Osmanlı devrinde&[#]8230; Mısır Valisi, Padişaha bir mektup göndermiş:

&[#]8220;Yüce Hünkârım; para durumumuz çok kötü. Bırakın size vergi göndermeyi, memur maaşlarını bile ödeyemiyorum. Ne olur biraz para gönderin.&[#]8221;

Mektubu okuyan Padişah, iki kelimeden oluşan cevabına mührünü basmış:

&[#]8220;İnşaat yap!&[#]8221;

Bu cevaptan bir şey anlamayan Mısır Valisi, ikinci mektubuna da aynı yanıtı almış.

Aradan bir yıl geçmiş, Vali&[#]8217;den ses seda yok.

İkinci yılın sonunda, bir hediye kervanı İstanbul&[#]8217;a ulaşmış. Vali, bir de mektup yazmış:

&[#]8220;Yüce Hünkârım; büyüklüğünüze bir kez daha şahit oldum. Bu inşaat işi ne kazançlı, bereketli imiş... Ekonomimiz düzeldi. Payınız olan iki yüz kese altını da gönderiyorum. Hediyelerimizi de lütfen kabul edin. Ülkenin her yanında; yol, köprü, han, hamam, kervansaray inşaatlarımız sürüyor. Para da oluk oluk akıyor. Ömrünüze duacıyız!&[#]8221;

Bu hikayeyi okuyunca, aklıma Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin geldi.

Kendisinin de Fen İşleri Müdürü olduğu önceki dönemin parke taşlarını söktürüp kendisi yeniden yaptırıyor.

Demek ki, bu parke işinde çok para var.

Acaba biz de döşesek mi?

Vicdanınız yok mu sizin?

Dün karın ağrısı şikâyetiyle aile hekimine giden oğlumu hemen özel hastaneye götürmüşler. Apandisit şüphesiyle tahliller yapılacak. Girişte hemen para&[#]8230; Hem de nakit. Kredi kartı, nakit kart kabul görmüyor. Koşup gittim. Ödemeleri yaptım, işlemler başladı.

Dikkatimi çekti. Herkesin suratı beş karış. Böyle özel hastane mi olur?

Sonunda patladım:

&[#]8220;Genelevde bile önce odaya alırlar, sonra parayı isterler. Burası genelevden kötü olmuş.&[#]8221;
Çünkü bu iki etti. Bir gün bir arkadaşımızı hastaneye gönderdik. Acilde para beklerken arkadaşımız tuvalette bayıldı. Böyle sağlık kuruluşu mu olur beyler? Tamam, sorunlarınız var. Paranız yoksa vicdanınız da mı yok?

Fakir aylıkları ödeniyor mu?

Zonguldak Belediyesi, fakir ve asker aylıklarını ödemiyor.

Sosyal görevlerini yerine getirmiyor.

Asıl yapması gereken alt yapı hizmetlerini yerine getiremiyor.

Zonguldak, sorunlar yumağı haline gelmiş.

Kaldırımda yürümek mümkün değil.

Yollarımız köy yollarından beter.

Ama biz heykel açılışı yapıyoruz.

Heykelin fiyatı 70 bin liradan fazla. Çevre düzenlemesiyle 100 bin lirayı buluyor.

Bu para ile kaç fakir fukara sevinir, biliyor musunuz?

Nereden bileceksiniz?

Sevgili Başkanımız Muharrem Akdemir, zaten parasını fakir fukaraya, garip gurebaya dağıtıyor. Burs veriyor. Para öyle bereketleniyor ki, sonra daireler filan alıyor.

Şimdi sormak istiyorum Muharrem Akdemir&[#]8217;e;

Secaattin Gonca, bu kadar pis bir kente Pamukkale Travertenleri dikti, onlar söküldü gitti. Senin heykel de beyaz. Ne zaman sökeceksin?

&[#]8220;Ayranı yok içmeye, heykelle gidiyor gezmeye&[#]8221; gibi bir tablo çıktı ortaya&[#]8230;
Ama olsun.

İleride, &[#]8220;Zonguldak için ne yaptın Akdemir?&[#]8221; dediklerinde, &[#]8220;Ak güvercin yaptım&[#]8221; diyecek ya&[#]8230;

Beyefendinin &[#]8220;dikili&[#]8221; bir eseri oldu Zonguldak&[#]8217;ta...

Bizim paramızla&[#]8230;

Harca Akdemir, harca&[#]8230;

Senin paran değil nasıl olsa&[#]8230;