Bilinen bir Hindistan atasözü, bugünlerde sıkça söylenmeye başladı:
"Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir."
Zonguldak'a bakalım...
Belediye başkanlarından siyasetçilere, sivil toplum örgütü başkan ve yöneticilerine...
Kendilerinden daha iyi birini bulamadıkları için koltuklarını bırakmak istemeyen yöneticilerle dolu kentimiz.
Hele sivil toplum örgütü yöneticileri...
Ahlaki değerlerini yitiren bir sivil toplum örgütü yöneticisi, "Bekar biriyim. İstediğimi yaparım. Kime ne?" diyebiliyor.
Oysa temsil ettiğin koltukta, o dediğini yapamazsın.
Bırakırsın koltuğu, istediğini yaparsın.
Hayrola Reis, Devrek'i satın mı aldın?
Devrek Baston Müzesi ve Doğa Kültür Parkı'nın ihalesi 12 Nisan 2017 tarihinde, yer teslimi ise 12 Mayıs 2017 tarihinde yapıldı.
İhaleyi alan firmanın işe başlamaması, ilçede projenin iptal edildiği yönünde söylentilere neden oldu.
Alt yapı çalışmaları hazırlanan, kurum görüşleri aylar önce alınan ve Devrek Belediyesi'nden inşaat ruhsatları çıkartılan projenin inşaatına başlanmaması kafaları karıştırdı.
Projenin yapımına aynı bölgede hidroelektrik santrali projesi yapan Reis Enerji'nin itiraz ettiği, İl Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaş'ın da bu itiraz nedeniyle işi ağırdan aldığı ileri sürüldü.
Öte yandan Reis Enerji'nin işlerin takip eden bir milletvekilinin, projenin hayata geçirilmemesi için baskı yaptığı belirtiliyor.
Bu Reis Enerji, biraz ileri gidiyor değil mi?
Birinin "dur" demesi gerekiyor.
Kim der?
Bekleyip görelim...
Kıssadan Hisse: Kahvenin tadını çıkarmayı unutma!
Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler. Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikayetleşmeye döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör, mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.
Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler:
"Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında. Emin olun ki, bardağın kendisi, kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar! Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız. Hayat, kahveye benzer, iş, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar. Onlar hayati tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yaşadığımız hayatin kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de. Bazen sadece bardağa odaklanarak kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz. Kahvenizin tadına varın!"
Hisse: En mutlu insanlar, her şeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.
Günün Fıkrası: Hırsız-Keman!
Evinin kapısında elinde testereyle gördüğü hırsıza, yaşlı adam sorar.
- Ne yapıyorsun?
Hırsız cevap verir:
- Keman çalıyorum.
Yaşlı adam:
- Kemanın neden sesi çıkmıyor?
Hırsız:
- Bunun sesi sonradan çıkar.
Günün Sözü:
"Para kazanmak için para gerekmez."
Robert Kiyosaki