Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve İl Başkanı Halil Furat´ın partiyi düşürdükleri durum içler acısı.
Parti kaynıyor.
Taban tepkili.
Taban umutsuz.
Hele hele yaşanan son gelişmeler her şeyi gözler önüne serdi.
Kurultay öncesi Tüzük Komisyonu üyesi seçiminde Umut Başoğlu ismine onay veren İl Başkanı Halil Furat´ın, "Başoğlu" ismini silip kendi ismini yazması bir tarafa, açıklamasındaki gerekçeler tam bir trajikomik vaka olarak tarihe geçti.
Başoğlu ve Furat, zaten farklı kutuplarda olan iki isimdi.
Furat´ın bu manevrası ve gerekçeli açıklaması, "CHP kimlerin eline kaldı?" yorumuna neden oluyor.
Bunu biz demiyoruz.
CHP´ye sonuna kadar bağlı partililer söylüyor.
Furat, bu manevrasıyla ilgili açıklamasının son bölümünde şöyle demişti:
"İl Başkanlığımızı, Milletvekillerimizi Zonguldak kamuoyunda yıpratmaya yönelik bu oyunlar hiçbir şekilde başarıya ulaşamayacaktır. Örgütümüz, İl Başkanlığımız, Milletvekillerimiz birbirlerine daha da kilitlenerek üzerlerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir.
Ben bugüne kadar partimin menfaat ve çıkarları dışında hiçbir girişim ve hareket içinde olmadım, olmayacağımda... Benim için birinci temel hedef bireysel değil, parti menfaati ve çıkarıdır.
Bugün beraber oldukları insanlara, dün söylediklerini kimse unutmasın, bana kimse çirkin işleri yaptıramadı, bundan böylede yaptıramayacak. Dik durduk, dik öleceğiz.
Kimseyi arkadan vurmadık, kalleşlik yapmadık. Allah doğru olanın yanındadır, her şeyde ve her yerde ona sığınıyorum."
Dün de söyledik, partiyi bu kadar yıpratan birileri varsa, birinci Milletvekili Ali İhsan Köktürk...
İkincisi, İl Başkanı Halil Furat...
İşte ispatı:
Furat´ın söylemlerine yanıt, bizzat Furat´ın o toplantıya çağırdığı, sonrasında ise "malum kişi" diye bahsettiği Muslu Belediye Başkanı Sabahattin Adıyaman´dan.
Diyor ki Adıyaman:
"Sizi ciddiyete davet ediyorum.
Kurultay öncesinde asaletim ve parti disiplinimden dolayı konuşmadım.
O toplantıdan sonraki bir saat içinde Milletvekilimiz Ali İhsan Köktürk´ün beni telefonla aramasını gayet net anlıyorum. Ne anlattın ki toplantıyla ilgili, hangi düzmeceleri uydurdun ki, aba altından sopa gösterildim."
Buyurun buradan yakın!
Hatırladığımız kadarıyla Köktürk, o sopayı en son, Nebioğlu´nun CHP´li Belediye Başkanı Ertan Aydoğan´a göstermiş, Köktürk ile aynı çatı altında olmak istemeyen Aydoğan partisinden istifa etmişti.
Devam ediyor Adıyaman:
"Şunu iyi bil Başkanım, 22 Ağustos´taki toplantıya katılan, davet edilen Kurultay Delegeleri ve İlçe Başkanlarına saygısızlık yapıyorsun. Şayet o toplantıya katılan tüm arkadaşlarımı, ´İl Başkanı doğru diyor´ derse, ben gereğini yapar, canım kadar sevdiğim partimden ve görevimden istifa ederim. Senin söylediğin o kurul tarafından doğrulanmıyorsa, o zaman sen de gereğini yapacaksın Sayın Başkanım.
Siz toplantıda Tüzük Komisyonu´na temsilci olarak kendi isminizi sunmadınız. ´Aday arkadaşımız var mı?´ diye sordunuz, ben de sizin kişisel çatışmanızdan dolayı, toplantının başında sevgi ve saygıdan bahsettiğiniz için, ´barışık olalım´ diye, ´dost olalım´ diye, ´ailenin içinde ayrışmayalım´ diye Umut Başoğlu´nu önerdim. Sen, ´başka aday var mı arkadaşlar?´ diye sordun, çıkmaması üzerine itiraz dahi etmeden ´hayırlı olsun´ dedin."
Açıklamalar uzun.
"Diyorsun ya: ´Kimseyi arkadan vurmadık, kalleşlik yapmadık.´
O zaman benim sırtım niye ağrıyor Sayın Başkanım?" sözleri aslında her şeyin özeti gibi.
"Siz asli görevinizi yapın lütfen. Partiyi kamuoyunda tartıştırmayın. CHP İl Başkanı, tüm partiyi ve üyelerini kucaklayan ve seven bir anlayışta olur. Bizi ayrıştırmayınız, kucaklayınız" sözleri ise, imkansızı istemekten öte bir şey değil.
Ve son cümleler:
"Ülkemizin içinde bulunduğu durumu göz önünde bulundurup şahsınızın ve Çaycuma Milletvekilimizin yarınki hesaplarına partimizi alet etmemesini diliyor, Sayın Zonguldak Milletvekilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal Hocama, tüm partililerime, kamuoyuna ve basınımıza saygılarımı sunuyor, kurultayımızın ve tüzüğümüzün hayırlı olmasını temenni ediyorum."
Köşeye sıkışınca medyaya çatan, köşeye sıkışınca muhabirlere fırça atıp CHP´nin İl Başkanına yakışmayan üslup ve tavırlara bürünen Halil Furat, anlaşılan o ki, o makam masasını pişti masası sanıyor.
Köşeye sıkışınca; kendi çıkmazlarını, kendi hatalarını, kendi tutarsızlıklarını, partinin eski isimlerine, farklı düşünenlere ve kendisine muhalif olanlara yüklemeye çalışan Furat, anlaşılan o ki CHP´yi lokal gibi yönetmek istiyor.
Köktürk´ün korkuları!
Bu sütunların yazıldığı saatlerde CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk´ün sosyal medya kanalıyla dünkü yazımıza yanıt verdiğini öğrendik.
Ne iktidar yandaşlığı bırakmış, ne kalemşörlük...
Haftalar öncesine kadar, "Tatlım, canım" diyerek haber ve yorumlarımıza övgüler yağdıran, kentin sorunlarına yönelik haberlerimizi alarak, iktidarın Bakanlarına, Başbakana soru önergeleri veren Köktürk gitmiş, hiç tanımadığımız bir Köktürk gelmiş.
Partisini darmadağın etmiş, milletini birbirine düşürmüş, lider olamamış, Haberal´ın gölgesiyle durumu kurtarma yoluna giden Köktürk´ün korkusunu anlıyoruz.
Umut Başoğlu´ndan korkuyor...
Songül Malkoç´tan korkuyor...
Halil Posbıyık´tan korkuyor...
Harun Akın´dan korkuyor...
Hasan Gemici´den korkuyor...
Kenan Köktürk´ten korkuyor...
Şerafettin Turpcu´dan korkuyor...
Halil Furat´tan korkuyor...
Tabandan korkuyor...
Delegesinden korkuyor...
Daha da kötüsü, kendinden korkuyor...
Köktürk´ün korkularının yer aldığı açıklamalarını olduğu gibi sayfalarımızda veriyoruz.
Verdiği yanıt için teşekkür ediyoruz!
Keşke soruların tamamına yanıt verseydi.
Korkularını, çelişkilerini, samimiyetsizliğini de ayrıca paylaşacağız.
Fayda yok!
62´nci Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu´nun dün açıkladığı hükümet programında Filyos Liman Projesi de yer aldı.
"Üç Denizde Üç Liman" projesi kapsamında Filyos Limanı´nın da kısa sürede hayata geçirileceği vurgulandı.
Hükümet programında, Sapça ve Üzülmez Tünelleri de yer aldı.
Mesele programa koymak değil.
Hepimiz biliriz ki, yıllardır o programlara neler koydular, neler çıkardılar...
İktidar, Zonguldak konusunda hala yavaş...
Çünkü iktidarın Zonguldak Milletvekilleri, Zonguldaklının beklediği performansı sergileyemiyor.
Muhalefet zaten tırt...
STK´lar, özel işlerini takip etmekle meşgul.
İktidar milletvekilleri de yapılanlarla yetinmekte kararlı.
Nasıl olsa, sıkıştıran yok.
Nasıl olsa, hizmet için kavga eden yok.
Nasıl olsa, Zonguldak adına çatır çatır hesap soran yok.
İktidarın bazı Bakanları, Genel Başkan Yardımcıları, Zonguldak´a geldiklerinde çok şaşırdılar.
"Sizin milletvekilleri bu işleri takip etmiyor mu?" diye soran Genel Başkan Yardımcıları gördük.
Biz demedik.
İktidar partisi milletvekillerinin bağlı olduğu siyasi partinin Genel Başkan Yardımcıları söyledi bunu.
Bu yüzden, işler, projeler, yatırımlar gerçekleşmediği sürece, isterse ansiklopedi çıkarsalar fayda yok.