Zonguldak’ta gerçekleşen,
Kar yağışı,
Vatandaşa adeta çile çektirdi.
Ama görüyorum ki,
Medyadan bazılarını ise,
Şaire çevirmiş.
Akın Kavi,
Sanki Zonguldak’ta,
Karla ilgili sıkıntılar olmamış gibi,
Güllük gülistanlık bir yazı kaleme almış.
Yazıdan bir iki detay vereyim.
Kavi şu ifadeleri kullanmış, “Özellikle kritik noktalarda neredeyse kar yere düşmeden yakaladılar.”
“Anti Tahsin medyası, Algı yaparak Zonguldak’ta hayat durdu izlenimi vermeye kalksa da”…
Şu ifadelere bakar mısınız?
Sayın Kavi anlaşılan şair olmuş.
Köşe yazısında,
Edebiyat parçalamış.
Kavi’nin köşe yazısında kullandığı tekniği,
Kendisi anlar mı?
Onu bilmiyorum.
Ama ben size söyleyeyim.
Kavi köşe yazısında,
Tecahül-ü Arif sanatını kullanmış.
Yani ‘Bilipte bilmemezlikten gelme’.
Bu sanatın anlamı şu; Tecahül-i arif şiir ve nesirde bilinen bir hususun bir nükteye bağlı olarak bilinmiyormuş gibi ifade edilmesidir. Bilineni bilmez görünmek özel bir amaçla ve nükteli şekilde gerçekleştirilir. 
Kavi’de Zonguldak’a neredeyse çığ düştüğünü biliyor.
Ama,
Bilipte bilmemezlikten geliyor.
Bu yazıda,
Bir başka sanat daha kullanılmış.
Hüsn-i Talil sanatı.
Bu sanatın açıklaması şu şekilde, “Hüsn-i Talil (Güzel Neden Bulma): Herhangi bir olayı gerçek edeninin dışında daha güzel ve hayali bir nedene bağlayarak açıklama sanatıdır.
Kavi kar çilesine,
Çok güzel nedenler bulmuş.
Farkında olmadan yazdığı bu sanatlı köşe yazısı,
Komik olmaktan öteye geçememiş.
Yukarıda saydığım sanatları,
Orijinal cümleler ile,
Şahsen örneklemek istiyorum.
‘Akın Kavi belediyeye olan milyonluk borcu ödemedi,
Tahsin Erdem sayarken yorulmasın istedi’.
Bu dizelerimde,
Hüsn-i Talil sanatını kullandım.
Yani Akın Kavi’nin belediyeye olan borçlarını ödememesinin sebebini,
Tahsin Erdem’i çok sevdiği için,
Yorulmasını istememesi olarak,
Güzel bir nedene bağladım.
Diğer söz sanatımız olan,
Tecahül-ü Arif’e bir örnek vereyim.
“Tahsin Erdem hesap uzmanıydı ne oldu?
Kavi’nin milyonluk borcu‘Tahsin’ edemedi”
Bu dizelerde,
Tahsin Erdem’in belediye başkanı olduğunu bildiğim halde,
Uzman bir muhasebeci olduğuna atıf yapıyorum.
Tahsil yerine ‘Tahsin’ diyerek kinayeni sanatını kullanırken,
Aynı zamanda,
Akın Kavi’nin,
Zonguldak Belediyesi’ne olan borçları ima ediyorum.
Söz sanatı böyle kullanılır.
Mesela,
Yazdığım bu yazıda,
Bir çok sanat kullandım.
En belirgini ise ‘Tariz’ sanatıdır.
Tariz: İğneleme ve söz dokundurma olarak da anılan tariz sanatında kullanılan kelime, hem gerçek hem de mecaz anlamı dışında ters anlamında kullanılır.
*    *    *    *    *    *    *    *    *
Zonguldak Belediyesi,
Yeni ve modern teknolojileri kullanmayı seviyor.
Sosyal medya belediyeciliğini seviyor.
Yani,
Sanal gerçekliği çok seviyor.
Sanal gerçeklik gözlüğü ile,
Halkı,
Sosyal medya üzerinden,
‘Çalışıyorlar’ dedirtmeye çalışıyor.
Beyler!
Gerçekle,
Sanal gerçek arasında fark var.
Sıcak evinde,
Bilgisayara başında,
Hiç dışarı çıkmayanlar,
Sizlerin videoları ile,
Her şeyin on numara olduğunu düşünebilir.
Ama sokağa çıkan vatandaş,
Hepinizin kulaklarını çınlattı.
Ya bize yağan ihbarlar ne olacak?
Hangisi daha gerçek?
Bir belediye başkanı ‘İnşallah bir daha böyle kar yağmaz’ kelimesini,
Neden kullanır?
Bir sıkıntı var ki,
Başkan dualar ediyor.
Yağmur yağsın diye,
Yağmur duasına çıkılır.
Zonguldak’ta Allah’ın sistemi sanırım tersten işliyor olacak ki,
Başkanımız,
Kar yağmasın diye,
Kar duasına çıkıyor.