Bazı değerler vardır.
Siyaset üstü değerlerdir.
Toplumculuğun, çoğulculuğun, hizmet için paylaşabilme duygusunu sınırlamayan değerlerdir.
Ne var ki, herkes bu değerlere sahip çıkamaz.
Herkes farklı düşünür, ama o değerler böylesi önemli durumlarda insanları her şartta bir araya gelebilecek kadar cesaretli yapar.
O değerlerin politize duygulara yenilmemesi gerekir.
Kutuplaşmalara, öfkeye, komplekslere kurban edilmemesi gerekir.
Ereğli&[#]8217;de eğitilebilir engelli çocuklara ilkokul, ortaokul ve lise bazında sınıf kazandırmak için Kent Konseyi Kadın Meclisi&[#]8217;nin oluşturduğu Sevgi Çemberi tarafından düzenlenen yardım gecesindeki görüntü, bu değerleri hatırlattı bir kez daha.
Ereğli&[#]8217;de gerçekleştirdiği çalışmalar ve faaliyetlerle dikkat çeken Kent Konseyi Kadın Meclisi bünyesinde kurulan &[#]8220;Sevgi Çemberi&[#]8221;nin imza attığı son proje çok anlamlı.
Kesinlikle yaygınlaştırılması gereken bir proje&[#]8230;
Devletin asli görevini yeterince yapamadığı yerde devreye giren hayırseverlere daha fazla ihtiyaç var.
Bir de bu hayırsever girişimleri cesaretlendirecek, yüreklendirecek yöneticilere ihtiyaç var.
Geceye katılım yoğun oldu, ama anlamına yakışmadı.
Böylesi anlamlı bir geceye; Vali Erol Ayyıldız ve Kaymakam İbrahim Çay katılmadı.
Ereğli&[#]8217;de bir düğünde oldukları belirtildi.
Buradan şunu anlıyoruz ki, bu düğün, bu organizasyona 30 dakika zaman ayıramayacak kadar önemli!
Hadi, Vali ve Kaymakam yok.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdüsselam Aksoy nerede?
&[#]8220;Yoksa, düğün Müdür Bey&[#]8217;in miydi?&[#]8221; diye sormaktan alamıyor insan kendini.
Abdüsselam Bey&[#]8217;e gelince&[#]8230;
Müdür Bey;
Sayın Hocam.
Sizin bir unvanınız var.
Müdürsünüz.
İlçenin Milli Eğitim Müdürüsünüz.
O geceye katılıp güzel bir konuşma yapabilmeliydiniz.
Neriman Hanım&[#]8217;ı sevmeyebilirsiniz.
Temsil ettiği siyasi partiyi sevmeyebilirsiniz.
Siyasetini sevmeyebilirsiniz, eşini sevmeyebilirsiniz, böylesi yemekli bir geceyi sevmeyebilirsiniz.
Ama siz Milli Eğitim Müdürü iseniz, o işlerle bu işleri ayırabilecek kadar cesaretli olabilmeliydiniz.
Geceye katılıp bu çabayı gösteren ve destek olanlara teşekkür edebilmeliydiniz.
Ereğli&[#]8217;de eğitilebilir engelli çocuklara için sınıf kazandırılması gereken diğer okullarla ilgili de benzer destekleri bizzat orada talep edebilmeliydiniz.
Belli ki izin alamadınız!
Mazeretsiz katılmadınız.
Veya kraldan çok kralcı oldunuz.
Nedeni her neyse işte&[#]8230;
Bu saatten sonra önemi de yok.
Zonguldak&[#]8217;ta son yıllarda sürekli zedelenen ortak değerleri ayakaltına alan son isim oldunuz.
Hatırlar mısınız, Milli Eğitim Bakanlığı&[#]8217;nın sahte müfettişi Özlem Kural&[#]8217;ı.
Sizi ayakta uyutmuştu!
Okulları denetleyip eksikleri gidermek için toplamıştı okul müdürlerini.
Herkes, sahte müfettişin isteklerini yerine getirmek için canla başla çalışmıştı.
Müfettiş yardımcısı sıfatıyla imzaladığı sözleşmelerle müteahhit firmalara yaklaşık 700 bin lira tutarında harcama yaptırmıştı.
Sizin yerinizde o olsaydı keşke.
Bu çabanın amacına yakışır şekilde oraya gelir ve projede belirtilen okul sayısını üçten ona çıkartmış olarak o salondan ayrılırdı.
Siz eğitimcisiniz.
Gerçeğin, sahtesinin gerisinde kaldığı toplumlarda ne olacağını daha iyi bilirsiniz.
Bunun ne dinde yeri vardır, ne demokraside.
En iyisi mi siz, o görevi sahte müfettişe bırakın!
Söğüt meselesi!
Zonguldak kordonboyunda kesilen söğüt ağacına tepkiler çığ gibi.
Gerekçeler ise komik.
Çöp arabasında Atatürk portresi nakleden, yakalanınca da suçu taşeron işçiye atan Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, tarihi söğüt ağacını kesen sorumluyu da bulmuş!
Taşeron işçi.
Hani şu paralarını düzenli veremedikleri taşeron işçi&[#]8230;
Başkan&[#]8217;ın gerekçesine bakın:
&[#]8220;Biz ağacın budanmasını istemişiz, işçi arkadaşımız yanlışlıkla kesmiş. Bu çok büyük bir yanlışlık... Biz ağaçların kesilmesine karşıyız. Ağacı kesen işçi arkadaş hakkında soruşturma başlattık. Bu konuyu Encümen toplantısında görüşeceğiz. Kesilen ağacın yerine ağaç dikeceğiz.&[#]8221;
Sayın Başkan;
Siz eğitimcisiniz.
Böyle bir mazeret olabilir mi?
O söğüt ağacının yerine sizi dikseler, bu insanların öfkesi yine dinmez.
Yapacağınız en doğru şey, önce özür dilemek.
Sonra büyük bir söğüt ağacını buraya getirtip diktirmek...
Sorumlu taşeron işçi değil.
Siz ve ekibinizdekiler!
&[#]8220;Başbakan&[#]8217;la görüşmek istiyoruz&[#]8221;
TTK&[#]8217;ya işçi alımıyla ilgili tartışmalar devam ediyor.
GMİS, AK Partili milletvekillerinin sürekli olarak TTK&[#]8217;nın zararından bahsetmesine olan tavrı kamuoyundan ciddi destek görüş durumda.
Milletvekilleri umarız bu saatten sonra TTK&[#]8217;dan tek zarar eden kamu kuruluşu gibi bahsetmekten vazgeçerler.
Söz verilen 2 bin 500 işçinin alınması için gerekeni yaparlar.
Umarız görüşebilirler.
AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar, &[#]8220;Başbakan ile görüşmek istiyoruz&[#]8221; diyor.
Umarız Başbakan&[#]8217;la görüşürken, TTK konusunda, Başbakan&[#]8217;ın gözüne girebilmek için &[#]8220;Kapatalım&[#]8221; falan demezler.
Umarız, sadece şikayet etmek yerine, bu görüşme olur ve hem TTK&[#]8217;ya işçi alımı, hem de TTK&[#]8217;nın ciddi anlamda yapılandırılıp disipline edilmesine katkı sağlarlar.
Umarız tersaneler konusunda, Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem tarafından sunulan öneriler doğrultusunda çözüm yollarını hızlandıracak adımlar atılır.