Zonguldak´ın Teşvik Paketi&[#]8217;nden ne kadar yararlanabildiği üzerine çelişkiler gün yüzüne çıkmış durumda.
Bizler, bölgemiz tam olarak gerçekten ne kadar avantajlı bunu bilmek istiyoruz.
CHP Milletvekili Ali Koçal´ın söylemlerine ve eleştirilerine "muhalefet muhalifliğini yapacak" diye bakabilirdik!
Ancak Ak Parti Milletvekili Fazlı Erdoğan´ın ortaya attığı tespit ve iddia çok önemli.
Fazlı Bey 1996 yılında AB uyum anlaşmaları sürecinde atılan imzalardan dolayı Zonguldak´ın yöresel avantajları olan Demir-Çelik, Maden Kömürü ve Tersanecilik konularında teşvikten mahrum kalacağını belirtiyor.
Bunu söyleyenin İktidar Partisi Milletvekili olduğunu düşünürsek durumun ne kadar ciddi olduğunu anlayabiliriz.
Pusula Takım Kaptanı Ali Rıza Tığ ve Demir Medya Koordinatörü Harun Ersoy´da dün çelişkileri paylaştılar.
Aslında paylaşılacak çok şey var.
Birileri çıkıp teşvikten tam olarak ne alabileceğimizi anlatmalı.
Mevcut tabloya göre İstanbul´un tekstil patronlarına kaldık. Onlar fabrikalarını söküp Zonguldak´ı kurtaracaklar!
Öyle olursa adamlar fabrikalarını alır giderler Güneydoğu ve Doğu´ya.
Niye gelsinler?
Ve ne yazık ki böyle bir durumda en kötüsü de tepkisizlik.
Hani 3-4 gazeteci konuyu deşmese kimsenin kılının kıpırdayacağı da yok.
Yani ´fos´ diyip geri çekilmek bana düşmez.
Ancak TSO Başkanları ve diğer meslek odaları hala bir araya gelip bir tepki gösteremiyorsa, Ankara´ya bir çıkarma yapamıyorsa başka sorunlar var demektir.
Sayın Muharrem Coşkun´un yaptığı açıklamayı da yöntem ve usul açısından yanlış buluyorum.
Kim bu işlerde katkı bulunursa saygı duyarım.
Amaç haber olmak olmamalı.
Amaç bu sürece katkı vermek olmalı.
Manşetlere çıksanız ne olacak?
Ben Muharrem Bey´in sürece ne katkı verebildiğine bakarım.
Bu kadar sanayici ve iş adamı, meslek odası bir araya gelemiyor.
Bu nasıl bir acizliktir.
Herkes başına buyruk.
Ya da teşvik durumu bizim için çok iyi de bizim mi haberimiz yok?
O zaman Fazlı Bey neden çok iyimser konuşamıyor?
Bizimkiler ne yapmaya çalışıyor?
Üç beş gazetecinin yazmasıyla mı kentin kaderini değiştireceğiz?
Halimizden memnun isek yazmayalım olsun bitsin o zaman.
Eyy hükümet teşekkür ederiz. Biz teşvik istemiyoruz!
Vallahi istemiyoruz&[#]8230;
Billahi istemiyoruz..!
Güzel şeyler...
Bizim büro yüksekte.
Dolayısıyla çıkmak için nefesiniz kuvvetli olmalı.
Dün çatkapı bir okurumuz geldi.
Murat Bahadır.
Yaş 66.
Zonguldaklı.
Ancak uzun yıllar Ankara´da hukuk müşaviri olarak çalışmış.
Emekli olunca hanımefendinin "hadi köyümüze dönelim" baskısıyla Zonguldak´a gelmişler.
Üç yıl olmuş.
Bunca zahmete bizimle tanışmak için katlanmış.
Sürdürdüğümüz yayın çizgisine ilişkin net analizleri var.
Gün gün hatırlatıyor yazdıklarımızı.
Mithatpaşa Tüneli ve kent adına verdiğimiz mücadeleyi destekliyor sözleriyle
Duygulanmamak elde değil.
Hani bazen neyin kavgasını verdiğimiz konusunda endişeye kapılıyoruz ya, dün öyle günlerden biriydi işte.
Kısa öz konuştu.
Kent adına verdiğimiz mücadele ruhumuzu tazeledi.
Okurlarımızı seviyoruz.
Bu arada önemli bir not.
Murat Bey, sevgili büyüğümüz Harun Ersoy´a kızgın.
O tarafını da Harun Ağabey´e bırakıyorum.
Kargalar antrenmanda!
Sabah gazetedeki çalışma ofisimde kahvaltının ardından şehre doğru baktığımda pencerenin önünde bir sürü karga ile karşılaştım.
İki tane büyük karga İnönü Parkı´nın içinde bulunan çam ağaçlarının birinin zirvesinde hareketler yapıyor.
40 kadar da yavru karga çevrelerinde dönüp duruyor.
Ses komutlarına göre alçalıp yükseliyorlar.
Antrenman yapıyorlar.
Zonguldak´taki karga sayısındaki artış dikkat çekici.
En azından kentin trajikomik hallerine gülecek kargaların çoğalması kentimiz adına sevindirici bir gelişme!