Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Vakfının, düzenlediği Yerel Medya Zirvesi&[#]8217;ne katılmak için İstanbul&[#]8217;dayız. TGC İl Temsilcisi Osman Sav, TGC Ereğli Temsilcisi Mustafa Kemal Bektaş, Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;ni temsilen ben bir aradayız.
61 ilden 100&[#]8217;e yakın gazeteciler cemiyeti başkanını ve temsilci bir arada.
Toplantının gündemi basın özgürlüğü önündeki engeller, izinsiz dinlemeler nedeniyle oluşan hak ihlalleri ve cezaevindeki 50 gazeteci, açılan 2 bine yakın, 5 bin soruşturma, resmi ilanlar, yerel gazetelerin geleceği, basın etiği, medya toplum ilişkileri oldu.
Toplumun daha nitelikli bir basın aradığı gerçeğinden yola çıkarak Zonguldak&[#]8217;taki pek çok gazete ve gazetecinin görüşleri doğrultusunda hazırlanan raporu sunduk.
Gazetecilik ve gazeteciye bakış açısının pekte iyi olmadığı günümüzde kendi gerçeklerimizi birde İstanbul&[#]8217;da tartıştık.
Toplumun, kentin, sokağın daha güçlü ve sorumlu yayıncılığa ihtiyacı olduğu bu dönemden geçerken bizlerde kendimizi daha fazla sorguluyoruz.
Zonguldak&[#]8217;ta basının sustuğu gün mutlaka birileri rahat edecektir.
Ancak sistem bu durumda kendi çürümüşlüğünü daha fazla besleyecektir.
O çürümüşlük Zonguldak&[#]8217;a bir şey kazandırmadı.
Kazandırmayacak.
Bu yüzden de daha güvenilir, daha çok sesli, daha etkili ve güvenilir yayıncılığa duyulan ihtiyaç var.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç bu çerçevede yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.
Türkiye&[#]8217;nin bir hukuk reformuna ihtiyacı olduğunun söylendiğini belirten Erinç, hukuk siyasi görüşlerle düzenlendiği için zaman zaman çelişkiler yaşandığını belirterek ilginç bir örnek verdi;
&[#]8220;Mesela şu anda en çok dava konusu olan TCK maddelerinden biri Türk Ceza Yasasının adil yargıyı etkilemeye teşebbüs suçunu tanımlayan 288. maddesi burada hakimlerin kadar savcıların yaptıklarını eleştirmek suç oluşturuyor. Şöyle bir olay yaşadık biliyorsunuz Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulunun seçiminde usulsüzlük yapıldığı nedeniyle bir itiraz getirildi. Üç itiraz nedeninden biri de Adalet Bakanı ve müşteşarla, bürokratlarnın hakim ve savcıları etkileme yönünde çaba harcadıkları idi. YSK bu itirazı reddetti. Reddetme gerekçesi de şuydu &[#]8220;hakim ve savcılar konumları nedeniyle etkilenmezler. Adalet Bakanının etkileyemediği hakim ve savcıları haber yapan gazeteci kardeşimiz çok rahatlıkla etkileyebiliyor. Çünkü 288. madde böyle diyor. Yani YSK&[#]8217;nın kararı anayasamıza göre kesin bir yargı kararı bu gün çok sayıda gazeteci hakim ve savcıları etkilemeye çalıştığı için yargılanıyor&[#]8221;
Ve daha pek çok konu.
Toplumun sağlıklı iletişimi için medyanın sağlıklı iletişiminin önemini bir kez daha anlıyoruz.
Bülent Arınç&[#]8217;ın basına bakışı
Ak Parti&[#]8217;nin medya ile kavgalı görüntüsünün aksine Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç&[#]8217;ın tutumu bizleri şaşırtıyor.
Gazetecilerin cezaevlerinde olmasından rahatsız olduğunu söyleyen Arınç, yerel basına da çok önemli mesajlar verdi.
Bence bu bile bir şans.
Arınç&[#]8217;ın sözlerinin detayı haber metni içinde var.
Yerel basın eşittir resmi ilanlar elbette değil.
Olmamalıda.
Ancak resmi ilanlar yerel basının olmazsa olmazlarından.
Geçtiğimiz sene 2013 yılı için resmi ilanların sona erdirileceği anlatılmıştı.
Basın İlan Kurumu&[#]8217;nun en yetkili isimleri bunları söyledi.
Hatta doğrudan alım yoluyla resmi ilan pastalarında azalma oldu.
Ancak Bülent Arınç&[#]8217;ın sözleri hepimizi şaşırttı.
Umutlandırdı.
Arınç, Anadolu&[#]8217;daki gazetecileri anlatırken verdiğimiz mücadeleyi çok güzel özetledi.
Yerel basına her alanda desteklerin devam edeceğini ifade etti.
Resmi ilanların devam edeceğini söyledi.
Oranların da düşürülmeyeceğini söyledi.
Bunun ne anlama geldiğini zaman daha iyi gösterecek.
Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&[#]8217;ın basınla kavgalarına karşın Arınç&[#]8217;ın basına ve basının sorunlarına olan yaklaşımı çok anlamlı.
Arınç&[#]8217;ın konuşmasını dinlerken yerel politikacıların basına bakışını düşündüm.
Arada çok fark var.
Zonguldaklı politikacıların da iletişim konusunda ciddi anlamda kendilerini sorgulamaya hatta eğitime ihtiyacı var.
Yerel siyaset, yerel medya birbirini daha fazla anlamak ve yardımlaşmak zorunda.
O zaman Zonguldak adına somut adımlar atmak daha kolay olacak.