Ülkede acayip ve akla ziyan işler oluyor.

Yansımalarını Zonguldak&[#]8217;ta da görüyoruz.

Sayıp dökmeye gerek yok.

Bunun en son örneği, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Muhasebe Daire Başkanı Mehmet Atalı&[#]8217;nın görevden alınması oldu.

TTK&[#]8217;da yıllık satılabilir 2 milyon ton gibi bir üretim hedefi tutturulamamış, 300 bin ton açık var. Üretim birimlerinin başındakilere hesap sorulmuyor. Ama kurumun iyi işleyen, bunca kötü yönetimin finansmanını sağlayabilen ve kurumun piyasadaki itibarını koruyan Daire Başkanı&[#]8217;nı, mantıklı hiçbir neden gösteremeden görevden almak acayip değil mi?

Aslında tek neden, iktidarın, &[#]8220;ya benden biri olacaksın, ya da yok olacaksın&[#]8221; mantığı.

Bu anlayışı, ülke bütününde, tüm kurumlarda acımasızlıkla, gaddarca uyguluyorlar.

Kendilerinin dışındaki hiçbir kurum, kişi, inanç ve siyasi düşünceye en ufak saygı ve hoşgörüleri yok.

Bu anlayışı en açık biçimde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sergiliyor. Oy oranı arttıkça, dili daha da sivriliyor, tahrik ediyor, hatta hakaret ediyor.

İktidara geldiğinden yana bu söylediklerini alt alta toplasanız, bin sayfayı aşan bir kitap yazabilirsiniz.

En son &[#]8220;Alkol Yasası&[#]8221; konusunda Atatürk ve İnönü&[#]8217;yü, &[#]8220;iki ayyaş&[#]8221; olarak suçladı.

Taksim&[#]8217;deki tek yeşil alanın yok edilmesine karşı çıkanları, &[#]8220;&[#]8230; Gösteri yapacaklar, şudur, budur vesaire. Ne yaparsanız yapın. Biz kararı verdik. Verdiğimiz gibi bunu işleyeceğiz&[#]8221; diyerek hiçe saydı,

Bu konuda duyarlı olan ve onlardan da alınan vergilerle yapılan üçüncü boğaz köprüsüne &[#]8220;Yavuz Sultan Selim&[#]8221; adını koyarak, unutulmaya çalışılan bir yarayı kaşıdı, tahrik etti. Vahim ve akla ziyan değil mi?

Ne diyelim?

Kur&[#]8217;an&[#]8217;dan ayetler:

&[#]8220;Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.&[#]8221; (Lokman, 18)
&[#]8220;Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt.&[#]8221; (Lokman, 19)
&[#]8220;Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.&[#]8221; (İsra, 37)
&[#]8220;Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.&[#]8221; (Nahl, 23)

Tarihten bir örnek:

Yedi cihana hükmeden Osmanlı padişahları, Cuma günleri halkı selamlarken, bizzat görevlendirdikleri kişilere, &[#]8220;Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var!&[#]8221; diye bağırtırmış.

Bunlar da yetmiyorsa, bilinen bir özdeyişi tekrarlayalım:

&[#]8220;Rüzgar eken, fırtına biçer&[#]8230;&[#]8221;

[*] [*] [*] [*]

&[#]8220;Bunların gizli amaçları yok, abartıyorsun&[#]8221; diyenlere, özellikle, iyi niyetle AKP içinde yer alıp ülkeye hizmet ettiğini zannedenlere ve &[#]8220;ileri demokrasi gelecek&[#]8221; diye bekleyen yurttaşlara şu özdeyişi hatırlatayım:

&[#]8220;Alacakaranlık başlamışsa, zifir gece kaçınılmazdır.&[#]8221;

Allah korusun, o zifir gece geldiğinde, Başbakan da dahil, &[#]8220;gecenin kriterlerine&[#]8221; uymayanların yaşama hakkı da olmayacak. Bu iyi biline!

[*] [*] [*] [*]

Baskıyı arttırsanız, sürekli tahrik ederseniz, direnişler de başlar.

Azgın kadrolaşma, ekonomik cezalandırma, biber gazı, cop, hapis yetmeyebilir.

Yine bir özdeyiş:

&[#]8220;En azgın ve yok edici seller, tek tek yağmur damlalarından oluşur.&[#]8221;

[*] [*] [*] [*]

Umutsuz ve karamsar mıyım?

Kesinlikle hayır.

Hiçbir diktatörlük kendiliğinden sona ermedi.

Tevfik Fikret diyor ki:

&[#]8220;Evet, sabah olacaktır, sabah olur, geceler,
tulû-i haşre kadar sürmez; akıbet bu semâ,
bu mâi gök bize bir gün acır; melûl olma.&[#]8221;

Ya da bir başka özdeyiş:

&[#]8220;Gecenin en karanlık olduğu vakit, aslında sabahın başlangıcıdır.&[#]8221;

[*] [*] [*] [*]

Bu tavanın tüm balıklarına;

Alacakaranlığa dikkat!