Referandumda süreç dayatmacı ve tantanalı işliyor.
Anketlerde yer yer değişiklikler var.
Genel eğilim &[#]8216;Evet&[#]8217; diyenlerin fazla olduğu yönünde.
Herkesin mantıklı yada veya mantıksız bir gerekçesi var.
Demokratik temayül içinde her iki görüşe de saygı duymak gerekiyor.
Ama siyasetçilerin ağzı bozuk.
Sanırsınız başka yerleriyle konuşuyorlar.
Politikaları siyaset ötesi.
Biliyorlar ki yarattıkları kutuplaşmalar kadar ömürleri var.
Bu nedenle kutuplaşma, kavga onlar için vitamin.
Bu durumda birini diğerlerinden ayırmak pek mümkün değil.
Partilerin yerel örgütleri de aynı tas aynı hamam.
Siyaseti; kendi gibi düşünmeyenleri öteleme, dışlama sanatı olarak uygulayan zihniyet ülkeye en büyük darbeyi vuruyor.
Bugün ki terör belasının altında da siyasetçilerin bu keyfi davranışları var.
Olayın özünde ideolojik bir yol ayrımından öte koltuk kavgası var.
Türkiye&[#]8217;nin Başbakanı olarak tarihte yer alma hırsı mantığının önüne geçmiş insanların mirası ortada.
Hal böyleyken yerel örgütlerin de farklı düşünmesini bekleyemeyiz.
Ama gönlümüzden geçer.
Keşke o kadar özgür olabilseler.
Hiç olmazsa onlar bu mantığın yanlış olduğunu görsünler.
Görmekle de kalmayıp, gördüklerine ses çıkarsınlar.
Olmaz!
Çünkü koltuk değerli.
Ülke sevgisi bu olamaz.
Ülke sevgisi kendin gibi düşünmeyenleri yok saymak, onları ezmek olamaz.
Onları dışlamak, hor görmek olamaz.
Siyasetçiler halk için fedakarlık yapamıyorsa tüküreyim böyle sevgiye.
Aynı olayları her alanda minimize edebiliriz.
Zonguldak açısından bakabiliriz.
Yanıtım aynı olur.
Toplumsal uzlaşı olmayan bir referandum süreci içindeyiz.
Zorunlu olan yeni bir düzenlemenin çelişkileri içinde boğulmasını engellemek gerekirdi.
İktidarın böyle bir derdi yok.
Çünkü o iktidar.
En iyi o bilir.
Muhalefetin derdi karşı olmak.
İçerik sonra geliyor.
Karşı çıkmanın ötesine geçip katkı sunmaya yönelik bir anlayışa hakim değiller.
Kamuoyunu neden karşı oldukları konusunda bilgilendirmekte yetersizler.
Temel de güç kavgası var.
Anayasa bahane.
İnsanların çok fazla sorgulamasından rahatsızlar.
Onların istediği halkı politize ederek taraftarlaştırmak.
Yoksa yaşama şansları kaybolabilir.
Bu curcuna içinde insanların gerçekten ne kadar evet ne kadar hayır diyebileceği meçhul.
Hele hele paketin bütün olarak dayatılması demokratik değil.
Böyle bir ikileme sürüklenmiş halkın oy atacağı sandıktan ne çıkarsa çıksın tatmin etmeyecek.
Demokrasi savunucu olan Cumhuriyet Halk Partisi&[#]8217;nde &[#]8216;Evet&[#]8217; oyu kullanacağını açıklayan Ankara Milletvekili Eşref Erdem ihraç talebiyle disipline sevk edildi.
CHP&[#]8217;lilerin önce bunu sorması lazım.
Özgür iradeye sekte vuran anlayış mı demokrasiyi teşkil edecek.
Bunlar mı demokrasiyi savunacak.
Öte yandan diğer partilerin CHP&[#]8217;den farkı yok.
Ak Parti&[#]8217;li bir Milletvekilinin çıkıp, &[#]8216;Hayır&[#]8217; demesini dört gözle bekliyoruz.
Milliyetçi Hareket Partili bir vekilin ise &[#]8216;Evet&[#]8217; demesini.
Siyasi partiler yiyorsa halkın üzerinden Anayasa tartışacaklarına önce kendi partilerine demokrasi getirsinler.


MHP ve CHP neden el ele vermiyor?


Referanduma yönelik mitingler devam ediyor. Görünen o ki hava akımı Ak Parti Lideri ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&[#]8217;ın dediği yönde ilerliyor. CHP ve MHP birlikte karşı çıkıyorlar ama birlikte hareket edemiyorlar. Bu durumda Ak Parti her iki partiye de sallıyor. CHP ve MHP hala uyanmıyor. Sloganlarla işi götürmeye çalışıyorlar. Ama yöntemleri eksik.
Eğer bu referandum CHP ve MHP açısında Ak Parti için bir güvenoyu seçimine dönüştürülmek isteniyorsa yöntem aslında belli. MHP ve CHP lideri hiç olmazsa birkaç mitingi birlikte gerçekleştirseler ülkenin havası değişir. Ama bunu yapabilecek irade ne Bahçeli&[#]8217;de ne de Kılıçdaroğlu&[#]8217;nda var.
Bu da Ak Parti&[#]8217;nin işine geliyor.
Sonra da Ak Parti&[#]8217;ye kızıyorlar.


Türk Metal pas mı tuttu?


Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık Ereğli ve Erdemir&[#]8217;de yaşanan süreçten dolayı OYAK yönetimini topa tutuyor. Görünen o ki Ereğli ve Zonguldak için müşterek bir yol bulmanın yolları kapanıyor. Kent kurum ilişlilerinde tıkanmalar var. En önemlisi de tepkisizlik. Posbıyık bu süreçte yine yalnız kalabilir. Kavganın dozunu iyi ayarlar, gerekçelerini doğru anlatabilirse destek bulması daha kolay olur. Posbıyık her defasında Erdemir çalışanlarından kesilen yüzde 35&[#]8217;lik oranın iadesini istiyor. Ama Türk-Metal sendikası ortalarda yok. Türk Metal pas mı tuttu? Bir dönem aslan kesilen Türk Metal neden kuzu kuzu ortalarda dolaşıyor? Yoksa Posbıyık mı sendikanın başına geçti? Minibüsçüsünden fırıncısına, gazetecisinden sendikasına kadar Ereğlililerin bu süresi hızlı bir şekilde analiz etmesi gerekir.