Dün Zonguldakspor ve kulüp yönetiminin talepleriyle ilgili görüşlerimi paylaştım.


Vali&[#]8217;den para değil tesisi istenmesi yolundaki görüşlere katılan oldu katılmayan oldu.


Bu süreçte Vali Erdal Ata&[#]8217;nın bu konuda kenarda durmasının mantıklı taraflarının olduğunu düşüyorum.


Sorunun Zonguldakspor&[#]8217;a oradan buradan toplanacak paralarla çözülemeyeceğini söylüyoruz.


Yıllardır bunu söyledik.


Bu bağlamda duygusal bir yaklaşım içinde olanları da anlıyoruz.


Ancak Zonguldakspor&[#]8217;un yaşatılmasını isteyen, eski günlerin özlemini çekenler varsa bunların içinde bizlerde varız.


Yalnız sorunun çözüm yönetimin bu olmayacağını da bilmek gerekiyor.


Sorun Vali Erdal Ata&[#]8217;nın önceki Vali Yavuz Erkmen gibi balıklama dalmaması değil.


Sorun Zonguldakspor&[#]8217;un birilerinin egemen olduğu aile yuvası haline getirme çabasıdır.


Eskiden beri böyle.


Dün bu süreci anlatmaya çalıştım.


Zonguldakspor&[#]8217;u halka kapatarak hiçbir zeminde başarılı olmak mümkün değil.


Olay bir işletme sorunu.


Bunun yanında spor otoriteleri konuşuyor.


Ancak birlikte yöntem belirleyemiyorlar.


Çünkü yarı yolda önce birbirlerini satıyorlar.


Bunun birinci ayağı şeffaf yönetim anlayışı.


Güven veren bir yönetim anlayışı.


İkinci ayağı halka kapılarını açan, yardımlaşmayı ve desteği topluma yayabilecek bir bakış açısı. Yani şeffaf, denetlenebilir, mütevazi bir bakış açısı.


Üçüncü ayağı kurumları ve spor otoritelerini harekete geçirecek bir mekanizma.


Dördüncü adım Vali dahil bürokrasi ve siyaset mekanizmasını harekete geçirecek bir çaba.


Bu süreçte ilk adımları atmadan son adımı atamazsınız.


Zenci futbolcu getireceğiz diye uğraşırken kendi mahallesinden çıkan futbolcuları görmezden gelen bir anlayışı da taktir etmek lazım.


Beş sene Karaelmas Gazeteciler Derneği çok verimli bir toplantı düzenledi.


Bugün de mecliste olan Ak Parti&[#]8217;nin iki Milletvekilinin katıldığı toplantıda TTK&[#]8217;dan satılan kömürün ton başına bir lira istendi.


Köksal Toptan dahil bu talebe sıcak baktı.


Ama olmadı?


Olmaz!


Biz yazarız, sokak konuşur!


Çünkü egosuna yenik düşenlerin marifetiyle İsmail Recai Şanlı küstürüldü.


Spor otoriteleri ne zaman bir araya gelip kapılara dayanabildiler?


Peki o kapıya gelinceye kadar ön aşamalardan hangisini yaptılar?


Kimse kusura bakmasın.


Kulüp yönetimi gerçekten bu süreci başlatmak istiyorsa ilk adımı kendisi atmalı.


Başkan Celal İncekara; &[#]8220;Kimse sahip çıkmadığı için kulübü ben aldım&[#]8221; diyebilir


Haklıdır.


Ona da bir şey diyemeyiz.


Ancak formül belli


Kulüp halkın olmalı!


Bu güven ve destek ortamını yaratmak zor iş.


Süreç ve zaman lazım.


Ama bir yerden başlamak şart.


Bahaddin Arı&[#]8217;nın sözleri



CHP Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı&[#]8217;nın CHP&[#]8217;deki sürece ilişkin farklı ve ilginç sözleri var. CHP&[#]8217;de bir şeylerin değişmesi gerektiğini, Kılıçdaroğlu rüzgarının örgütler eliyle her noktaya ulaştırılması gerektiğini vurguluyor.


Bahaddin Arı&[#]8217;nın bu sözlerinin her CHP&[#]8217;linin okuması gerektiğini düşünüyorum.


Parti içinde bu gerçekleri söyleyebilen pek kimse yok.


Bu nedenle görüşleri daha fazla önem kazanıyor.



Neresi beleş oraya yerleş!



Üretim olmayan yerde bir halt olmaz!


İnsanoğlunun en temel ahlaki görevi ve yaşam nedeni üretmek.


Ama bizde hazıra konanlar çok olur.


Toplumun en büyük erozyonu bu beleşçilik anlayışı.


&[#]8216;Nerede beleş, oraya yerleş&[#]8217; mantığının ülkeyi getirdiği durum ortada.


Zonguldak&[#]8217;ta da fotoğraf bu.


Hangi alanda olursa olsun.


İşin en kötüsü mevcut siyasiler de halka üretmeyi değil, beleşçiliği aşılıyor.


Çünkü pek çoğu üretmeden koltuklara geliyor, sonra memleketin içine ediyor ve gidiyor!


Hele bugünlerde.


Önüne gelen pek çok kişi bir yerlere aday oluyor.


Topluma verecek bir şeyi olmayanların bu oyun içinde kendilerine yer bulduğu sürece aynı mantık, aynı anlayış devam edecek.



Kurumsal verimlilik!



Devlet kurumlarında başını masadan kaldıramayanları görüyoruz.


Bir diğer tarafta kurum dışı işlerinde kurumda iş yapmaya zaman bulamayanları da görüyoruz.


Yazık.


Özellikle TTK&[#]8217;da.


Kurumlarında doğru dürüst iş yapmayıp, odalarını şahsi işleri için kullanmayı adet haline getirenler; &[#]8220;Biz Zonguldak&[#]8217;a hizmet ediyoruz&[#]8221; ayakları yapmaktan da geri kalmıyorlar.


Beyler lütfen!


Bu kadar da değil.


Her kurum amiri personellerinin verimliliğini gözden geçirmediği sürece toplumun adalet duyguları hepten sarsılacak!

Kurumsal verimlilikte her kurumun kendisini yenilemesi ve gözden geçirmesi gerekiyor