Büyük devletler, küçük devletleri spekülasyon ve manipülasyon yaparak yer!
Önce spekülasyon ve manipülasyonun evrensel tanımlarına bakalım, sonra yerele inelim!
Spekülasyon: Piyasanın arz ve talep dengesini ve fiyatın makul seviyelerde kalmasını sağlar. Çok kısa özetle fiyat çok düştüğünde yüklü alımlar yapılarak fiyatı arttırıp, fiyat çok arttığında satım yaparak fiyatların düşmesini sağlar. Bunda hiç bir yasadışılık yoktur. Başkalarını kandırma amacı yoktur.
Manipülasyon: Amaç, diğer yatırımcıları kandırıp, onları yanlış yönlendirip veya diğer yatırımcılardan önce bilgiye ulaşıp diğer yatırımcılardan önce pozisyon alıp kazanç sağlamaktır. Bu kesinlikle yasadışıdır. Ancak ne yazık ki ispatlanması zordur. Dolayısıyla genelde ceza almazlar.
Psikolojik manipülasyon, insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme veya yönlendirme anlamına gelir. Bu etkileme ve yönlendirme sonucu insanlar davranış değişikliği ya da kanaat değişikliği gösterebilirler.
Yabancı sermaye, Türkiyede, özellikle borsada sürekli spekülasyon yaparak, para kazanır.
Bir de manipülasyon yapanlar vardır.
Bunları yerele indirdiğimizde ise, borsa olmadığı için tefeciler devreye girer!
Tefeciler, spekülasyon yerine manipülasyon yapar!
Çalışan ve üreten işadamları sürekli risk altındadır.
Ama onların kanını emen tefecilerin hiç riski yoktur.
Hep kazanırlar.
Siz Zonguldakta işleri ters gidip batan tefeci gördünüz mü?
Çünkü sistem, kazanma üzerine kurulmuştur.
Otorite zayıflığı, eşraf yokluğu, yatırımcıyı, üreticiyi yüksek faizle çalışan bankanın kucağına iter.
Oradan çıkamayan, gider bir tefecinin kucağına oturur.
Bir daha kalkamaz.
Bu bir sistemdir.
Zonguldakta bu işler böyledir!
Türkiyede de böyledir!
Dünyada da böyledir!
Büyük balık, küçük balığı yer!
Kimse yok sayamaz!
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Zonguldak ziyaretinde, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemiri ziyaret etmedi!
AK Parti yöneticileri diyor ki:
Muharrem Akdemir, Bakanımızı karşılamaya bile gelmedi.
Siz, Sayın Bakanın programına Zonguldak Belediye Başkanlığı ziyaretini koydunuz da, Muharrem Akdemir karşılamaya gelmedi!
Öyle mi? Değil!
Bu başarısızlık, basiretsizlik tek başına AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosunun da değil!
Hiç mi bir milletvekilinin aklına gelmez, Zonguldak Belediyesini programa aldırmak?
Hadi diyelim ki, Hüseyin Özbakırın bu işlere zamanı yok!
Çok mühim işlerle ilgileniyor!
Hadi diyelim ki, Faruk Çaturoğlunun kafası, Ilıksu ve Değirmenağzı tünellerinden bu tarafa geçmiyor!
Sen nasıl unutursun ey Özcan Ulupınar?
Hiç mi aklına gelmedi?
Üstelik Bakanı da sen davet ettin!
Bu program senindi!
Oldu mu şimdi?
Beğenirsin, beğenmezsin!
Zonguldak Belediye Başkanını yok sayamazsınız!
Anladın mı Tosun?
Artık işyerine yağmur suyu girmiyor diye, Zonguldak sorunlarının çözüldüğünü sanma!
Durmak yok, yola devam!
Geçenlerde bir belde belediyesinde, yazı işleri müdürü görevden alındı.
Önce ateşi sönsün diye itfaiyeye, sonra temizlensin diye çevre temizliğe gönderildi.
Müdür Beyin sekreterini de başka bir yere sürüvermişler.
Ortalık durulunca, sekreter hanım eski yerine dönüverdi.
Küçük bir araştırma yapınca, işin aslı ortaya çıktı!
Başkan, ateşin kendini yakacağını anlayınca, yazı işleri müdürünü yakmış!
Yangın sönünce, taşeron personeli geri çağırmış!
Durmak yok, yola devam!