Eskiden hükümetler Zonguldak´a muhtaçtı.


Çünkü Zonguldak ilk sanayi kentiydi.


Devlet politikası ile hükümet politikaları birlikte yürüyordu.


Her şey ayağımıza geliyordu.


Bugün tam tersi.


Zonguldak Başkente daha fazla muhtaç.


Bu yeni değil.


Son yıllarda giderek artan bir muhtaçlık söz konusu.


Ankara´da güçlü bir Zonguldak lobisine duyulan ihtiyacı çok yazıp çizdik.


Çünkü adaletli olmayan bir yapılanma ortadaydı.


Bunun sorumlusu da yine kent olarak bizlerdik.


Bazıları bu durumu memleket milliyetçiliği olarak yorumlamakla yetinmeyi tercih etti.


Verdiğinin çok azını yatırım olarak geri alabilen Zonguldak sorunlarından kurtulmuş olsaydı zaten bu tartışmaları yapmazdık.


İşin ilginç yanı sorunlar büyüdü.


Çözümlerin önü tıkandı.


Tıkayanlar siyasiler oldu.


Kentin ileri gelenleri değil, çok bilenleri oldu.


´Ben merkeziyetçiliği´ ile hareket edenler oldu.


Kompleksliler oldu.Çokbilmişler oldu.


Zonguldak hiç kimseden çekmedi Zonguldaklıdan çektiği kadar.


Biz son 4 yıldır Zonguldak´ın Ankara´da nasıl güçlü olabileceğini anlatıyoruz.


Bütün bildiklerimizi, düşüncelerimizi bencillik yapıp saklama gibi bir çaba içine girmeden samimiyetle aktarıyoruz.


Alan alır, almayan almaz.


"Lobici Atilla" diyenler oldu.


Hem bireysel anlamda, hem gazete olarak Zonguldak´ın öncelikle kendisini sorgulamasını savunduk.Ankara Zonguldaklılar Derneği Başkanlığını yapan Şerafettin Üstünkol, ağabeyimizdir.


Ama görev alanıyla ilgili en ağır eleştirileri de benden gördü.Kendisini kırdığım incittiğim zamanlar oldu.Ama eleştirilerin temelinde ihtiyaç duyulan kadar sonuç alınması için bir enerjiyi göremeyişimdi.


Tek kendisine de değildi bu eleştiriler.


Ankara´daki Milletvekillerineydi.


Şerafettin Ağabey, eleştirilere tahammül etmekle birlikte sabır gösterdi.


Çünkü Ankara Zonguldaklılar Derneği´nin çok aktif bir merkez olduğunu biliyorduk.


Zonguldak´ın tanıtımı başta olmak üzere siyaset üstü bir anlayışla, kentin tanıtımından, turizmine, bürokratik kaynaşmadan mecliste etkili olmaya kadar pek çok alanda etkili olması gerekiyordu.


Ama olmadı, oldurmadılar.


Üstünkol dün; "Lobicilik konusunda başarısız oldum. Yüzde 80 ben başarısızsam, yüzde 20 Zonguldak başarısız oldu" dedi.


Şimdi çıkıp Zonguldak Milletvekillerinin de böyle bir centilmenlik yapmasını bekliyorum.


Her şeyden nem kapan, ben merkeziyetçilikten kurtulamayan ve bireysel hareketlerde bulunan Milletvekillerinin böyle bir cesaret ve samimiyet göstereceklerine inanmıyorum.


Umarım ben yanılırım.


Yeni Başkan Tuncay Karakuş, önceki Başkan Şerafettin Üstünkol bu çaba ve iyi niyeti bundan sonra da siyaset üstü bir anlayışla götürmeye özen göstermeliler.


Ankara Zonguldaklılar Derneği´nden yükselecek çaba, samimiyet ve sonuçlar Zonguldaklı iyi insanlar kadar, çıkarcılarında iştahını kabartabilirler.


Olsun. Dernek öncelikle Ankara´da Zonguldaklıların listesini yapmakla başlayacak.


Biz de medya da yer alan Zonguldaklı dostlarımızla köprüler kurulmasına yardımcı olmaya hazırız.


Teşekkürler Üstünkol, başarılar Karakuş.


Bırakın siyasiler bugün uğramasınlar.


Siz üretin, siz çalışın, iyi niyetle ve siyaset üstü bir anlayışla mücadele edin.


Bugünküler ve ilerleyen yıllarda vekil olacaklar tıpış tıpış o kapıdan içeri girecekler.



Meclis üyelerine mektup



Zonguldak Belediye Meclis Üyelerini öncelikle selamlıyor, kimseyi Ak Partili, CHP´li diye ayırmıyorum.


Son birkaç gündür git gide hacim olarak büyüyen büfeleri tüm samimiyetle hatırlatıyorum.


Belediye Başkanı İsmail Eşref´e topu atarak kurtulmak isteyen meclis üyelerine şunu da hatırlatmak gerek.


Sizler de İsmail Eşref kadar sorumluluk sahibisiniz.


Bu büfeler, böyle gelmiş böyle gider mantığı ile git gide büyüyecek mi, yoksa halkın namuslu oylarının hakkını verecek misiniz?


Allah aşkına.


Kimden korkuyorsunuz?


Neden bir çalışma yapıp bu işlere bir standart getirilmesi için çalışmıyorsunuz?


Neden haksız rekabeti körüklüyorsunuz?


Bizim bildiğimiz, büfe, büfedir!


Büfeleri marketleştiren mantığa karşı koyamayan Zonguldak´ta neye karşı koyacak?


Zonguldak´ı nasıl adam edeceksiniz?


Ona karşı çıkma, buna karşı çıkma.


Allah aşkına halk adına ne zaman neye karşı çıkacak ve cesaretinizi göstereceksiniz?


Hani gösteremeyecekseniz bunu da bilelim.


Kamuoyuna ilan edelim.


En içten sevgilerimle, saygılarımla.


Kardeşiniz Atilla.