Dün elimize ilginç bir mektup geldi.

Öncelikle amacımızın kimseyi keyfi hedef yapmak olmadığını hatırlatmak isteriz.

Bunlar şimdilik sadece iddiadan ibaret.

Ancak bahsedilen olasılıkların gözden geçirilmesi adına, yetkilileri uyarma adına paylaşıyoruz.

İtham etmiyoruz.

Paylaşıyoruz.

Uyarıyoruz.

Mektuba gelelim.

Diyor ki o mektupta:

“Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), 16 Haziran 2014 tarihinde Çatalağzı ve Kozlu kömür yıkama lavuar ihalelerini yaptı.

İhalenin, yaklaşık bedelin 28 milyon üzerinde fiyat veren Park Teknik firmasına verileceği belirtiliyor.”

Mektupta başka bir ayrıntıya dikkat çekilmiş.

Fazlasıyla önem arz ediyor:

“2005 yılından itibaren Kozlu ve Üzülmez lavuarlarını işleten Park Teknik Firması, yıllardır açılan ihalelere girmezken, diğer firmaları saf dışı bırakmak için ihale 15 yıllık yapıldı.

Bu boşluğu gören Park Teknik Firması, Çatalağzı ihalesinde yaklaşık maliyetin üzerinde 21 milyon TL ve Kozlu ihalesinde ise yaklaşık maliyetin üzerinde 7,5 milyon TL fiyat verdi.

Bu rakam toplamda 28 milyon TL yapıyor.”

Mektupta, sonuçla ilgili de tahmin var:

“Bu iki ihalenin yaklaşık maliyeti 150 milyon civarı iken, Park Teknik 178 milyon TL rakamla işi alacak görünüyor.”

Devam ediyor:

“Oysaki, TTK’nın ihalelerinde yaklaşık maliyetin üzerinde olan işler hemen iptal olurken, bu ihaleler neden iptal edilmedi?”

Acele etmemek lazım…

Belli mi olur?

TTK Genel Müdürü Burhan İnan da, bu yüksek maliyeti dikkate alarak endişeleri değerlendirecektir.

Eğer başka nedenler, etkenler varsa da bilemeyiz.

Kurumun da elbette vereceği kararda gerekçeleri olacaktır.

Mektup uzun.

İlginç iddialar var.

Özetle, söz konusu ihbar mektubundaki iddiaların temelinde, şartnamenin Park Teknik’in işine gelecek şekilde hazırlandığı görüşü öne çıkıyor.

Bu yolla TTK’nın zarar ettirileceği görüşü hakim.

Deniliyor ki:

“Her gün 2 milyon TL zarar eden TTK, sessiz sedasız bu ihaleyi Park Teknik Firması’nın kucağına bırakıyor.”

Mektupta, Mustafa Kıraç ismine de dikkat çekiliyor:

“İhaleden birkaç gün önce TTK eski Genel Müdürlerinden Park Teknik Genel Müdürü olan Mustafa Kıraç´ın mesai saatleri dışında ihalenin yapılacağı yerlerde kurum yetkilileriyle incelemeler yaptığı ve yetkililerle görüştüğü bilinmektedir.”

Herkesin, herkesle görüştüğü yerde, bu o kadar önemli değil.

Önemli olan, aynı işin kime, kaç liraya yaptırılacağı…

Önemli olan, bu görüşmelerin insanların fikrini, vicdanının sesini değiştirip değiştirmeyeceği...

Hepimiz biliyoruz ki, bu işler Ankara’dan takip ediliyor.

Bazı işler Ankara’da bitiriliyor.

Mevcut iktidar, TTK’yı zararları nedeniyle hedef tahtasına koyarken, diğer taraftan kendi emrindeki kurumun zararını arttıracak uygulamalara imza atar mı?

Henüz bu son konu için söylemiyoruz, ama hiç şüphemiz yok ki atar.

Geçmişte bunların çok örneğini gördük.

İktidarlar ve iktidarların temsilcileri, yıllardır “TTK zarar ediyor” diyerek kurumu küçültürken, diğer taraftan zararı tetikleyecek her şeyi yaptılar, yaptırdılar, yapmaya zorladılar.

Yapmayanları yetkili görevlerden alarak pasifize ettiler.

Bu klasik Türkiye gerçeğini çok gördük.

Şimdi benzer bir durum var mı, yok mu, onu zaman gösterecek.

Bizim önerimiz, bu endişeleri dile getiren kişi ya da kurumların hukuki dayanaklarıyla birlikte yargıya gitmeleri.

Mektubun son bölümünde milletvekilleri, siyasiler ve diğer kurumlara çağrı var.

Yok kardeşim.

Böylesi konularda elini taşın altına koyacak ne siyasetçi var, ne bürokrat…

Boşuna onlardan medet ummayalım.

Onların büyük bölümü, o makamları, o kimlikleri şahsi işlerinin peşinden gitmek için kullanıyor.

Eskiden böylesi iddialar basına yansıyınca, o günün sabahında çağıran, inceleme başlatan savcılar vardı.

Onlar da yok artık.

Özellikle şikayet edilmediği sürece bu tür iddialar pek ihbar kabul edilmiyor.

Ve son önemli detay…

Yanılmıyorsak, Park Teknik kısa süre öncesine kadar Zonguldak’tan çekilmeyi düşünüyor, tesislerini devredecek birilerini arıyordu.

Beş yıllık ihale süresinin 15 yıla çıkarılması ve Park Teknik’in bu ilgisi bizi de şaşırttı.

Diğer iddiaları yazmadık.

TTK yönetiminden bu işin hesabını bizlere ve kamuoyuna anlatmasını rica ediyoruz.

Bilelim.

Herkes bilsin.

Zahmet olacak!