Kahramanmaraş merkezli depremde 80 saat sonra enkaz altından sağ çıkan vatandaşlarımızın haberlerini büyük bir mutluluk içinde yayınlıyoruz.

80 saat "4 bin 800 dakika" demek.

Kardeşim, bir dakika için sabırsızlanıyoruz!

Trafikte kornaya basıyoruz!

Başka yerde sesimizi yükseltiyoruz!

Evde kızıyoruz!

İşyerinde acele ediyoruz!

Bir dakika geç olsa, canımız çıkmıyormuş!

Bir insan, bir bebek, bir çocuk, bir kadın, bir yaşlı, bir hasta, enkazın altında hem de eksi derecelerdeki soğukta 80 saat yaşadı.

Tezcanlı biri olarak...

Her şeyin hemen olmasını isteyen biri olarak...

Bu satırları yazıyorum.

Elma fidanını dikerken “Ne zaman yeriz?” diyen biri olarak yazıyorum.  

Domates fidesi dikerken, ”Ne zaman kızarır?” diyen biri olarak yazıyorum.

Çileği dikerken, “Ne zaman toplarız?” diyen biri olarak yazıyorum.

Siteye haber atınca uçsun, sosyal medyada paylaşınca patlasın, beklediğin gelsin, sevdiğin arasın...

Hayat böyle değilmiş işte...

7.7 şiddetinde deprem gelir, bir saniyede her şeyi yerle bir edebilir, planların bu dünyada kalabilirmiş!

Depremin olduğu günden bu yana üşüyorum.

Evde, işyerinde polar giyiyorum.

Hasta değilim...

Ama soğuğu iliklerimde hissediyorum.

Depremde kaybettiğimiz canların acısını hissediyorum.

Elimizden geleni yapıyoruz.

Deprem kuşağında olduğumuzu bilerek, bu olayların yine başımıza geleceğini bilerek, "Allah’ım, ülkemizin başına böylesi afetleri vermesin" diyoruz.

Ve artık, başımızı sokacak yuvadan, daha güvenli yuvalara geçmeyi temenni ediyoruz.

Sistemin değişmesi gerekiyor

Türkiye’deki tüm belediye başkanları, deprem bölgelerine gitmeli.

Yanlarında teknik elemanlarıyla...

Evet, oralar birinci derece deprem kuşağı filan ama...

Yine de gidilmeli, görülmeli, yapılan hatalar Zonguldak’ta minimize edilmeli.

Çok yüksek katlı binaların, insanlar arasındaki ilişkiye de mesafe koyduğunu görüyoruz.

Eski komşuluk ilişkileri ölüyor.

TOKİ, bu nedenle yüksek katlı binalar yerine 4-5 katlı binalar yapmaya başladı.

Ortak kullanım alanları yaptı.

Otopark koydu.

İnsanların birbirleriyle karşılaşmasını sağladı.

Bu sistemi yaygınlaştırmamız lazım.

Kent merkezlerinde yoğunluğu azaltmamız lazım.

Zonguldak’ta deprem olsa, Kadırga Yokuşu’ndan hastaneye nasıl ulaşacağız?

İyi Parti’de kavga!

İyi Parti eski İl Başkanı Yavuz Erkmen, Zonguldak Belediye Meclisi’nde kabul edilen TOGG alımını eleştirdi!

Ne zaman?

Türkiye yangın yerine döndükten sonra...

Çok gereksiz, yersiz bir açıklamaydı!

Ama İyi Parti'de ciddi sıkıntılar var!

Hemen ertesinde İl Başkanı Erdal Gülay ile Merkez İlçe Başkanı Dilay Küçük birbirine girdi!

Aklınızın arkasında "bir şey" olursa, böyle olur!

Yavuz Erkmen, Zonguldak’tan "milletvekili adayı" olmak istiyor!

Erdal Gülay, son dakikada yan çizmezse, Yavuz Erkmen’in aday olmasını istiyor!

Ama bana sorarsanız, son dakikada yan çizecek!

Merkez İlçe Başkanı Dilay Küçük ise, başka birinin milletvekili adayı olmasını istiyor!

Hani hep diyoruz ya…

"Kendini değil, kentini düşünen siyasetçilere ihtiyaç var" diye!