Hastane yeri tartışmalarına çok şükür dört kanattan ilgi var.
Bir ara kimseden bir ses çıkmayacak diye çok endişe etmiştim.
Son birkaç gündür daha yüksek sesle söyleniyor.
Olması gereken de bu zaten.
Ancak medya olmasa kimsenin pek umurunda değil.
Çok şükür medya var.
İşine gelmediğinde medyayı eleştirmekten zevk alan bir dizi siyasetçi takımının tartışmalara yabancı kaldığını görmek çok acı.
Zonguldak´a 500 yataklı hastane yapmak için yer arayışı devam ederken, başta pek hesaba katmadığımız tepkiler gelmeye başladı.
Hastane için mutlak yer bulunmasının ötesinde; ´Yeni bir hastaneye gerek var mı?´ sorusuna muhatap oldum.
Zonguldak Tabip Odası´nın kurumsal anlamda sesini çıkarmaması bir eleştiri nedeni.
Tabip Odası Başkanı İdris Yıldız bu konuda farklı düşünüyor.
İlk söylediği şey; "Böyle bir hastaneye gerek yok"
İkinci söylediği ise; "Personel, teknoloji ve laboratuar olarak mevcut şartları iyileştirmeden hastane yapmak akıl karı değil"
Üçüncü söylediği ise daha vahim; "20 hemşirenin atamasını yapamayan Sağlık Bakanlığı hastane yapsa ne olacak?"
Konu nereden nereye geldi.
Asıl soruyu yaklaşık 2 ay sonra sormak zorundayız;
Zonguldak´ta 500 yataklı bir hastaneye gerçekten ihtiyaç var mı?
Bugüne kadar; ´yok´ diyenleri sanırım göz ardı ettik.
´gerek yok´ diyenler de alabilecekleri tepkilerin farkındalar.
Çünkü konu siyasete bulandırılacağı için Ak Parti´nin; ´Biz hizmet getirmek istiyoruz, yatırım getirmek istiyoruz. Bunlar engel oluyor´ şeklinde açıklama yapma ihtimali var.
Mevcut hastanelerin doluluk oranıyla ilgili de çelişkili bilgiler var.
Bir çok hekimin performans gösterme uğruna kolay yatış verdiği biliniyor.
Sağlık Bakanı hastanelerin doluluk oranını ne kadar dikkate aldı acaba?
İki hastanenin birleştirilmesi yargıdan dönmüştü.
O süreçte tam olarak neler yaşandı?
Yine başka bir görüş hastane binası mutlaka yapılacaksa ilave bina olarak Atatürk Devlet Hastanesi´nin ön tarafındaki lojmanların yanına yapılması.
Buradaki alanın yetersiz olduğu ifade edilmişti.
Öte yandan bina için lojman binalarının yanında bulunan poliklinik binasının da yıkılabileceğini ifade edenler var.
Poliklinik hizmetlerinin geçici olarak Site´deki Zonguldak Devlet Hastanesi´ne yönlendirilmesi mümkün.
Bu durumda Sağlık Bakanı Recep Akdağ´ın ikna edilmesi mümkün.
Sonuçta bu kararı Zonguldak kendisi vermeli.
Şuraya mı, buraya mı demek yerine yapılmalı mı, yapılmamalı mı diye de bir seçenek koymamız gerekiyor.
Zonguldak Kent Konseyi yeni toplantılara başlıyor.
Zonguldak´ı konuşturacak toplantıların ilk konusu ise ´Zonguldak´ta sağlık´
Bunları enine boyuna tartışmak gerekiyor.
Galiba Türkiye´nin her noktaya bir hastane yapacak kadar zengin olmadığını da unutuyoruz.
500 yataklı yeni bir hastane cihaz, donanımlarıyla birlikte kaç para eder acaba?
Para nasıl olsa bizim değil.
Devletin parasıyla ne yapıyoruz şimdi?
Bir ara kimseden bir ses çıkmayacak diye çok endişe etmiştim.
Son birkaç gündür daha yüksek sesle söyleniyor.
Olması gereken de bu zaten.
Ancak medya olmasa kimsenin pek umurunda değil.
Çok şükür medya var.
İşine gelmediğinde medyayı eleştirmekten zevk alan bir dizi siyasetçi takımının tartışmalara yabancı kaldığını görmek çok acı.
Zonguldak´a 500 yataklı hastane yapmak için yer arayışı devam ederken, başta pek hesaba katmadığımız tepkiler gelmeye başladı.
Hastane için mutlak yer bulunmasının ötesinde; ´Yeni bir hastaneye gerek var mı?´ sorusuna muhatap oldum.
Zonguldak Tabip Odası´nın kurumsal anlamda sesini çıkarmaması bir eleştiri nedeni.
Tabip Odası Başkanı İdris Yıldız bu konuda farklı düşünüyor.
İlk söylediği şey; "Böyle bir hastaneye gerek yok"
İkinci söylediği ise; "Personel, teknoloji ve laboratuar olarak mevcut şartları iyileştirmeden hastane yapmak akıl karı değil"
Üçüncü söylediği ise daha vahim; "20 hemşirenin atamasını yapamayan Sağlık Bakanlığı hastane yapsa ne olacak?"
Konu nereden nereye geldi.
Asıl soruyu yaklaşık 2 ay sonra sormak zorundayız;
Zonguldak´ta 500 yataklı bir hastaneye gerçekten ihtiyaç var mı?
Bugüne kadar; ´yok´ diyenleri sanırım göz ardı ettik.
´gerek yok´ diyenler de alabilecekleri tepkilerin farkındalar.
Çünkü konu siyasete bulandırılacağı için Ak Parti´nin; ´Biz hizmet getirmek istiyoruz, yatırım getirmek istiyoruz. Bunlar engel oluyor´ şeklinde açıklama yapma ihtimali var.
Mevcut hastanelerin doluluk oranıyla ilgili de çelişkili bilgiler var.
Bir çok hekimin performans gösterme uğruna kolay yatış verdiği biliniyor.
Sağlık Bakanı hastanelerin doluluk oranını ne kadar dikkate aldı acaba?
İki hastanenin birleştirilmesi yargıdan dönmüştü.
O süreçte tam olarak neler yaşandı?
Yine başka bir görüş hastane binası mutlaka yapılacaksa ilave bina olarak Atatürk Devlet Hastanesi´nin ön tarafındaki lojmanların yanına yapılması.
Buradaki alanın yetersiz olduğu ifade edilmişti.
Öte yandan bina için lojman binalarının yanında bulunan poliklinik binasının da yıkılabileceğini ifade edenler var.
Poliklinik hizmetlerinin geçici olarak Site´deki Zonguldak Devlet Hastanesi´ne yönlendirilmesi mümkün.
Bu durumda Sağlık Bakanı Recep Akdağ´ın ikna edilmesi mümkün.
Sonuçta bu kararı Zonguldak kendisi vermeli.
Şuraya mı, buraya mı demek yerine yapılmalı mı, yapılmamalı mı diye de bir seçenek koymamız gerekiyor.
Zonguldak Kent Konseyi yeni toplantılara başlıyor.
Zonguldak´ı konuşturacak toplantıların ilk konusu ise ´Zonguldak´ta sağlık´
Bunları enine boyuna tartışmak gerekiyor.
Galiba Türkiye´nin her noktaya bir hastane yapacak kadar zengin olmadığını da unutuyoruz.
500 yataklı yeni bir hastane cihaz, donanımlarıyla birlikte kaç para eder acaba?
Para nasıl olsa bizim değil.
Devletin parasıyla ne yapıyoruz şimdi?
Zekai Kasap ile baş başa
Kültür ve Turizm Müdürü Zekai Kasap ile karşılaştık önceki sabah.
Sonra İstanbul Pastanesi´nde kahvaltı yaptık. Bana olan kırgınlığını da sevgisini de çok iyi biliyorum.
Uzun uzun konuştuk.
Bazen eleştirilerimizi ifade ederken kırıcı olabiliyoruz. Dostlarımızla karşı karşıya gelebiliyoruz.
Zekai Bey´in de kendince haklı nedenleri var.
Amaçlar aynı olmasına rağmen bazen bardağın boş tarafına daha fazla bakabiliyoruz.
İşimiz gereği öyle bakmak zorundayız.
Bunlar biraz da karşılıklı gelişen etki ve tepkiler.
Aracılar da arada nasiplenme peşinde!
Kültür ve Turizm Müdürlüğü´ne en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz.
Benim bütün kavgam İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinatörlüğünde kentin tanıtımı ve turizm kaynaklarının en iyi şekilde değerlendirilmesi ve organizasyon yeteneğinin geliştirilmesi için.
Bu yüzden Zekai Bey´den çok daha fazlasını bekliyoruz.
Bürokratik sınırların dışında bireysel çabasını sergilemesini ve organize etmesini istiyoruz.
Sonra İstanbul Pastanesi´nde kahvaltı yaptık. Bana olan kırgınlığını da sevgisini de çok iyi biliyorum.
Uzun uzun konuştuk.
Bazen eleştirilerimizi ifade ederken kırıcı olabiliyoruz. Dostlarımızla karşı karşıya gelebiliyoruz.
Zekai Bey´in de kendince haklı nedenleri var.
Amaçlar aynı olmasına rağmen bazen bardağın boş tarafına daha fazla bakabiliyoruz.
İşimiz gereği öyle bakmak zorundayız.
Bunlar biraz da karşılıklı gelişen etki ve tepkiler.
Aracılar da arada nasiplenme peşinde!
Kültür ve Turizm Müdürlüğü´ne en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz.
Benim bütün kavgam İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinatörlüğünde kentin tanıtımı ve turizm kaynaklarının en iyi şekilde değerlendirilmesi ve organizasyon yeteneğinin geliştirilmesi için.
Bu yüzden Zekai Bey´den çok daha fazlasını bekliyoruz.
Bürokratik sınırların dışında bireysel çabasını sergilemesini ve organize etmesini istiyoruz.