Bu &[#]8220;sol&[#]8221; ile ilgili üçüncü yazım&[#]8230;

&[#]8220;1 Mayıs ve CHP&[#]8221;, durum tespiti; &[#]8220;Sol&[#]8217;u Sorgulamak(!)&[#]8221;, mevcut durumun nedenleri konusundaydı.

Bugünkü yazımızda, solun içinde bulunduğu açmazı nasıl aşabileceği konusundaki düşüncelerimi aktaracağım.

Öncelikle sol harekete yön verecek konumda değilim. Teori üretecek kadar entelektüel birikimim de yok.

İddialı bir ekonomist, sosyolog ya da felsefeci de değilim.

Haddimi bilirim.

Ama neredeyse 45 yıldır sol hareketin içinde yer aldım. Bu uzun sürecin bana fark ettirdiklerini aktaracağım.

Bu deneyimlerim ışığında bence &[#]8220;Sol ne yapmalı?&[#]8221;

[*] [*] [*]

Solun tarihi görevi devam ediyor&[#]8230;

Çok uzun yıllar önce İlhan Selçuk bir söyleşide şöyle demişti:

&[#]8220;İnsan, başlangıçta dört ayak üzerinde yürüyen bir canlıydı. Bu toplulukta ilk defa iki ayağının üzerine kalkan insan; ilk solcu, ilk devrimciydi. Sanırım bu ilk düzen karşıtı insan, diğerleri tarafından öldürülmüştür.&[#]8221;

Gerçek olan şey, solun tarihsel görevinin var olan düzeni; iyiye ve güzele doğru dönüştürmesidir. Bu görev, bu günde gerekliliğini, iddiasını sürdürmektedir.

Bakmayın siz o iri iri söylemlere:

&[#]8220;Tarih sona erdi. Sosyalizm tarih sahnesinden çekildi. Artık ulus devletlere gerek yok. Devlet müdahalesi gereksiz, piyasadaki gizli el (arz-talep) her sorunu çözer. Kapitalizm nihai zaferini kazandı&[#]8230;&[#]8221;

Şöyle bir bakın, ülkede ve dünyada hangi sorun çözülmüş?

İşsizlik, yoksulluk, sosyal problemler, sağlık, savaş, terör, insan hakları ihlalleri; geri kalmış ülkelerde kıtlık, açlık, katliamlar, dünyayı tehdit eden çevre sorunları vb. devam ediyor.

Bu konuda en son saptama iktisatçı Thomas Piketty tarafından yapılmıştır:

&[#]8220;Ekonomi bilimi, 2008&[#]8217;de başlayan ve bir türlü sona ermeyen ekonomik krizin nedenlerini açıklayamıyor ve bunalımdan çıkış için çözüm üretemiyordu.&[#]8221;

Fransız iktisatçısı Thomas Piketty&[#]8217;nin, 21&[#]8217;inci yüzyılda &[#]8220;Kapital&[#]8221; adlı yapıtı, bu açığı kapatacak özellikler taşıyor ve bu nedenle de yoğun tartışmalara yol açıyor; Marks&[#]8217;ın &[#]8220;Das Kapital&[#]8221;i ile karşılaştırılıyor.

Çalışmanın önemli özellikleri şöyle özetlenebilir:

Piketty&[#]8217;ye göre, bir ülkede sermayenin getiri oranı, ekonominin büyüme oranından daha fazla ise, bunun kaçınılmaz sonucu, servetin belli ellerde toplanması ve gelir eşitsizliğinin daha da artmasıdır&[#]8230;

&[#]8230;Sonuçta servete servet katan, gelir ve servet eşitsizliklerini daha da derinleştiren, ancak büyüme oranı düşük ya da 2008 sonrasında yaşandığı gibi hastalıktan çıkamayan bir kapitalizm ortaya çıkıyor. Bu durum sürdürülemez.

Piketty, bu savlarını, neredeyse kapitalizmin başlangıcından bu yana bir dizi gelişmiş ülkenin servet ve gelir istatistiklerinin karşılaştırmalı incelemesine ve bunların değişiminde görülen benzerliğe dayandırıyor. Yapıtın gücü de buradan kaynaklanıyor.

(Prof. Yakup Kepenek, Piketty&[#]8217;nin Ettiği, Cumhuriyet, 11 Mayıs 2014)

Kısaca, kapitalizmin yarattığı, yaşadığı sorunlar da, solun toplumu emekçiler ve yoksullar lehine dönüştürme görevi de devam ediyor.

[*] [*] [*]

Sol içinde yüzdüğü &[#]8220;derya&[#]8221;yı bilmek zorunda&[#]8230;

Tıp fakültelerinde okutulan en temel ders, anatomi dersidir. Yani insan bedeni tanıtımıdır. Pratik eğitim de; genellikle kadavra, yani insan cesedi üzerinde yapılır. Çünkü doktor olacak kişi, ilaç ya da ameliyatla tedavi edeceği yapıyı iyi bilmek zorundadır.

Siyasi iddiası olan yapılanmalar da; ülkeyi, ekonomik yapılanmayı, sosyal dokusunu iyi bilmek zorundadır. Üstelik karşınızda bu konuda çok bilgili, deneyimli bin yıllık bir devlet varsa, bu çok daha önemlidir. Sistemin sürmesini savunan partiler, doğal olarak bu bilgi ve deneyim birikiminden yararlanmaktadır.

Bu nedenle sol, öncelikle ülkenin coğrafi, fiziki, ekonomik ve sosyal yapı anlamında envanterini çıkarmak zorundadır.

İnkârcı olmamak gerekir. Geçmişte olduğu gibi bugün de entelektüel anlamda muazzam bir kadroya sahiptir. Elbette ki, bu kadroların çok önemli ve iddialı çalışmaları var.

Yapılması gereken; bu birikimi bir araya getirip ülkenin renkli, üç boyutlu ve detayları da içeren bir fotoğrafının çekilmesi gerekir.

[*] [*] [*]

Sol, sosyalizm öğretisini yeniden yorumlamalıdır&[#]8230;

Sol hareket; kadrolarını eğitirken, sosyalist teorisyenlerin öğretilerinden yararlanmak zorundadır. Ama bunu öğrenir ve öğretirken amaç; sınavda sorulursa cevap verebilmek için değil, bir olayı analiz edip çözümü ortaya koyabilme yeteneğini kazanmak olmalıdır.

Artık dünyayı ve ülkeyi anlayabilmek için Marks&[#]8217;ın &[#]8220;Komünist Manifestosu&[#]8221;nu, Pulitzer&[#]8217;in &[#]8220;Felsefenin Temel İlkeleri&[#]8221;ni, Nikitin´in &[#]8220;Ekonomi Politiği&[#]8221;ni okuyup belli bölümleri ezberlemek yetmiyor.

Bu öğretiden alınması gereken, olaylar karşısında hangi kitabın, hangi sayfasına bakılacağı değildir. Yani asıl olan çözümleme mantığını kavramaktır.

Örneğin, Marks&[#]8217;ın, hatta Lenin&[#]8217;in eserlerini yazdığı dönemin işçi sınıfı ile bugünkü işçi sınıfı aynı mıdır?

&[#]8220;Zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan&[#]8221; işçi sınıfının bir kesiminin bugün sadece &[#]8220;zinciri&[#]8221; yok. Eskiye oranla homojenliği de yok. Kol emekçisi, kafa emekçisi, tarım işçisi, büro emekçisi vb. katmanlara ayrıldı. Yani işçi sınıfı değişti.

Emek-sermaye çelişkisi devam ediyor. Ama metotlar da değişti. Artık sermayenin çıplak &[#]8220;demir eli&[#]8221; kadife eldiven içine gizlenmiş.

Kısacası, binlerce yıl önce eski Yunan düşünürü Herekleitos&[#]8217;un dediği gibi:

&[#]8220;Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.&[#]8221;

Sol da, ülkede ve dünyadaki değişime uygun öğretiyi oluşturmak zorunda.

Kısaca, eski türkülerle yeni düğün olmuyor.

[*] [*] [*]

Yeni örgütlenme ve örgütleme biçimleri&[#]8230;

Bu konuda umutsuz değilim. Ama bu sorun öncelik kazanmalı. Bir an önce tartışmaya açılmalı. Yeni örgütlenme metotları bulunmalı.

Sol, bu konuda deneyimli. Örneğin; sağ, solun bulup geliştirdiği eski örgüt modellerini çok iyi kullandı.

[*] [*] [*]

Sol tutuculuktan vazgeçmeli&[#]8230;

Solun bir diğer adı da &[#]8220;ilericilik&[#]8221;tir. Ama birçok konuda sol tutucu davranmaktadır. Örneğin, bilgisayarı siyasette ilk kullanan, sola göre &[#]8220;gerici&[#]8221; olan Erbakan hareketidir.

Bu konudaki hastalığı da oldukça eskidir. Öğrencisi olmaktan onur duyduğum Prof. İdris Küçükömer&[#]8217;in de bu konuda ilginç tespitleri var.

Birçok sol yapılanmanın, kendi şablonlarının dışında söz söyleyen kişi ve grupları anlama zahmetine katlanmadan hemen &[#]8220;dönek, hain, pasifist, revizyonist, oportünist&[#]8221; olarak suçlaması ve dışlaması da bu nedenledir.

Sol, bu yanıyla da yüzleşmelidir.

[*] [*] [*]

Sol, Kürt meselesindeki tavrını gözden geçirmeli&[#]8230;

Solun varlık sebebi, emek-sermaye çelişkisidir. Asıl görevi de emekçilerden yana siyaset üretmesi ve uygulamasıdır.

Ama tüm halkların, inanç gruplarının, çevrecilerin, ötekileştirilen kim varsa onların meselelerine sahip çıkmakla da, sorunlarını dile getirmekle de yükümlüdür.

Türk solu, bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yapmış ve bedelini de ödemiştir.

12 Mart öncesi Türkiye İşçi Partisi&[#]8217;nin (TİP ) kapatılmasının sebebi &[#]8220;Doğu Sorunu&[#]8221; konusundaki tavrıdır.

CHP&[#]8217;nin İç Anadolu ve tüm kırsalda kök salamamasının nedenlerinden biri de, Erdal İnönü SHP&[#]8217;sinin Kürt meselesi konusundaki önerileridir.

KESK&[#]8217;in güç kaybı da PKK´lılarla yakın olduğu(!) iddiasıdır.

Buna karşılık Kürt hareketi, bugün sol çerçeveden çıkmış (bana göre bugün Kürtleri temsil eden PKK hiç solcu olmamıştır) ırkçı kimliğe kaymış, hatta son Kürt İslam Kongresi ile İslami kimliğe göz kırpar hale gelmiştir.

PKK hareketi, kuruluşundan bu yana antiemperyalist tavır alması bir yana, ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin himayesi altında olmuştur.

Doğu bölgesindeki sol-sosyalist yapılanmaları acımasızca tasfiye eden de bu harekettir.

Türkiye solu, bu konuyu tartışmaya açmak zorundadır.

[*] [*] [*]

Sözün özü&[#]8230;

Genel anlamda solun (sosyalist ya da sosyal demokrat) varlık sebebi ve görevi devam etmektedir.

Ancak hataları ve eksikleri ile yüzleşmesi, &[#]8220;ilerici&[#]8221; kimliğini öne çıkararak, yenilenmesi halinde &[#]8220;Anka Kuşu&[#]8221; gibi küllerinden yeniden doğması işten değildir.

[*] [*] [*]

SOMA CİNAYETİ ÜZERİNE&[#]8230;

Yine yüreğimiz dağlandı.

Soma&[#]8217;da iş cinayetine kurban giden 301 madenci için söylenmedik söz, yakılmadık ağıt kalmadı. Toplum, her kesimiyle duyarlılık gösterdi. Protesto gösterileri ile gıyaplarında cenaze namazları birbirini izledi.

Ama eksik olan bir şey vardı.

Türkiye işçi sınıfı, lokal olarak, kendiliğinden iş bırakarak tepki gösterdi.

Ama tüm ülkede aynı anda iki saatlik de olsa tüm çalışanlar iş bırakmayı gerçekleştiremedi.

Yazımızla da ilgisi nedeniyle şu tespit yapılabilir:

Bugün işçiler, sendikal ve siyasal örgütlenme ve sınıf bilinci anlamında 1970&[#]8217;lerin çok gerisine düşmüştür.

[*] [*] [*]

Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim&[#]8230;