Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi&[#]8217;nde 7 taşeron işçi işten çıkarılmış.

Onların ortak taleplerini ve ifadelerini anlatan bir mektup geldi elimize&[#]8230;

Aynen aktarıyoruz:
&[#]8220;Bizler Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi&[#]8217;nde yemek işini yapan taşeron şirkette 2006 yılından beri çalışıyoruz.
31 Mayıs 2014 Cumartesi günü saat 12.30 civarında bizleri şirket ofisine çağırdılar.
Ben ve diğer 6 arkadaşımın Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Korkut Eren&[#]8217;in talimatı ile iş akitlerimizin fesih edildiğini söylediler.

Yazılı belge istedik.

&[#]8216;Yazılı belge yok, Pazartesi işe gelmiyorsunuz&[#]8217; dediler.
2 Haziran 2014 Pazartesi günü SGK Zonguldak İl Müdürlüğü&[#]8217;ne gittiğimizde ise, 30 Mayıs 2014 tarihi itibarıyla SGK´ya çıkışlarımızın verildiğini öğrendik.
Aynı gün, çalıştığımız işyeri olan Atatürk Devlet Hastanesi&[#]8217;ne gittiğimizde ise, yerimize 7 kişinin işe başlatılmış olduklarını öğrendik.

Ve işe başlayanların AKP Kadın Kolları&[#]8217;nda görevli bayanlar olduğunu gördük.
Bizleri de işten çıkış gerekçesi olarak ise, 3 gün işe gelmemek olarak göstermişler.

Bizi 31 Mayıs 2014 tarihinde çağırıp sözlü olarak, yazılı bildirim olmadan &[#]8216;iş akdiniz sona erdirildi&[#]8217; diyorlar. Yine bizim haberimiz olmadan 30 Mayıs 2014 tarihinde SGK´ya işten çıkışımızı veriyorlar.

Tüm bunlar bizim haberimiz olmadan yapılıyor.

Ve tazminattan da kurtulmak için de &[#]8220;3 gün işe gelmedi&[#]8221; diye mazeret gösteriyorlar.
Bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir iş ahlakıdır Sayın Öksüz?
Sizler çok daha olayın içinde olarak biliyorsunuz ki, Türkiye, Soma´da maden ocağı işleten taşeron bir şirkette meydana gelen maden faciasında yaşamını yitiren 301 vatandaşımızın yasını yaşarken, taşeron meselesi ülke gündemini kanayan bir yara olarak tutarken, bize yapılan bu haksızlık, densizlik, hukuk ve yasa tanımazlık değil midir?
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri olarak, Zonguldaklı halkımıza sağlık hizmetleri ile sorumlu olan Sayın Eren, AKP Zonguldak İl Sekreterliği görevini de mi üstlenmiştir?
Bizler kanuni haklarımızı sonuna kadar arayacağız. İş Kanunu&[#]8217;na göre, işten çıkarılan 7 kişinin yerine hemen akabinde 7 kişi almak var mıdır? Ya da alındığında, önce o işten çıkarılanlara talep olması gerekmiyor mu?
Tüm bu saklı kanuni haklarımızı sonuna kadar arayacağız.
Size de bu mektubu yazdık ki, kamuoyu, kimlerin hangi makamlarda, hangi işlerle meşgul bilinsin istiyoruz.
Saygılarımızla&[#]8230;&[#]8221;

Yıllardır benzer işlere tanık oluyor ve yaşıyoruz.

Bazen sapla saman karışır.

Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Korkut Eren&[#]8217;in varsa söyleyeceği bir şey, buyursun söylesin.

Ancak bizim tanıdığımız Korkut Eren&[#]8217;in asla ve asla &[#]8220;Şunu çıkarın, bunları alın&[#]8221; diyebileceğine ihtimal vermiyoruz.

Korkut Eren&[#]8217;i pek çok konuda eleştirebiliriz, ancak kimsenin ekmeği ile oynamayacağına inanıyoruz.

Sonuçta mağdur edilen çalışanlara birileri bunu söylediyse, Eren&[#]8217;in de gereğini yapması gerekir.

Bu 7 kişinin işten çıkarılması için özel bir gerekçe varsa, açıklasınlar, hepimiz bilelim, hak verelim.

Ama sadece partizanca bir anlayışla yapıldıysa ve üstelik bunlar, o çalışanları haksızlığa uğratılarak yapıldıysa, yapanlar deşifre edilmeli.

Bunu yapan firma ile hastane yöneticileri sorgulanmalı.

O çalışanlar geri alınmalı.

Zihniyet, aynı zihniyet&[#]8230;

Siyasi iktidarın yönetiminde olan Atatürk Devlet Hastanesi&[#]8217;nde de aynı, CHP&[#]8217;nin yönettiği Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nde de aynı.

Toplum olarak iktidarıyla, muhalefetiyle siyasetçilerin aslında aynı şeyi yaptığını göremediğimiz sürece; ne kendimizi, ne de onları doğru dürüst sorgulayamayacağız.

Gerçek &[#]8216;Kahraman&[#]8217;lar!

Zonguldak Fotoğrafçılar Derneği (ZFD) üyesi maden işçisi 28 yaşındaki Kahraman Bekçili, maden konulu fotoğraflarıyla katıldığı iki yarışmada birincilik ve mansiyon ödülü kazandı.

Bekçili´nin maden işçilerinin ocaktan çıkışları sırasında çektiği fotoğrafı, Erzurum Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi´nce bu yıl 3´üncüsü düzenlenen Ulusal Fotoğraf Yarışması´nda serbest kategoride birinci oldu. Adana Rotary Kulübü´nün düzenlediği 11´inci Uluslararası Fotoğraf Yarışması´nda ise Bekçili´nin maden konulu 5 fotoğrafı mansiyon aldı.

13 yaşından bu yana fotoğraf çektiğini belirten Kahraman Bekçili, daha önce katıldığı 3 yarışmada da mansiyon aldığını hatırlatarak şöyle konuştu:

"Maden ocağında işe girmeden önce de madencilerin fotoğraflarını çekiyordum. Ancak madenci olduktan sonra madencileri fotoğraflamak benim için daha kolay oldu. Ocağa girişlerinde, çıkışlarında, soyunma odalarında çektiğim fotoğraflar gerçekten beğeniliyor. Katıldığım yarışmalarda ödül almak beni gururlandırıyor. Bu yıl ilk birinciliğimi de aldım. Amacım, bu fotoğraflarla madenci arkadaşlarımın sorunlarını dile getirmek, madenciliğin zorluklarını geniş kitlelere anlatmak."

İbrahim Akyürek, Şafak Tortu, Can Çetin, Alaattin Kara ve Kahraman Bekçili gibi fotoğrafa gönül veren isimler, Zonguldak&[#]8217;ın yüzünü dışarıya anlatmakta, paylaşmakta çok önemli görevler yapıyorlar.

Sanatçılar, yazarlar çok önemli işler yapıyorlar.

Ama onlar yalnız.

Onlar da ilgisiz, bilgisiz, beceriksiz yöneticilerin, siyasetçilerin, belediye başkanlarının duyarsızlıkları karşısında yalnız.

Kahraman Bekçili ve bu bağlamda katkı sunan tüm fotoğrafçıları, ressamları, yazarları kutluyor teşekkür ediyoruz.

Soysuzun önde gideni!

Soysuzun önde gideni konuşuyor.

Şarlatanın önde gideni atıp tutuyor.

Sahtekar pazarlamacının ar damarı zaten çatlaktı.

Bu, onun en büyük marifeti.

Onu anlamak lazım&[#]8230;

Onu anlıyoruz.

O zaten buydu.

Adam olmadan kimlik sahibi oldu.

Sonra da ticari çark kurup kendini satmaya başladı.

İyi de satıyor.

Bir de yalama başı var yanında.

En güzel o yalıyor!

Yalamalık, bir adama bu kadar yakışır.

O kırık çıkmaz!

Üç yıl önceydi.

Adam geldi, dedi ki: &[#]8220;Beni Pusula&[#]8217;ya alın&[#]8221;

Beş defa söyledi.

On defa söyledi.

İhtiyacımız olmasına rağmen kibarca bu teklifi kabul etmedik.

Biliyoruz ki, Pusula&[#]8217;nın DNA&[#]8217;sı onun gibileri kabul etmezdi.

Hırs yaptı.

O gün, bu gündür, o da Pusula&[#]8217;ya gelemeyen diğerleri gibi şimdi sallıyor.

Arkadaş, nasıl bir kırık kalmış sende öyle?

Çıkmaz, uğraşma.

40 yıl uğraşsan çıkmaz!

Sen bu kadar eğri bir adam olduğun sürece o kırık hiç çıkmaz.

Hocaya da gitsen çıkmaz, hacıya da gitsen çıkmaz!

Şimdi mutlu oldun mu?

Rahatladın mı?