AK Parti içindeki İrlandalılar, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ın yeniden aday olmasını istemiyorlar!
Dr. Ömer Selim Alan’a diş geçiremedikleri için, "diş geçirebilecek bir aday ve diş geçirebilecekleri bir belediye başkanı olsun" istiyorlar!
Ancak şunu bilmiyorlar...
AK Parti içindeki İrlandalıların diş geçirebileceği bir adaya, CHP öyle bir geçirir ki!
Ne başkan kalır, ne belediye!
Ama onların derdi; ne başkan, ne belediye!
Yeter ki, diş geçirebilecekleri, parça koparabilecekleri bir isim olsun!
"Dava, Reis" filan umurlarında değil!
Bunları adam yerine koyacak biri olsun yeter!
AK Parti’nin seçim kaybetmesi de umurlarında değil!
CHP’nin değirmenine su taşıyorlar!
CHP kazansa, “Bizim sayemizde kazandı” diyecekler!
Biraz da "hemşehricilik" oynayıp gemilerini yüzdürecekler!
Bunların meselesi Zonguldak değil!
Vali Osman Hacıbektaşoğlu, bu sorunu çözer
Osman Hacıbektaşoğlu, "Zonguldak Valisi" olduğu günden bu yana gün yüzü görmedi.
"Seldi, afetti, yağmurdu, fırtınaydı, gemi battıydı" derken, 4 ay su gibi aktı geçti.
Zonguldak’ın ne kadar sorunlu bir kent olduğunu gördü.
Bu kadar iş arasında Zonguldak trafiğine de el atabilir.
İl Trafik Komisyonu, mesai saatleri içinde şehir merkezine kamyon ve iş makinelerini sokmayabilir.
Bakın, bir iş makinesi devrildi, Zonguldak trafiği alt-üst oldu.
Bunun tek yolu, mesai saatleri içinde kente ağır vasıta araçları ve iş makinelerini sokmamak...
Alalım kararı, çözelim sorunu...
Zonguldak insanını saatlerce trafikte kanser etmeye kimin hakkı var?
Sayın Vali’nin bu konuyu ele alacağına ve sorunu çözeceğine inanıyoruz.
Mesai saatinde ağır vasıta ve iş makinesi görmek istemiyoruz.
Siyasi körlük!
Akşam saatlerinde Zonguldak’ta trafik kilitlendi.
CHP’li bir ablamız, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ı etiketleyerek şöyle yazmış:
“Zonguldak halkı hiç bu kadar mağdur olmamıştı. Bi köprü yüzünden vatandaşı mağdur eden tek belediye, AKP belediyesidir. Memnun musunuz AKP’liler? Araba kuyruğu nerdeyse Kozlu’ya kadar.”
Zonguldak’ta akşam saatlerinde yaşanan rezaletin nedeni, bir iş makinesinin köprünün yıkılmayan kısmına sıkışmasıydı.
Eğer köprünün, o bölümü de yıkılmış olsaydı, bu rezillik yaşanmayacaktı.
"Siyasi körlük" böyle bir şey!
Daha zekice şeyler bulun!
"Pusula’nın hitini nasıl düşürürüz?" diye gece-gündüz düşünmüş, sonunda kendince bir formül bulmuş!
Kamu kurumlarından Pusula’ya girişi önlerse, Pusula’nın hiti düşermiş!
Cep telefonlarından girişi nasıl engelleyeceksiniz?
Pusula’nın mobil girişi yüzde 85 dolayında...
Masa üstü bilgisayar ise, yüzde 15 civarında...
Pusula’nın hiti yüzde 20 düşse, gene olmaz.
Vazgeçin bu çocukca düşüncelerinizden!
Daha zekice şeyler bulun!
O kadar büyük kafadan, bu kadar cücük fikirlerin çıkması şaşırtıcı!
Kim bu edilgen?
Belediye meclis üyesi ile belediyespor kulübü başkanının aynı edilgen erkekle ilişkisinin olduğu iddiası ortalığı karıştırdı!
Herkes edilgen erkeği merak ediyor!
Yaşı 80’e merdiven dayamış bir büyüğüm ziyaretime geldi...
“Oğlum, neler yazıyorsun böyle? Kimdir bu edilgen erkek?” dedi.
Fotoğrafını görünce, “Oğlum, çok yakışıklıymış bu edilgen” dedi.
Başka türlü söyledi de, ben öyle yazamıyorum!
Ama asıl merak ettiği şey “kadının kantarda ne tarttığı”ydı!
“İçinden çay geçen ilçenin belediye meclis üyesi!
Hatta belediye başkan vekili!
Akşamları karısı evden çıkıp, serbest bölgede kantar fişi keserken!
O da eve sevgilisini alıyor!” dedik ya...
Serbest bölgedeki kantar fişini merak etmiş!
Daha doğrusu, kadının kantarda ne tarttığını merak etmiş!
Ey benim güzel abim...
Nesil, sizin zamanınızdaki gibi değil!
“Zamanında bozduğun kantar, bir gün gelir seni tartar” sözü var ya...
Öyle bir şey işte...
Kim bozdu bu kantarı?
Merak ediyor insan...