7 Haziran genel seçimleri öncesi Zonguldakın en çok tartışılan konularından ve vaatlerinden biriydi, yeni Mülkiyet Yasası düzenlemesi
Bu konuda en çok koşturan iki isim vardı.
Biri, İl Başkanlığını bıraktıktan sonra oluşturulan CHPnin Zonguldak Sorunları ve Çözümleri Komisyonu Başkanı Harun Akın
Diğeri, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman
Elbette katkı sunan, çaba gösteren başka isimler de oldu.
Yine eski Bakanlardan Hasan Gemici, AK Partiden Milletvekili Özcan Ulupınar
Ama basına yansıyan haberlerden de görüyoruz ki, daha çok bu iki ismin çabaları ön planda
[*] [*] [*] [*]
Harun Akın, milletvekili olmamasına rağmen Zonguldak-Ankara arasında mekik dokudu.
İlgili komisyonlara girdi.
CHP Genel Merkez yönetimini harekete geçirdi.
Milletvekili olmadığı, Bakan olmadığı halde mücadele etti, amacına ulaştı.
Yapılan düzenlemeye büyük katkı sundu.
[*] [*] [*] [*]
Metin Karaduman, muhtarlardan gelen taleplerin ve baskıların sürekli olarak Ankaraya aktarılmasını sağladı.
Milletvekili Özcan Ulupınar ile Zonguldak ve muhtarlar arasında köprü kurdu.
Her gittiği ortamda, Bunu çözmemiz gerekir diyerek bastırdı.
Özcan Bey de, bu ısrarlara duyarsız kalmadı.
[*] [*] [*] [*]
Sonuç itibariyle yeni düzenleme hayata geçti.
Elbette uygulamada bazı eksikler olduğu ifade edilse de, yola girmişti bir defa
Şimdi sıra o eksiklerin giderilip sağlıklı bir uygulamaya geçmekte
[*] [*] [*] [*]
Geçtiğimiz günlerde AK Parti Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman, Zonguldak Muhtarlar Derneği Başkanı Şerafettin Nas ve mahalle muhtarlarıyla birlikte Kadastro İl Müdürü Adil Çeviki ziyaret etti
Metin Karaduman, aracı oldu, muhtarlar dertlerini anlattı, Kadastro İl Müdürü Adil Çevik de anlattı.
Bundan sonra yapılacakları ve yapılması gerekenleri anlattı.
Muhtarlar ve vatandaşlar, uygulamada yeni sorunlarla karşılaşmak istemiyor.
[*] [*] [*] [*]
Şimdi bu olayın başka bir yönü var.
Bu mücadelenin içinde iktidarın sorumluluğu adına çaba gösteren ve daha fazla çaba göstermesi beklenen bir Metin Karaduman
Bir de dönemin Komisyon Başkanı Harun Akın ile bu süreçte yan yana olan ve o komisyonda görev yapan, ama şimdilerde ne olup bittiğinden bihaber yaşayan CHPnin İl Başkanı Ahmet Altun
[*] [*] [*] [*]
CHPde pek çok partili şunu soruyor:
Bu süreçte Harun Akın müthiş bir mücadele sergiledi.
Ahmet Altun da o komisyonda Harun Akının hemen yanındaydı.
Konuya vakıf, sürece dahil.
Şimdi İl Başkanı
Bu konuların bir numaralı takipçisi olması gerekirken şimdi ne yapıyor?
Metin Karaduman, muhtarları da alıp Kadastro Müdürüne giderken, rahatsız olmuyor mu?
Yahu bir zamanlar bu işleri biz de takip ediyorduk diye sormuyor mu?
[*] [*] [*] [*]
CHP içinde Metin Karadumana da kızanlar olduğunu duyduk.
Şahsen şaşırdık.
Yahu, iktidarı ve Karadumanı daha fazla çalıştıracak olan sizlersiniz.
Oysa siz daha mücadele ettiğiniz davaya sahip çıkamıyorsunuz.
Rahatsız olmanız gereken kişi Metin Karaduman değil, Ahmet Altun!
Terör üzerine
Ülkede yaşanan olaylar malum.
Bazen çok şey söylemek istiyorsunuz.
Söylenenlere, yazılanlara bakıyorsunuz.
Zaten söyleyeceklerinizi birileri söylüyor.
Yorumluyor.
Yazıyor.
Anlatıyor.
Üzerine yeni şeyler yazmaya çalışmak, bazen anlamsız geliyor.
Siyasetçilere bakıyoruz.
Topluma bakıyoruz.
Siyasetçilerin toplumu getirdiği noktaya bakıyoruz.
Belki zaten pek çok şey olacaktı.
Ancak kim olursa olsun bunların hesabını vermesi gerekenlerin bu kadar pişkin tavırları kahrediyor, belki de insanları
Ülkede onca olup-biteni normalleştirme çabasıysa bunca işgüzarlık varken, o zaman neden Galatasaray-Fenerbahçe derbisini iptal ettiniz?
Elbette önlem alma adına yapılması gerekiyorsa yapılsın.
Ankarada ve daha pek çok yerde patlamadan engellenemeyen bombalar, bu maçın tatil edilmesiyle mi duracak?
Koca ülkede terör, bu maçın iptali ile duracaksa, bombalı araçlar birer birer yakalanacaksa, o zaman sezonu bitirelim.
Hatta Amedi, Diyarbekirsporu da şampiyon ilan edelim!
Bazı yaşananlar elbette kaçınılmaz.
Ama terör, bu ülkede Galatasaray-Fenerbahçe maçını iptal ettirebiliyorsa veya öyle sunuluyorsa, o zaman zaten teröre teslim olmuşuz demektir!
Ve halen PKKya, halen HDPye, halen iktidara bir şey söyleyemiyorsak, hala bu yaşananlar üzerinden siyasi rant peşinde koşanlara bir şey diyemiyorsak, yazık bize!
Yazık
Çok yazık
Bu akşam Araştırmacı Yazar Erol Sarıal ile Pusula TVde Artı-Eksi programında bunları konuşacağız.
Vakti olanları saat 20.15ten itibaren bekleriz.
Bu olay Çanakkalede yaşanmıştır
Çanakkale Zaferinin 101inci yıldönümü nedeniyle farklı tartışmalar yaşanıyor.
O tartışmaları tarihçiler yapsın.
Biz gerçek bir hikaye paylaşalım:
Kocadere Köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor.
Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, kimi Azerbaycanlı, kimi Adıyamanlı, kimi Gürünlü, kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor
Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır.
Zor nefes alıp-vermektedir. Alçalıp-yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes alıp-vermesi oldukça zorlaşır, ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından:
Ölme ihtimalim çok fazla
Ben bir pusula yazdım
Arkadaşıma ulaştırın
Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:
İşte yine bir künye ve yine bir pusula... Komutan gözyaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır. Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine ne de gözyaşlarına engel olamaz
Pusuladaki not:
Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halile 1 Mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin, ben hakkımı helal ettim.
Şimdi soru şu:
Siz bu olayın neresindesiniz?