayan Salih Demir ve Erdoğan Demir&[#]8217;in bu yapısını hepimiz eleştiriyoruz.
Onların en büyük kötülüğü çocuklarına ve yeğenlerine böyle bir miras bırakacak olmaları.
Demir Ailesi&[#]8217;ni seversin sevmezsin.
Ne oldu da Demir&[#]8217;lere ve onlara selam veren, onlarla ticaret yapanlara bu kadar düşman oldun?
Kimin için oldun?
Ne oldu da Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş&[#]8217;a bu kadar hınç besler oldun?
Ve diğerleri...
Madem Zonguldak&[#]8217;ın en dürüst gazetecisi sensin, o zaman açıkla da bilsin herkes gerçekleri.
Açıkla da bitsin bu tartışmalar.
İnsanlar gerçek gündemlerine dönsün.
Millet enerjisini; habercilikle kamufle edip büyüttüğün iftiralarına, komplekslerine, saldırılarına değil Zonguldak&[#]8217;ın gerçek sorunlarına harcasın.
Gerçek amacın ne?
Açıkla ve bitsin bu tartışma!
Herkes işine baksın!
Sinop&[#]8217;taydık..
Nur içinde yatsın; babaannemiz Havva Şenel&[#]8217;in cenazesi nedeniyle Sinop Ayancık&[#]8217;taydık.
Dolayısıyla bu şartlarda yazı yazmak mümkün olmadı.
Arkadaşlarımız not düşmeyi ihmal edince olay farklı algılanmış.
Yani tantanalı dönemin tam ortasında bir yere falan gittiğim yok.
Dostlarımızın bilmesinde yarar var.
[*] [*] [*]
Başka bir konu da Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;nin, Halkın Sesi Gazetesi&[#]8217;nden Barış Doğan&[#]8217;ın maruz kaldığı olayla ilgili Erdoğan Demir için yaptığı kınama meselesi.
Dolayısıyla altında benim de imzamın olduğu kınama.
İnsanların aklına bir çok neden gelmiş olması çok normal.
Cenaze haberinin gelmesiyle yaşanan onca koşturma arasında yazımı yazıp çıkmak zorunda kalmanın sonucu.
Yoksa sadece görevini yapan bir muhabirin maruz bırakıldığı olayın kınanmaması diye bir şey söz konusu olamaz.
Adam gazetecilik dışı işlere kalkışmamış ki!
Bir kez daha geçmiş olsun.
Kurumsal eksikliğimizi buradan düzeltmiş olalım.