Susma Gazetesi Kurucusu Bahattin Arı Ağabeyimiz, son yazısında, Pusula&[#]8217;nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&[#]8217;a yazdığı mektubu yorumlamış.
Kendi sorunlarından çok, kentin sorunlarını irdeleyen bir yayın organı olarak yazıdan duyduğumuz memnuniyeti dile getirmek istiyorum.
Görmek isteyen, anlamak isteyen; bizim ne yapmaya çalıştığımızı görüyor, anlıyor ve takdir ediyor. Bahattin Ağabeye teşekkür ediyor, yorumunu sizlerle paylaşıyoruz:
&[#]8220;Pusula, Başbakan´ın masasında!
Pusula Gazetesi, uzun süredir attığı manşetlerle, yaptığı yorumlarla gündemi belirliyor. Her ne kadar &[#]8216;yanlı&[#]8217;, &[#]8216;taraflı&[#]8217; vb. eleştiriler gelse de, bir gazete için &[#]8216;yansız&[#]8217;, &[#]8216;tarafsızlık&[#]8217; da çok hoş bir durum değil. Taraf olmak, safını belirlemek zordur, ağır yükü vardır, ama tadı ve geri dönüşündeki etkileri, gazeteyi çıkaranları ister istemez etkiler. Tabii ki, insanlar doğru sözü; doğru zamanda, doğru kişiden duymak istiyor. Bunu anlamanın yolunu, önyargılardan uzaklaşarak, yazılanların, söylenenlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına bakarak yapabiliriz. Yazılanlarda, ortaya atılan konular &[#]8216;doğru mu, değil mi?&[#]8217; önemli olan bu.
Genel olarak, biz de gazeteyi hazırlarken, haberi objektif, &[#]8216;tarafsız&[#]8217; değil, manşeti atarken Susma´nın diline, kimliğine uygun olmasına dikkat ediyoruz, yorumlarda ise, direk kendimizin düşüncelerini içeren yazılar, fikirler ortaya atarak, bir anlamda da kamuoyu ile iletişim kuruyoruz.
İşte Pusula Gazetesi, onun sahibi Ali Rıza Tığ ve Genel Yayın Yönetmeni Atilla Öksüz, son olarak yine önemli bir konuya parmak bastılar. Gazete olarak görevlerinin üzerinde bir performans göstererek, buradan, yani yerelden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´a ulaştılar.
Zonguldak´ın temel sorunlarını içeren mektubu, Başbakan´ın masasının üzerine koydular. Bu bence önemli bir başarı&[#]8230; Kıskanmıyorum, çünkü iki meslektaşımın yıllardır çabalarını biliyorum. Ama ben isterdim ki; Pusula´nın gündeme taşıdığı bu sorunları, bugüne kadar milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti yöneticileri, Ticaret ve Sanayi Odaları, meslek ve kitle örgütleri; kentin bu temel sorunlarında, dar milliyetçi, örgüt şovenisti olmadan kentin gelişimine yönelik ortak tutum sergileyerek, bu değişim ve yeni durumuna ilişkin politika üretebilselerdi.
Olmadı, yapamadılar, kentin sesini gerektiği gibi değil, işlerine geldikleri gibi duyurdular ve verilen sözlerin, atılması gereken adımların atılmasında ne yazık ki başarılı olamadılar. O nedenle Pusula´yı, Ali Rıza Tığ ve Atilla Öksüz başta olmak üzere tüm ekibini tebrik ediyorum, kutluyorum. Umarım siyasiler bu mektuptan gereken dersleri çıkarırlar!&[#]8221;
Yüreğine, kalemine sağlık Bahattin Ağabey&[#]8230;
Kelebeğin Rüyası&[#]8230;
Devrekli Şair Rüştü Onur&[#]8217;u yıllar önce tanıdım.
Kitabı yoktu. Amcaoğlu İbrahim Tığ&[#]8217;dan fotokopisini aldım.
Öyle mutlu olmuştum ki.
Ve şimdi filmini izlemek nasip oldu bize.
Filmde eski Zonguldak&[#]8217;ı yapmışlar.
Keşke o platolar, Zonguldak&[#]8217;ta olsaydı.
Film bittikten sonra bize kalsaydı.
Ama nerede öyle yönetici?
Nerede öyle ufuk, nerede vizyon?
Kelebeğin Rüyası işte&[#]8230;
Günün Fıkrası: Yatın uşaklar!
Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel´in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar. Temel: &[#]8220;Yatın yere, tavşan deliği!&[#]8221;
Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına. Temel: &[#]8220;Yatın yere, tilki deliği!&[#]8221;
Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar. Temel: &[#]8220;Yatın yere, ayı ini!&[#]8221;
Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel´e bakar.
Temel: &[#]8220;Uşaklar, ne çıkacağını bilmiyorum. Ama yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza!&[#]8221;
Ertesi gün gazetelerde manşet:
&[#]8220;Dört avcı tren altında can verdi...&[#]8221;
Günün Sözü:
Ayağında diken yarası olmayan, sinesine gül kokusu süremez.
Şems-i Tebrizi