CHP Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu, AK Partili Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ı eleştirerek, “5 senedir belediye başkanlığı yapan bir kişi; hala daha başlamamışsa, bir şeyler yapmamışsa, daha yeni başlıyorsa, geçmiş olsun Zonguldak” demiş!
Sevgili Osman Zaimoğlu...
CHP döneminden kalan, temizlik şirketinin 35 milyona yakın borcunu AK Partili Dr. Ömer Selim Alan’ın yönettiği Zonguldak Belediyesi ödedi.
Bu bile iyi bir başlangıç için yeterli değil mi?
Eğer Zonguldak Belediyesi hala CHP’de olsaydı, borç ödenmeyecek!
Temizlik şirketi, çöpleri toplamayacak!
Zonguldak pislik içinde kalacaktı!
Zonguldak, bu rezilliği SHP’li Yüksel Aytaç’ın 1989-1994 döneminde yaşamıştı!
"İhaleler, doğrudan teminle Davut Acar’a veriliyor, belediye soyuluyor” diye bağıran CHP’li Belediye Meclis üyeleri değil miydi?
Güçlendirme kararı çıkmasına rağmen Fevkani Köprü’nün bakım ve onarımını yapamayan CHP’li belediye değil miydi?
CHP döneminde Acılık Deresi’nin "kanalizasyon çukuru" olduğunu içine girip haykıran CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz değil miydi?
CHP döneminde belediye çalışanları maaşlarını-ikramiyelerini gecikmeli almıyor muydu?
CHP döneminde, "banka hesaplarına haciz geliyor" diye otomatik ödeme talimatı alınamıyordu!
Hesaplar başka ilçelerde açılıyordu!
Şimdi bütün bunları unutup, AK Partili Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ı eleştirmek, ayıp olmuyor mu?
İkincimakas’tan girişte, Westalife AVM’nin önünden geçişte bir şehir havası oluşmadı mı?
Fevkani Köprü kalktı, şehrin önü açılmadı mı?
Zonguldak Sahil Projesi ile denizle buluşulmadı mı?
Lavuar Alanı bitince, Zonguldak bambaşka bir çehreye bürünmeyecek mi?
Eleştirirken, biraz insaflı olmak lazım!
Öyle değil mi Ajdar Osman?
Şimdi diyeceksiniz ki...
"Ajdar Osman ne?"
Onu da sonra anlatırız!

Muammer Avcı’nın yaptığı ayıp! 
"AK Parti Zonguldak Milletvekili Av. Saffet Bozkurt, AK Parti Ereğli İlçe Başkanı Av. Muhammet Mücahit Andiç, Karayolları 15'inci Bölge Müdürü Alparslan Eşlik ve beraberindeki heyet ile birlikte Ereğli-Devrek Karayolu’nda devam eden çalışmaları yerinde inceledi.
Milletvekili Saffet Bozkurt, Karayolları 15'inci Bölge Müdürü Alparslan Eşlik ile yaptığı incelemelere ilişkin fotoğraf ve bilgileri sosyal medya hesabından paylaştı.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’nın, Saffet Bozkurt’un paylaşımından bir saat sonra sosyal medya hesabından yazın çekilmiş fotoğraflarla paylaşım yapması, eleştiri konusu oldu.”
Bu haberi yaptık...
Çok sayıda telefon aldık.
Bir milletvekili, kendi partisinin milletvekilini böyle sabote eder mi?
Buna neden ihtiyaç duyar?
Sen kimsin?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, baban Talip Avcı’nın hatrına seni milletvekili yapmasa, sen kimsin?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde edindiğin kimlik ile kendi partiline bu hareketleri yapman çok yanlış değil mi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu kadar zarar vermeye hakkın var mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrı 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sevgili eşi Emine Erdoğan’a sesleniyorum...
Emine Hanım...
Lütfen araştırın.
Bir Zonguldak Milletvekili, ayrıldığı eşine kaç lira nafaka veriyor?
Bu kadın, oğlu ile dokunsanız yıkılacak bir evde yaşıyor!
Doğalgaz yok!
Odun yok, kömür yok!
Sosyal yardım yok!
Milletvekili lüks içinde yaşıyor!
Kravatlar, yüzükler, lüks araçlar!
Bir kadın olarak bu duruma el atmanız gerekiyor.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na da çağrımız var.
Yardıma muhtaç her insana el uzatıyorsunuz, biliyoruz...
AK Parti Zonguldak Milletvekilinin yardıma muhtaç bir eski eşi var!
Bilin istedim!

Tahsin Erdem’in içinden Ömer Selim Alan çıktı!

CHP Zonguldak Belediye Başkanı Aday Adayı Tahsin Erdem, Zonguldak Merkez Uzun Mehmet Camisi’nde karşılaştığı CHP Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu’na elini uzatmamış! 
Tahsin Erdem, Osman Zaimoğlu’na, “Sen git, Harun Akın’ın elini sık” demiş!
Tahsin Erdem’de "ele sürülecek akıl olsa" bu hareketi yapar mı?
Bir de bu CHP’liler, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ı eleştiriyorlar!
Böyle hadsizlik olur mu?
Daha "Belediye Başkan Aday Adayı" iken böyle hadsizlik yapan biri "Belediye Başkanı" olursa, neler yapmaz?
Arkadaşlarımız, Tahsin Erdem’i aramış!
Tahsin Beyler, arkadaşlarımıza dönmemiş!
İncinmiş galiba!

Kıssadan Hisse: Siz temiz kaldınız, öyle mi?

Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettiği Hahama,

"Bana Tevrat'ı öğretmenizi isterim" der.

Haham, "Olmaz... Sen Yahudi doğmadın, kafan Yahudi gibi çalışmaz. Tevrat'ın kelamını anlaman mümkün değil" der.

Papaz ısrar eder... Haham razı olur ama bir koşulu vardır: 

"Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim."

Papaz, "Kabul... Sor bakalım..." diye yanıtlar.

Haham: "İki adam, bir bacanın içine düşerler. 

Biri kirli, öteki tertemiz çıkar. Hangisi yıkanır?"

Papaz, "Bundan kolay ne var?" diye atılır.:

"Kirlenen yıkanır, temiz kalan yıkanmaz."

Haham içini çeker:

"Sana Tevrat'ın kelamını asla anlamayacağını söylemiştim! Doğrusu tam tersi... Temiz kalan adam, ötekinin kirlendiğini görünce, kendisinin de kirlendiğini sanıp yıkanır. Kirlenen adam ise, karşısındakini temiz gördüğü için kendisini de temiz sanıp yıkanmaya gerek duymaz."

Papaz, kafasını kaşır:

"Bak, bu aklıma gelmemişti. Peki, bir soru daha sorar mısın?"

Haham, aynı soruyu yeniden sorar: 

"İki adam, bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki temiz çıkar. Hangisi yıkanır?"

Papaz, doğru yanıtı artık bildiğinden emin, "Temiz kalan, ötekinin kirlendiğini görünce, kendisinin de kirlendiğini sanıp, yıkanır. Kirlenen, ötekini temiz gördüğünden kendisini de temiz sanıp yıkanmaz!"

Haham, başını sallar...

"Yine yanıldın.! Sana söylemiştim, asla anlamayacağını... Temiz kalan adam, aynaya bakar, temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz... Kirlenen, aynaya bakıp kirlendiğini görünce, gider yıkanır."

Papaz, itiraz eder:

"Ayna nereden çıktı? Bana 'ayna var' demedin ki..."

Haham, parmağını sallar:

"Seni uyardım... Bu kafayla Tevrat'ın kelamını kavrayamazsın... Tevrat'ı anlamak için her olasılığı düşünmelisin."

"Peki, peki" diye inler Papaz, "İzin ver, bir kez daha şansımı deneyeyim... Başka bir soru sor" der.

"Son kez soruyorum" der, Haham: 

"İki adam, bir bacadan içeri düşerler. Biri temiz, öteki kirli çıkar. Hangisi gidip yıkanır?"

Papaz, "Artık her olasılığı biliyorum" deyip, bir solukta sıralar: 

"Eğer ayna yoksa, temiz kalan ötekini kirli görüp kendisinin de kirlendiğini düşünerek gider yıkanır. Kirlenen, temize bakıp kirlenmediğini düşünerek, yıkanmaz. Eğer ayna varsa, temiz kalan aynaya bakıp temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz. Kirlenen aynaya bakıp, kirini gördüğü için yıkanır!"

Haham başını sallayıp, cık cık yapar:

"Hayır... Sana söylemiştim, kafan Yahudi kafası değil. Tevrat'a basmaz! Şimdi, söyle bana, aynı bacadan içeri düşen iki adamdan birinin kirlenip de, ötekinin temiz çıkması mümkün müdür?”

Hisse: Bu yollarda beraber yürüyüp, beraber ıslandıklarınız kirlendi. Ama siz temiz kaldınız, öyle mi? Hangi din olursa olsun bakış açınız bu... Herkes kirlendi ama siz tertemizsiniz! Öyle mi?