Terör devam ediyor.

Dal gibi askerler sapır sapır dökülüyor.

Son olarak sekiz askerimiz şehit oldu.

Yine geldiler ve yine keklik gibi avladılar.

Rakam dehşet.

Bugüne kadar 23 bin 250&[#]8230;

Analar ağlıyor.

Babalar ağlıyor.

Eşler ağlıyor.

Evlatlar ağlıyor.

Paşalar gidip-geliyor.

Paşa ağlıyor.

Bakanlar gidip-geliyor.

Bakan ağlıyor.

Siyasi aktörler konuştukça konuşuyor.

Sadece konuşuyor.

Silahlı Kuvvetler her saldırı sonrası bomba yağdırıyor.

Milli servet dağlara atılan bombalara gidiyor.

Dağlar bombalanınca, haber oluyor.

O haberlerle acılar avutulmaya çalışılıyor.

Her seferinde o dağlar fare doğuruyor.

Yok heronlar, yok neronlar!

Yok elinin körü!

Her seferinde bir mazeret&[#]8230;

Her seferinde ayrı bir kaçış yolu.

Siyaset bu işi çözemiyor.

Ordu ile çözmeye çalışıyor.

Sonuç ortada.

Her defasında aynı oyun oynanıyor ve her defasında bu ülkenin siyasetçileri aynı oyuna geliyor.

Olan analara oluyor.

Ama anaların gözyaşını dindirmek zorunda olanlar tüm bu olup bitenleri normal karşılıyor.

Belli ki terör ve terör üzerinden politika yapmak alışkanlık yapmış.

Kan, kavga, şiddet, terör bu ülkede herkesin ortak sorunu.

Olan ülkeye oluyor.

Ama bu ülkenin evlatları, bu ülkenin insanları inandıkları siyasi partilere uzlaşı yolunda baskı yapmak yerine siyasi kaprislerine, siyasi komplekslerine, ideoloji üzerinden çıkar oyunlarına alet oluyor.

Seçmen terörü bitirmekle yükümlü iktidar ve destek vermekle zorunlu muhalefete karşı tavır koymak yerine bu partilerin hedef gösterdiği tarafa yöneliyor.

Sonra birileri fırsat bu fırsat diyip; &[#]8220;Ceeee&[#]8221; yapıyor.

Oyun varsa bu ülkede herkes oyuna geliyor.

Kimse kusura bakmasın.

Bu ülkede terör devam ediyorsa, tek sorumlu PKK değil.

Bu sorunun çözümüne katkı sağlaması gereken siyasi partiler başta herkes sorumlu.

Oy verenler de, pireye kızıp yorganı yakanlar da suçlu.

Bu ülkede akan kan durdurulmadan ne yapsanız boş.

Birlikte hareket edilmeden bu kan durmaz.

Her popülist ve yalnız çıkış, terörün ekmeğine yağ sürüyor.

Çünkü, taptaze fidanlarımız sekizer, on sekizer giderken sokağın duyarsızlığı, siyasi şaklabanlıklara prim veriyor!

Yazık, çok yazık&[#]8230;

Ağlama Paşam.

Gözyaşları fayda etmiyor!

Kamuran Aşkar&[#]8217;dan yanıt&[#]8230;

&[#]8220;Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü´nde uzun süredir devam eden koltuk kavgası son buldu. Selahattin Çolak ile Nazım Eroğlu arasındaki savaşı, Nazım Eroğlu kazandı. AK Parti&[#]8217;nin değil Memur-Sen&[#]8217;in borusu öttü&[#]8221; demiştim.

Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar, bu haber ve yorumla ilgili farklı düşünüyor.

Şöyle demiş Kamuran Bey;

&[#]8220;Atilla Bey; yaptığın haberde yine Memur-Sen ile AK Parti&[#]8217;yi karşı karşıya getirerek, haberden ziyade kurumlar arasında çatışmayı körükleyen bir üslup ve habercilik anlayışı benimsemişsin.
Öncelikle şu hususları bütün kamuoyunun bilmesi adına burada bir kez daha açıklıyorum:
Bir

Memur-Sen hiç bir zaman atama makamı olmamış ve siyasilerin görevini yapmak gibi bir işe soyunmamıştır.
İki

Bu atamanın siyasiler tarafından (bütün bürokrat atamalar gibi) yapıldığını işin içerisinde olan herkes bilir.
Üç

Memur-Sen hiç bir zaman bürokrat atamalarını direk içinde olmayacak, sadece istişare edilirse, istişare eden, herkese eşit mesafede olarak değerlendirmede bulunacaktır.
Dört

Kimse Memur-Sen ile siyasi iktidarı karşı karşıya getirme özlemi içerisinde bulunmasın. Biz gerektiğinde her konuda eleştirimizi yaparız, ancak hiçbir zaman haddimizi ve yetkimizi aşmayız, kendi işimize de kimsenin karışmasına müsaade etmeyiz
Beş

İl Sağlık Müdür Yardımcılığı&[#]8217;na gelen isme değil, yapacağı hizmete bakarız.

Selamlar&[#]8230;&[#]8221;

Altıncıyı da ben ekleyeyim Sevgili Başkan;

Memur-Sen işini yapıyor.

Hem de çok iyi yapıyor.

Kaldı ki, kimseyi karşı karşıya getirme çabası içinde değiliz.

Karşı karşıya olanlar belli.

Sonuçta borusunu öttüren Memur-Sen oluyor.

Bizimkisi bir durum tespiti&[#]8230;

Selahattin Çolak yıllardır ne ektiyse, onu biçti.

Nazım Erduran&[#]8217;a hayırlı olsun.

Asıl soruna gelelim.

Ne olacak bu kurumlarda ki personel açıkları?

Güçlü sendikanın borusunu bir kez de bu işler için öttürseniz!

Hep bahane&[#]8230; Hep bahane&[#]8230;

Siyasetçiler,

Belediye Başkanları,

Esnaf temsilcileri,

Gazeteciler,

Sendikacılar,

Çalışanlar...

Ve daha niceleri...

En önemlisi de vatandaş.

Hep bir mazeret, hep bir mazeret&[#]8230;

Hep bir bahane, hep bir kolay kaçış çabası.

Burası Türkiye.

Burası Zonguldak.

Beyni ile kalbi aynı şeyleri söylemeyi öğrenememiş insanların ülkesi.

Enerjisini üretmek, paylaşmak, hizmet için değil, mazeret bulmak için harcayanların ülkesi.